Bilinen adı: gelişmiş yılanlar."ثعابين متطورة".
Son olarak gelişmiş, uygar Malay toplumu güney Çin ve kuzey Çinhindi'nden gelir..ثالثاً وصل أسلاف الملايو من جنوب الصين وشمال الهند الصينية.
Kesennuma, Pasifik Okyanusu'na kıyısı olduğu için burada balıkçılık ve turizm çok gelişmiştir.لأن السنغال على الحدود مع المحيط الأطلسي، السمك مهم جدا.
Yunuslar ve arslanlar diğer hayvanlardan daha gelişmiş varlıklardır.على الرغم من أن الثعابين والعناكب هي فوبيا الحيوانات الأكثر شيوعا.
Malezya sanayi bakımından gelişmiştir.تعتبر ماليزيا دولة صناعية جديدة.
Gelişmiş ulaşım ağı sayesinde de ABD'deki tüketicilerin dörtte biri bir gecelik mesafede bulunmaktadır.مع طواقم تدور في القارب ، يمكن أن يكون ثلث إجمالي القوة الأمريكية في منطقة دورية في أي وقت.
Dolayısıyla demir ve çelik endüstrisi gelişmiştir.ثم عرفناه من تصنيع الحديد والصلب .
Servet-i Fünun Dönemi edebiyatı 1896 - 1901 yılları arasında gelişmiştir.تطور تيار الثروتيون في الفترة من عام 1896 إلى عام 1901.
İlçede hayvancılıkta gelişmiştir.وهي تنتشر عبر المواشي.
Halk edebiyatı yanında klasik edebiyat denilen Divan edebiyatı gelişmiştir.وبعدها تطورّ الأدب الديواني إلى جانب الأدب الشعبي والذي يطلق عليه أيضاً الأدب الكلاسيكي.
En gelişmiş protista grubudur.وهي أحدث عضو بالفربق.
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği oldukça gelişmiştir.وكانت تربية الحيوان مهمة جدًا.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.A política do banco central evoluiu após a crise financeira global.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Busca por "quem quer ser um milionário?"
En gelişmiş şehri Dillingham'dır.Sua maior cidade é Dillingham.
Galaksinin şişkin bölgesi genellikle gelişmiş kırmızı yıldızlardan oluşur.Esta galáxia é composta principalmente de estrelas vermelhas evoluídas.
Arrow, şimdiye kadarki en gelişmiş füze savunma programlarından biri olarak kabul edilmektedir.O Arrow é considerado um dos programas de defesa de mísseis mais avançados atualmente em existência.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.Qualquer tecnologia suficientemente avançada é indistinguível da magia.
45 yaş öncesi menopoz, gelişmiş ülkelerde erken kabul edilir.A menopausa que ocorra antes dos 45 anos é considerada prematura.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Com o desenvolvimento dos radiotelescópios, o gás hidrogênio pode ser pesquisado também em outras galáxias.
Japonya, gelişmiş dünyadaki en küçük vergi oranlarından birine sahiptir.O Japão possui uma das menores taxas no mundo desenvolvido.
En gelişmiş şehri Hooper Bay'dır.Sua principal cidade é Hooper Bay.
RPG Maker 95, ilk Windows tabanlı RPG Maker'dır ve daha gelişmiştir.O RPG Maker 95 foi o primeiro RPG Maker produzido para Microsoft Windows.
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.O Kate (acrônimo de KDE Advanced Text Editor) é um editor de texto do KDE.
Böylece ekonomi de gelişmiştir.Em consequência, a economia prosperou.
Unity, 2B oyunlarda sprite'ların içe aktarılmasına izin verir ve gelişmiş bir 2B dünya derleyici sağlar.Nos jogos 2D, a Unity permite a importação de sprites e um avançado renderizador de mundo 2D.
Hayvancılık çok gelişmiştir.A pecuária é muito desenvolvida.
En gelişmiş şehri Petersburg'dur.A principal cidade é Petersburg.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.Nos países desenvolvidos é muito rara.
Duyma ve koku duyuları mükemmel derecede gelişmiştir.O seu sentido de visão e olfato é extremamente desenvolvido.
İlçe sanayi ve şehirleşme yönünden gelişmiştir.Esta etapa ocorre antes do processo de industrialização/urbanização.
En gelişmiş şehri Unalaska'dır.Sua maior cidade é Unalaska.
