Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.Orașul a avut o înfloritoare dezvoltare.
Karayolu ve denizyolu gelişmiştir.Sunt dezvoltate rețeaua rutieră și căile maritime.
Göl bir polyenin içinde gelişmiştir.Larvele se dezvoltă în lemnul de plop.
En çok gelişmiş olanlar rahim çıkışına en yakın duranlardır.Ei sunt moștenitorii unei epoci mai fericite.
Kıtlığın, mevcut teknolojik gelişmişlik düzeyi ile sıkı bir bağıntısı vardır.În strânsă legătură se află ritmul scăzut al dezvoltării tehnologice.
1935 yılında nehir üzerinde kurulan bir hidroelektrik santralinin çevresinde gelişmiştir.În 1910 la Cățănaș s-a construit o centrală hidro-electrică.
Karadeniz kıyısındaki Hisarönü'nde balıkçılık gelişmiştir.Se practică pescuitul intensiv în iazurile de lângă Dunăre.
Son yıllarda süt hayvancılığı ve satışıda gelişmiştir.Pe parcursul anilor s-a extins capacitatea de producere și sortimentul lactatelor.
Gıda sektörü de gelişmiş durumdadır.Se dezvoltă industria alimentară.
Omurgalılardaysa, gelişmiş gözler çok farklı koşullarda ayrıntılı biçimde görmelerine olanak sağlar.Adultul are ochi mari, care îi permit să vadă în aproape toate direcțiile.
Gelişmiş ülkelerde, yetişkin erkeklerde yanığa bağlı ölüm oranı kadınlardakinin iki katıdır.A fejlett világban az égési sérülésből eredő halálozás kétszer annyi a felnőtt férfiaknál, mint a nőknél.
En gelişmiş şehri Bethel'dir.Legnagyobb városa Bethel.
Ön iki bacak oldukça gelişmiştir.Mind a három pár láb jól fejlett.
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.A KDE grafikus szövegszerkesztője, a betűszó jelentése: "KDE advanced text editor".
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.A fejlett országokban ritka.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.A fejlődő világban mintegy ötször gyakoribb az előfordulása mint a fejlett világban.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Majd azt kívánja, hogy „Legyen ön is milliomos!”.
Olay aynen şöyle gelişmişti.A helyzet a következőképpen nézett ki.
Bu sebepten dolayı ilde kara ve hava ulaşımı çok gelişmiştir.Később hibásnak bizonyult a vonatfűtés és a légkondicionálás is.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.A város az erőd körül alakult ki.
Ayrıca haberleşme de gelişmiştir.Fejlődésnek indult az adatátvitel is.
31.840 kilometrelik uzunluğuyla Fransa demiryolu ağı, Batı Avrupa'nın en gelişmişidir.Franciaország vasúthálózata 31 840 km hosszú, ezzel a legterjedelmesebb Nyugat-Európában.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.A rákok egyes fajainál a hím bal ollója nagyobbodott meg, míg másoknál a jobb.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.Dinamikusan fejlődő város.
Teori en gelişmiş haline James Clerk Maxwell'in çalışmaları neticesinde ulaşmayı başardı.Ez a felfedezése jelentősen hatott James Clerk Maxwell munkásságára.
Gelişmiş Yükleme Biçimi (Advanced Streaming Format, ASF) kullanır.'ASF ('Advanced Streaming Format, megközelítő fordításban Előrehaladott v.
Bundan dolayı ulaşım ve ticaret gelişmiştir.Különösen a hajózás és a kereskedelem fejlődött.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.A második világháború után fejlődött modern várossá.
Bunlardan en gelişmiş olanı koku alma duyusudur.Az állat legfejlettebb érzéke a szaglása.
Kantō Japonya'nın en gelişmiş, kentleşmiş ve sanayileşmiş bölgesidir.A Tokiói-öböl vidéke Japán egyik legnépesebb és leginkább urbanizált és iparosított területe.
En yaygın, sayı teorisi'nde ortaya çıkar, ve gelişmiş derinleşmiş teoridir..Legtöbbször a számelmélet használja, itt jól kidolgozott elmélete van.
