Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.Ząbki na udach silnie rozwinięte.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.Prawdopodobnie to tam Agricola po raz pierwszy zetknął się z tezami reformacji i humanizmu.
Ayrıca haberleşme de gelişmiştir.Poprawiła się również komunikacja ze stolicą.
Type 99, bir önceki modeli sayılabilecek Type 96'nın gelişmiş modeli olarak yapılmıştır.Było to podwozie z mechanizmami przyszłego modelu 99 ale z nadwoziem przypominającym model 96.
Ancak bu yöntem çok daha az gelişmiş bir yöntemdir.Należy zauważyć, że metoda ta należy do mniej rozwiniętych.
Ekonomik olarak gelişmiş yerlerde kuruludur.Lokalnie poławiany gospodarczo.
Bacaklarda az gelişmiş yüzme zarı bulunur.Nogi słabo przystosowane do pływania.
Kentte oldukça gelişmiş bir sanayi ve ulaşım altyapısı mevcuttur.Region posiada dobrze zorganizowany system komunikacji i transportu.
Dolayısıyla demir ve çelik endüstrisi gelişmiştir.Rozwinęty przemysł produkcji żelaza i stali.
Motor gelişmiş online creation desteği için ödüller almıştır.Sieć oferowała usługi w systemie pre-paid.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.Większość przypadków występuje w krajach rozwiniętych.
İlçede son yıllarda seracılık gelişmiş olup, iyi bir ekonomik geçim kaynağı haline gelmiştir.W następnych latach rozkwitało, będąc nadal ważnym punktem handlowym.
Gelişmiş işitme duyusu ve büyük gözlere sahipti.Mają dobrze rozwinięte zmysły słuchu i wzroku.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.Pochwa rogowa (ramfoteka) jest rozdwojona, do tego posiada ząbkowanie podobne do blanek.
Kuyruk, özellikle erkeklerde iyi gelişmiştir.Wydaje się, że zwłaszcza dziewczęta dobrze zdrowieją.
Gelişmiş sulama teknolojileri de kullanılmaktadır.Wykorzystano także wykonane w technologii LED tylne reflektory.
İyi gelişmiş kazık bir köke sahiptir.Na przedniej parze dobrze rozwinięte jarzemko.
Dolayısıyla turizm ve kış sporları çok gelişmiştir.Rozwinięta jest zwłaszcza turystyka związana ze sportami zimowymi.
Ülkede tekstil sanayisi gelişmiştir.Zaczął rozwijać się tu przemysł włókienniczy.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.Niezmiernie rzadko spotyka się ją w krajach rozwiniętych.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Państwowy system bankowy upowszechnił się po wojnie secesyjnej.
Dorso-lateral kıvrıntılar iyi gelişmiştir.Szkielet głowowo-gardzielowy mają dobrze rozwinięty.
Olay aynen şöyle gelişmişti.W tym wypadku właśnie tak było.
Düşük ücreti ve gelişmiş donanımıyla kısa sürede birçok rakibini geride bıraktı.To, co pozostało i miało jakąkolwiek wartość, szybko padło łupem rabusiów.
Bu tüm gelişmiş ülkeleri temsil eder.Reprezentowały wszystkie etapy rozwoju.
Bunlardan en gelişmiş olanı koku alma duyusudur.Ze zmysłów najlepiej rozwinięty jest węch.
Ayrıca Mordovya'da gelişmiş bir ulaşım ağı vardır.W Aradzie znajduje się sieć tramwajowa.
Gemi bulunduğu zamana göre gelişmiş teknolojik özellikler ile donatılmıştı.Wnętrze zostało zaprojektowane według najbardziej rozwiniętych wówczas technik.
Kaplıca turizmine bağlı olarak esnaf faaliyetleri de gelişmiştir.Jako oficjalne powody podawano wspólne działania na rzecz rozwoju turystyki.
Modica'da 10. ve 20. yüzyıl tekstil ve konfeksiyon üretimi de gelişmiştir.XX stulecia sprzedano do Chin także licencję na produkcję modułów SAK i SYLOK.
Gemi'de teknolojik açıdan en gelişmiş sismik ve navigasyon sistemleri kullanılmaktadır.Na statku zastosowano najnowocześniejsze technologie do badań biologii mórz.