En gelişmiş şehri Valdez ile Cordova'dır.Suas maiores comunidades são Valdez e Cordova.
Çok iyi gelişmiş iletim sistemleri vardır.Possui um sistema de comunicação bem desenvolvidos.
El Huber yıllarca büyümüş ve gelişmiştir.Passado alguns anos, Ben cresceu e foi evoluindo.
Sırp İmparatorluğu sürekli gelişmiş, Avrupa'daki en gelişmiş ülke ve kültürlerden biri haline gelmiştir.O Império Sérvio floresceu e tornou-se um dos mais desenvolvidos estados da Europa.
Özellikle nakliyat çok gelişmiştir.O transporte aéreo é muito desenvolvido.
Bilim ve teknoloji İsrail’in en gelişmiş sektörlerinden biridir.Os campos de Ciência e Tecnologia em Israel estão entre os mais desenvolvidos do mundo.
Kile, TeX/LaTeX tabanlı gelişmiş bir metin editörüdür.Kile é um editor de código TeX/LateX.
ABD gelişmiş silahlara ve önemli hareketli destek hizmetlerine sahip geniş bir orduya sahiptir.Os Estados Unidos tem um exército grande com armas sofisticadas e um complexo serviço de suporte móvel.
Akson uçları, presinaptik hücrenin elektriksel uyartısını serbest bırakmak için gelişmişdir.Os terminais axónicos estão especializados em liberar o impulso eléctrico da célula pré-sináptica.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.A ADF é tecnologicamente sofisticada, mas relativamente pequena.
Erkeklerde dış eşey organları her iki alttakımda da iyi gelişmiştir.As genitálias externas são bem desenvolvidas em ambos os sexos.
Süt endüstrisi buralarda gelişmiş durumdadır.A produção leiteira prosperou na região.
Makrolidler, klindamisin ve rifampin gibi pek çok maddeye karşı antibiyotik direnci gelişmiştir.Em muitos casos verifica-se resistência antibiótica aos macrolídeos, à rifampicina e à clindamicina.
İldeki mağaraların büyük çoğunluğu da bu kireç taşı formasyonları içinde gelişmiştir.Muitas destas arvores já apresentavam madeira de verdade (lignina) em seus troncos.
En gelişmiş halka sistemine sahip gezegendir.Possui um sistema planetário em desenvolvimento.
Deniz nakliyatı da eyaletin stratejik konumu nedeniyle son derece gelişmiştir.O vilarejo crescia graças a sua posição estratégica.
Hizmet sektörü de oldukça gelişmiştir.Seu setor terciário é também bastante desenvolvido.
Dişleri ve tırnakları modern etçillerde olduğu kadar iyi gelişmiş değildi.Seus dentes e crânios mostram que eram menos desenvolvidos que os carnívoros modernos.
Günümüzde yaşayan tüm cinsler ancak Pleistosen devrinde gelişmişlerdir.Atualmente não existe nenhum exemplar vivo, visto que se extinguiram já no Pleistoceno.
Cerrahi dönemine göre oldukça gelişmişti.Ele evoluiu bem após a cirurgia.
En gelişmiş protista grubudur.Desenvolvedora de primeiros Desenvolvedora de terceiros
Sosyal davranışı diğer kurtlarda olduğu kadar gelişmiş değildir.Os órgãos olfatórios não são tão desenvolvidos quanto nas equidnas.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Dentro de casa a vida dos suíços é igual a de todos os países desenvolvidos.
Burt Rutan tarafından bunun daha gelişmiş bir sürümü tasarlanmıştır, SpaceShipTwo.Não está relacionado com o ônibus espacial desenvolvido posteriormente, Buran.
Yalancısölomları ve gelişmiş sindirim sistemleri vardır.Possuem corpos parrudos e intelecto desenvolvido.
Tüm bu süreç tek bir toplulukta zaman içinde birbirini izleyen evreler olarak gelişmiş değildir.Uma classe especial de ensemble trata daqueles que não evoluem ao longo do tempo.
Seri eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı ve gençler ile yetişkinlerin izlemesi gelişmiştir.A série recebeu críticas positivas e desenvolveu uma sequência de fãs, adolescentes e adultos.
Ayrıca halı üretimi ve küçük el sanatları gelişmiştir.Introduziram também a policultura e o sistema de pequenas propriedades.