İlde sanayi ve turizm gelişmiştir.Dále je tu průmysl a turistický ruch.
İp merdiven sinir sistemi gelişmiştir.Nervová soustava je žebříčkovitá.
Son yıllarda süt hayvancılığı ve satışıda gelişmiştir.V pozdějších letech se rozvíjelo tkalcovství a sklářství.
Şehrin ayrıca gelişmiş bir petrol endüstrisi vardır.Je zde rozvinutý petrochemický průmysl.
Bu durum, Dünya genelindeki gelişmiş ülkelerin uygulamalarına uymamaktadır.Tento fakt znevýhodňuje ostatní rozvojové země skupiny 77.
Gümüşhacıköy ekonomik bakımdan Amasya ilinin az gelişmiş ilçelerindendir.John's je jedním z ekonomicky nejvíce vyspělých oblastí v Malých Antilách.
Çar III. İvan'ın reformları ile knezlik gelişmiş ve Rus Çarlığı adını almıştır.Ivan IV. zvaný Hrozný provedl reformy, které modernizovaly ruský stát.
Çünkü onların tarihi farklı mecrada gelişmiştir.Jeho původ je v mýtech různý.
Burası bugüne kadar İzlanda'nın başkenti ve en gelişmiş yeri olarak kalmıştır.Osada se později stala hlavním a největším městem moderního Islandu.
Üçüncü ve dördüncü tırnakları (toynakları) en iyi gelişmiş olanlarıdır.Prostřední 3. prst je nejvíce vyvinut.
Ekonomik olarak çok gelişmiş bir bölgede yer alan şehir, Brezilyanın en zengin şehirlerinden birisidir.Díky výhodné zeměpisné poloze patří panamské hospodářství k jedněm z bohatších v Latinské Americe.
Ancak günümüzde bu cihazların yerini daha modern ve gelişmiş cihazlar almıştır.V té době byl vybaven dostatečně výkonným a moderním zařízením.
İki ön dişlilerde kese gayet iyi gelişmiştir.V úvodních dvou kolech vyřadil kvalifikanty.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.V zemích tzv. třetího světa je role lidské práce značná, v průmyslových oblastech již méně.
Şehirde sanayi sektörü çok gelişmiştir.V obci byl značně rozvinut průmysl.
Novi Sad her zaman Yugoslavya içinde görece gelişmiş bir kent olmuştur.Novi Sad a fost întotdeauna un oraș relativ dezvoltat în cadrul Iugoslaviei.
Matematikte gelişmiş Babil, 60 ın birçok tam bölen sayıları olduğu gerçeği ile kolaylaştırılmış idi.Progresele babilonienilor în matematică au fost facilitate de faptul că numărul 60 are mulți divizori.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Aceasta era frecventă atât în țările dezvoltate (333 milioane), cât și nedezvoltate (639 milioane).
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.Orice tehnologie suficient de avansată nu poate fi deosebită de magie.
Sonuç olarak Sovyetler Birliği dünyanın en gelişmiş bazı silahlarını üretti.Ca rezultat al acestei realități, Uniunea Sovietică producea unele dintre cele mai moderne arme din lume.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Cu ajutorul telescoapelor radio îmbunătățite, hidrogenul putea fi urmărit și în alte galaxii.
Duyu organları ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir.Sistemul nervos și organele de simț sunt bine dezvoltate.
Risk-temelli bakım kavramı Güvenilirlik merkezli bakımın gelişmiş bir formudur.Conceptul de întreținere bazat pe risc este o formă avansată de reliability centered maintenance.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
İlişkileri daha sonra gelişmiştir."Vocea mi s-a dezvoltat ulterior.”
Gözleri çok gelişmiştir.Ochii sunt destul de dezvoltați.
Gelişmiş ülke, böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.Țara dezvoltată ar fi instaurat socialismul și ar fi ajutat țara subdezvoltată să facă la fel.
Ryle gelişmiş ekipmanları sayesinde, o yıl evrendeki bilinen en uzak gökadayı görüntülemeyi başarmıştır.Cu echipamente îmbunătățite, Ryle a observat cele mai depărtate galaxii cunoscute în univers la acea vreme.
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.Numele este un acronim al "KDE advanced text editor" - editor de texte avansat pentru KDE.
Resmî dil olarak Altay dili, Altay-kiji olarak adlandırılan Güney diyalekti üzerinde gelişmiştir.Limba oficială este bazată pe dialectul sudic vorbit de un grup numit Altai-kižii.