12 haftalık olduğunda ceninin kendi kan dolaşım sistemi gelişmiştir.Od około 12 tygodnia płód zaczyna wytwarzać własne hormony tarczycowe.
Fakat istatistiki yönden en gelişmiş sürümüdür.Jest to najbardziej zaawansowana forma stadialna.
Bununla birlikte şehrin üretimi artmış yeni iletişim bilgi ağları gelişmiştir.Do produkcji nowej generacji komputerów zakupiono za granicą najnowocześniejsze linie produkcyjne.
Weber'e göre kapitalizm, insanlık tarihinin en gelişmiş ve karmaşık ekonomik sistemidir.Według jego poglądów feudalizm był oczywistym i koniecznym stadium rozwoju ludzkości.
Bu geleneklerle şekillenmiş ve gelişmiştir.Oficyna stopniowo rozwijała i unowocześniała się.
AS 355 F modelinin gelişmiş bir türü olan F-2'ler 1985 yılında sertifiye edilmişlerdir.Kolejne dwa prototypy zbudowano zgodnie ze specyfikacją J 35A i oblatano w 1958.
1968 Mayıs olayları, üç aşamada meydana gelişmiştir.Z powodu zajść w maju 1968 roku, Finał rozegrano trzy tygodnie po terminie.
İyi gelişmiş gözler, kafanın sırt bölgesine yakın yerleşmiştir.Duże oczy osadzone blisko wierzchołka głowy.
Modern hayatta İmece benzeri kavramlar gelişmiştir.Jak te współczesne różnice się rozwinęły?
Roma döneminde 400 hastaya aynı anda hizmet verecek kadar gelişmiş bir hastane durumundaydı.W wyniku rozbudowy części hotelowej, w sanatorium „Energetyk” mogło leczyć się jednocześnie 450 kuracjuszy.
Özellikle makine, elektrik-elektronik ve otomotiv yan sanayinde oldukça gelişmiş bir endüstriye sahiptir.Rozwinięty przemysł samochodowy, elektroniczny oraz tradycyjny przemysł zegarmistrzowski i optyczny.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"("Vem vill bli miljonär?")
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.All tillräckligt avancerad teknologi är omöjlig att särskilja från magi.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Med förbättrade radioteleskop kunde också vätgas spåras i andra galaxer.
Aynı sene Apple teknolojik olarak gelişmiş fakat ticari olarak başarısız olan Apple Lisa'yı piyasaya sundu.Samma år släppte Apple den tekniskt avancerade Apple Lisa, som emellertid floppade.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Då var det vanligt i både industriländer (333 miljoner) och utvecklingsländer (639 miljoner).
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.Kate (KDE Advanced Text Editor) är en textredigerare utvecklad för KDE.
Makrolidler, klindamisin ve rifampin gibi pek çok maddeye karşı antibiyotik direnci gelişmiştir.Antibiotikaresistens har utvecklats mot ett antal medel inklusive makrolider, klindamycin och rifampin.
İlde sanayi ve turizm gelişmiştir.Industrin och turismen är utvecklad.
En gelişmiş şehri Hooper Bay'dır.Dess största ort är Hooper Bay.
Kendilerinden önce gelen Partların tersine Sasaniler gelişmiş muhasara kuleleri geliştirdiler.Nummo är förgångna andar (eller gudar) som dogonfolket tillber i Mali.
Kışı genellikle tamamen gelişmiş olarak yumurta kabuğu içinde geçirir.Vanligen övervintrar larven fullt utvecklad i ägget.
En gelişmiş şehri Bethel'dir.Dess största ort är Bethel.
RPG Maker 2003 (RM2k3), RM2k'ın oldukça gelişmişidir.RPG Maker 2003, ofta RM2K3, blev det tredje programmet i serien.
En gelişmiş şehri Dillingham'dır.Dess största ort är Dillingham.
Köyde tarım büyük ölçüde gelişmiştir.I östra Afrika har beståndet ökat betydligt.
Bunun nedeni ise çocukların bağışıklık sisteminin daha az gelişmiş olmasıdır.Detta orsakas av mindre barns ännu bristfälliga immunitet.
En gelişmiş şehri Petersburg'dur.Dess största ort var Petersburg.
Teori en gelişmiş haline James Clerk Maxwell'in çalışmaları neticesinde ulaşmayı başardı.Egentligen var det James Clerk Maxwells förtjänst att det började.