Ana içeriğe geç
Sözlük

gelişmiş ile cümle

gelişmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1938 yılında daha gelişmiş bir kahve rafinasyon işlemi ile üretilen Nescafé satışa sunulmuştur.O produto Nescafé foi introduzido em 1938 pela Nestlé que desenvolveu uma planta avançada de refino de café.
Bundan sonra, Edward’ın sol bacağı ve sağ kolunun yerine Automail, bir çeşit gelişmiş protez uzuv, takılır.Em seguida, a perna esquerda e o seu braço direito são substituídos por um automail.
Geçen sekiz yılda ise fikir gelişmiştir.No fim desses oito anos, a srta.
Roma döneminde ve Karolenjler döneminde şehir bu tepenin etrafında gelişmiştir.Durante o período Carolíngio a cidade desenvolveu-se.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.A França foi vista na época como um modelo de civilização e progresso.
Ayrıca inşaat işçiliği gelişmiştir.Os materiais de construção também tiveram uma melhoria.
Sahip olduğu gelişmiş altyapı, yüksek yaşam kalitesi, ve en yüksek beklenen yaşam süresine sahiptir.Tudo objetivando lhes dar a melhor qualidade de vida, no tempo de vida que ainda tiverem.
Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.Os softwares de computação gráfica tem evoluido muito rapidamente.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Seu corpo também parece ser feito de ossos humanos.
Sosyal davranışları gayet iyi gelişmiştir.Estima-se que seu sistema social eram altamente avançados.
Özellikle turizm açısından gelişmiştir.Hoje vive sobretudo do turismo.
Onların ay sondası, SELENE, Apollo sonrası dönemin en gelişmiş ay keşif misyonu olarak lanse edilir.Kaguya é a maior missão de sonda lunar desde o programa Apollo.
Göl bir polyenin içinde gelişmiştir.O pavimento é elaborado em mosaico policromático.
Kuyruk, özellikle erkeklerde iyi gelişmiştir.O colar é desejável, especialmente nos machos.
Günümüzde tünel inşaatlarında TBM (Tunnel Boring Machine) adı verilen gelişmiş ekipmanlar da kullanılmaktadır.Foram usadas grandes máquinas, tunnel boring machine (TBM).
Ekonomik gelişmişlik endeksine göre şehir Sao Paulo eyaleti içinde 5. sıradadır.A área atingida pela seca equivale a três vezes o estado de São Paulo.
Diş fırçaları günümüzde çok gelişmiştir.Hoje, o Fingerstyle tem crescido bastante.
OSPF, RIP’ten daha gelişmiş bir protokoldür.É um protocolo WEP melhorado.
Köyün gelişmiş bir tarım yapısı yoktur.A cidade não possui um nível avançado de urbanização.
Son yıllarda arıcılıkta gelişmiştir.Nos últimos anos tem-se desenvolvido surpreendentemente.
Buna bağlı olarak taşımacılık gelişmiştir.Sobre ela a trama é desenvolvida.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.Não desenvolveram a pecuária em larga escala, devido à escassez de espécies no continente.
Bu dilller doğu Türk dillerinden gelişmişdir.Este fenômeno é comum em línguas da Ásia oriental.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.É uma cidade bastante urbanizada.
En gelişmiş şehri Craig ile Metlakatla'dır.Suas principais comunidades são Craig e Metlakatla.
Yerini daha gelişmiş İlyuşin İl-2'ye bıraktı.Você tem coragem de não ter fabricado nenhum IL-2 até agora.
Bunun basit ve gelişmiş versiyonları vardır.Ambos são versões mais avançadas e completas.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.O chapéu dos corpos de frutificação mais velhos é quase completamente esverdeado.
CIA gelişmiş bir ülke olarak Türkiye'yi sınıflandırılmıştır.De CIA classificeert Turkije als een ontwikkeld land.
Son deri değiştirildikten sonra tamamen gelişmiş ergin (imago) meydana gelir.Na de laatste vervelling vindt een kleurverandering plaats.
Gelişmiş versiyonu olan T–84 hala Ukrayna tarafından üretilmektedir.Een geavanceerde afgeleide, de T-84, wordt nog steeds in Oekraïne geproduceerd.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Het is gebaseerd op het Britse Who Wants to Be a Millionaire?.
Sanal Gerçeklik Modelleme Dili (VRML)'in gelişmiş halidir.Het is de opvolger van Virtual Reality Modeling Language (VRML).
Electrode, Voltorb'un gelişmiş halidir.Electrode is de geëvolueerde vorm van Voltorb.
Bacakları kısa ama iyi gelişmiştir.De poten zijn klein maar goed ontwikkeld.
Gözleri çok gelişmiştir.De ogen zijn goed ontwikkeld.
Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.De bovenhoektanden zijn sterk ontwikkeld.
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.Het acroniem "Kate" staat voor KDE Advanced Text Editor.
Keseleri iyi gelişmiştir ve girişi arkaya yöneliktir.Het dijbeen is hol naar binnen en achteren gebogen.
En gelişmiş şehri Petersburg'dur.De belangrijkste stad is Sint-Petersburg.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Later ontwikkelde zich toch een relatie tussen de twee.
Bu kavram komünist rejimlerde gelişmiş demokrasi çeşitlerini kapsamaktadır.Hiermee beschrijft hij het delen van macht in democratische systemen in gesegmenteerde samenlevingen.
Özellikle cumhuriyet döneminde portrecilik çok gelişmiştir.Tijdens de Republiek waren levensechte portretten bijzonder in zwang.
Bu sebeble havayolu ulaşımı gelişmiştir.Hiervoor werd de luchtboog verder ontwikkeld.
Müzik kulakları çok gelişmiştir.De muziekstroming heeft zich wel ontwikkeld.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.Dit is in de meeste landen illegaal.
Bu geleneklerle şekillenmiş ve gelişmiştir.Ze evolueert en wordt gehistoriseerd.
Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.De onderste gewrichtsknobbels zijn goed ontwikkeld.
Madencilik çok gelişmiştir.De trochanter minor is goed ontwikkeld.
Fakat buradaki Kırgızların kaderleri farklı şekilde gelişmiştir.Het lot van de vestingen varieerde.
İletişim ve yüksek ölçüde gelişmiş sosyal bir yapının karmaşık metotlarını sergilerler.Ze spreiden complexe communicatiemethodes tentoon en hebben sterk ontwikkelde sociale structuren.
En gelişmiş teknoloji onlardadır.Deze techniek is de modernste.
Öyle ki sepet, sandalye örücülüğü gelişmişti.De stoel verving een oudere stoel.
Arıcılık fazla gelişmiştir.De reukzin is sterk ontwikkeld.
1935 yılında nehir üzerinde kurulan bir hidroelektrik santralinin çevresinde gelişmiştir.In 1951 werd in de rivier een waterkrachtcentrale gebouwd.
Delfshaven kasabası Delft şehrinin limanı etrafında gelişmiştir.Rondom de sluis ontstond het havenstadje 'Delfshaven'.
Büyük ve gelişmiş kökleri bulunur.Er bestaan fijn- en grofbladige rassen.
Kent tarihi boyunca hızla gelişmiş ve 1750 dolaylarında 10.000'lik bir nüfusa ulaşmıştır.De stad groeide snel en in 1750 telde het al zo’n 10.000 inwoners.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Het toerisme aan de kust is redelijk ontwikkeld.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.De kop van het opperarmbeen is slecht ontwikkeld.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gelişmiş ile cümle - Sayfa 17 - gelişmiş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App