Yenilemenin ardından araç biraz gelişmiş olsa da bazı sorunlar hiçbir zaman çözülemedi.Deși modificările ulterioare au îmbunătățit designul, anumite probleme nu au putut fi niciodată rezolvate.
Endüstri çok gelişmişdir.Industria este bine dezvoltată.
ABD gelişmiş silahlara ve önemli hareketli destek hizmetlerine sahip geniş bir orduya sahiptir.Statele Unite are o armată cu un armament numeros și sofisticat și un serviciu de întreținere complex.
Bu yüzden gelişmiş ülkelerde hastalığın görülme sıklığı azdır.Cu toate acestea, incidența bolii rămâne scăzută în țările subdezvoltate.
Fecr-i Ati Dönemi edebiyatı 1909 - 1912 yılları arasında gelişmiştir.Egumenul Teodosie, a stărețit în perioada 1909-1912.
Özellikle sebeze yetiştiriciliği gelişmiştir.A evoluat, în parte, datorită alimentației.
Ayurvedik uygulamalar zaman içinde gelişmiştir.Perspectiva asupra custodiei a evoluat în timp.
İlde toprak ve makine endüstrisi oldukça gelişmiştir.Industria de mașini și construcțiile sunt bine dezvoltate.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.Orașul a continuat să crească în jurul castelului.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.După cel de al Doilea Război Mondial, orașul s-a extins și s-a modernizat.
Ticaret, turizmi takiben gelişmiş ikinci büyük sektördür.După comerț, turismul este cea de-a doua ramură importantă din sectorul de servicii.
Bu ülkelerin çoğu gelişmiş ülke olarak kabul edilmektedir.În majoritatea țărilor sunt cunoscute mai mult ca desert.
Ancak PaK 35/36 biraz daha gelişmişti.În prezent s-a ajuns la numărul 35-36.
Özellikle nakliyat çok gelişmiştir.Transporturile publice sunt foarte dezvoltate.
Bilim ve teknoloji, İsrail’in en gelişmiş sektörleridir.Știința și tehnica în slujba regiunilor slab dezvoltate.
Her segment çok iyi gelişmiş tergum ve sternuma sahiptir.Fiecare segment posedă câte o tergită dorsală și o sternită ventrală.
Ayakları iyi gelişmiştir ve arka parmak yere değer.Picioarele sunt bine dezvoltate, cele anterioare fiind înzestrate cu spini.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.În prezent turismul este foarte dezvoltat.
Yüzlerindeki kıllarda ileri derecede gelişmiş dokunsal duyu sistemi bulunur.În intestin există o valvulă spirală bine dezvoltată.
Duyma ve koku duyuları mükemmel derecede gelişmiştir.Auzul și mirosul lincșilor sunt foarte dezvoltate.
Bu dönemde, sanatlar, ticaret ve sanayi çok gelişmişti.S-au dezvoltat în ultimii ani comerțul, serviciile și construcțiile.
Fakat istatistiki yönden en gelişmiş sürümüdür.Malul stâng este mult mai dezvoltat din punct de vedere istoric.
İlde tarım ve turizm gelişmiştir.Agroturismul și ecoturismul sunt de asemenea practicate cu succes.
Genellikle küçük ve orta boylu tüylü etoburlar olup Kretase döneminde gelişmiştir.Acestea au fost mici și mijlocii cu pene carnivore care a înflorit în Cretacic Perioada.
İlin isminin kökeni ise yörede çok gelişmiş olan çanak-çömlek zanaatinden gelir.Numele de Valea Cucului vine de la relieful care îl are.
Bu geleneklerle şekillenmiş ve gelişmiştir.A apărut și s-a dezvoltat prin mijloace naturale.
Tarım, hayvancılık ve özellikle el sanatları gelişmiştir.Locuitorii se ocupau cu agricultura, creșterea animalelor și în special cu exploatarea lemnului.
Bu toplumların sanayisi gelişmiştir ve nüfusları da yüksektir.Dezvoltarea industriei, a atras după sine și creșterea populației.
Ayrıca bakır ve altın işlemeciliği de gelişmiştir.De asemenea a extins operațiunile de extragere a aurului.
Hasselt Belçika'nın diğer çok sayıda şehrine kıyasla daha çok gelişmiştir.Asemanarea lor fiind accentuată mai mult cu celelalte popoare basce.