Ayakları iyi gelişmiştir ve arka parmak yere değer.A lapocka meredek, a hát és a hátulsó láb jól formált.
Bu canlıların gelişmiş organları yoktur.A rovaroknak semminemű belső szájszervük nincs.
Geçen sekiz yılda ise fikir gelişmiştir.Nyolc hónapos korára pedig jól kifejlődtek.
Ayrıca bölgenin coğrafi koşullarından dolayı gelişmiş ve gelişmeye devam etmektedir.A hely kedvező természeti adottságai és klimatikus viszonyai miatt egyre fejlődött és terjeszkedett.
Seri eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı ve gençler ile yetişkinlerin izlemesi gelişmiştir.A sorozat tulajdonképpen pozitív kritikákat kapott és kultusszá vált a tizenévesek és a felnőttek körében.
Koku alma duyuları çok gelişmiştir.Ezenkívül a szaglásuk is elég fejlett.
Birliğe üyelik şartı İngiltere'deki kulübün prensipleri doğrultusunda gelişmiştir.A csoport hatása megmutatkozott az angol preraffaeliták mozgalmában.
Sosyal davranışı diğer kurtlarda olduğu kadar gelişmiş değildir.A bóbita nem olyan fejlett, mint a felnőtteknél.
Bu bina bazı gelişmiş özel silahlar için gereklidir.Ez a kisméretű lőszer ezenkívül néhány precíziósan gyártott céllövőpisztolyban is használatos.
Vista Starter'ın gelişmiş bir sürümüdür.Figyel az esetleges false startra.
Gelişmiş bir ulaşım ağına sahiptir; yeraltında alışveriş merkezleri ve metro istasyonları vardır.Alatta metróállomás, mellette buszállomás, bevásárlóközpont, rendőrség található.
Bağcılık gelişmiştir.Gyökérzete fejlett.
Memelilerde, daha fazla kıvrımlı beyin, daha gelişmiş beyinle karakterizedir.Jellemzően a fejlettebb agyú emlősöknek tekervényezettebb agyuk van.
İlde tarım gelişmiştir.Mezőgazdasága fejlett.
Gözler orta derecede gelişmiştir.A szemboltívei közepesen fejlettek.
Gelişmiş versiyonu olan T–84 hala Ukrayna tarafından üretilmektedir.T–84 – Az ukrán T–84UD modernizált, új toronnyal ellátott változata.
Yaz kuraklığı çok belirgin olduğundan kurakçıl (kserofit) formasyonlar gelişmiştir.A levelek szilárdítószövete (szklerenchima) igen fejlett.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Nagyon fejlett a turizmus.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.Ha nincs elég varázspont, nem jöhet létre a varázs.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).A fejlett országokban a fertőzés elsősorban intravénás droghasználat útján terjed.
Şehrin bu konumda olması, onu gelişmiş bir ticaret ve sanayi merkezi yapmaktadır.A város közepesen fejlett szolgáltatási és kereskedelmi szektorral rendelkezik.
RPG Maker 95, ilk Windows tabanlı RPG Maker'dır ve daha gelişmiştir.RPG Maker 95 Az ASCII Corp. fejlesztette.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Kettejük barátsága ekkor mélyült el igazán.
Manevra kabiliyetleri inanılmaz derecede gelişmiştir.Nagymértékben javították manőverező képességét.
Kıbrıs Cumhuriyeti, gelişmiş bir ülke olarak 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği üyesi oldu.Május 1-jén a Ciprusi Köztársaság megosztott államként lett az Európai Unió (EU) tagja.
Bunun yanında hayvancılık ta gelişmiştir.Ezzel együtt fejlődött az állattenyésztés.
İç organları gelişmiştir.Úszóhólyagjuk fejlett.
Bu sebeple konferans her yıl daha da büyümüş ve gelişmiştir.A fesztivál fokozatosan növekedett és fejlődött az évek során.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.A legtöbb országban illegális.