Yüksek teknoloji, mevcut en gelişmiş ve ileri teknoloji için kullanılan bir tanımdır.Высокие технологии — современные, наиболее совершенные технологии.
Müzik, kilise çevresinde gelişmiştir.Мы пели прямо внутри церкви!
Ses çıkarma ve ses alma organları (timpanal organ) da iyi gelişmiştir.Органы обоняния и слуха (хордотональные органы) развиты слабо.
Ancak bu faydalar gelişmiş bir sayaç altyapısı sayesinde elde edilebilir.Понятно, что всё это получено благодаря бо́льшему водоизмещению.
Gelişmiş döşenme sistemleri.Для встроенных систем.
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.Слух очень хорошо развит.
Bir dönem halı dokuma gelişmiş ancak sonra yok olup gitmiştir.После этого у него быстро развилась чахотка, и он скоропостижно скончался.
Daha gelişmiş olan Autonlar istediği insanın şeklini alabilir.Активированный уголь, возможно, является лучшим выбором, если человек может его принять.
Gelişmiş kurulum kiplerini destekler.Расширяем, благодаря поддержке плагинов.
Göl bir polyenin içinde gelişmiştir.Озеро образовано мельничной плотиной.
Aspect Warriors gibi gelişmiş ünitelere sahiptirler.Стали развитием броненосных крейсеров типа «Уорриор».
Hayvancılık oldukça gelişmiştir, günde 3 ton süt üretilmektedir.Завод перерабатывал до 5 тонн молока в день.
Ayrıca yerel ölçekli dokumacılık da gelişmiştir.Также было развито надомное ткачество.
Gelişmiş savunmayla birlikte era ve anti-mine cover underneath.Передняя поверхность резцов покрыта эмалью, задняя же — дентином.
Çek Cumhuriyeti iyi eğitimli bir nüfusa ve gelişmiş bir altyapıya sahiptir.Словения обладает хорошо образованной рабочей силой и развитой инфраструктурой.
İsveç, dünyanın eğitim konusunda en gelişmiş ülkelerinden biridir.США являются одной из самых религиозных стран развитого мира.
Her iki eşeyde de dış eşey organları iyi gelişmiştir.Оба материала придают организмам прочность.
Makalenin daha gelişmiş bir sürümünü ise 2009 yılında yayınlanmıştır.Ещё одна их совместная статья была опубликована в следующем году.
1935 yılında nehir üzerinde kurulan bir hidroelektrik santralinin çevresinde gelişmiştir.В 1959 году на вытекающей из озера реке Оболь была построена гидроэлектростанция.
Çıkıntı yapan koku alma lobları koku alma duyusunun oldukça gelişmiş olduğunu gösterir.Считалось, что её плоская форма позволяла наилучшим образом ощутить аромат напитка.
Anakin çok akıllı bir çocuktur ve teknik yetenekleri çok gelişmiştir.Гремлины — сообразительная раса с выдающимися техническими навыками.
Vestfold'da sebzecilik çok gelişmiştir.В Севастополе весьма обнадеживающее продвижение вперёд.
Gelişmiş işitme duyusu ve büyük gözlere sahipti.У нее прекрасно развиты слух и зрение.
Priest: (Rahip) İyileştirici özellikle çok gelişmiş olan bir sınıftır.Жрец (разг. «прист») — единственный класс, основным направлением которого является исцеление.
Endüstri çok gelişmişdir.Хорошо развита промышленность.
Türkiye nin en gelişmiş 10 ilçesi arasındadır.Один из богатейших украинцев, неизменно входящий в топ-10 среди них.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.أي تقنية متقدمة بصورة كافية لا يمكن تمييزها عن السحر.
Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.زيادة انتشار تسوية الدولة للتقدم الإقتصادي وبخاصة الوصول إلى المناطق المتقدمة إلى حد ما.
Tıbbın yanı sıra, kimya, coğrafya ve jeoloji gibi bilimler de özellikle Çin'de büyük ölçüde gelişmiştir.بجانب الطب يوجد علوم مثل الكيمياء والجغرافيا أو الجيولوجيا تقدموا بشكل كبير خاصة في الصين.
Dünya otomobil parkı yıllar boyunca çok hızlı bir şekilde gelişmiştir.وقد تطور موقف السيارات عالمياً في شكل سريع على مدار عدة سنوات.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.المعدل النسائى في الحياة السياسية و العملية في العالم منخفض بشكل ملحوظ حتى في الدول النامية.
Seyhan'nın D-400 karayolunun kuzeyinde kalan kısmı, şehrin ekonomik olarak gelişmiş yeridir.يعتبر الجزء الموجود في شمال طريق سيحان السريع 400 هو مطور المدينة اقتصاديا.
Ancak BÖH az gelişmiş ülkelerde daha yüksektir.بل هو أسوأ في البلدان المنخفضة الدخل.
Bu, güncel çalışmayı ve daha gelişmiş kavramları içerir.وهذا يشمل كل من العمل الحالي والمفاهيم التي هي أكثر تقدما.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.وADF هو متطور تقنيا لكنه صغير نسبيا.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.الرعاية الصحية في السويد مماثلة لغيرها في الدول المتقدمة.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.يشيع حدوث هذه الحالات من العدوى في العالم المتقدم بين الأفراد العائدين من السفر أو بين المهاجرين.
Uzun süreli zararlarda gelişmişlerdir.لأن لها آثار سلبية على المدى الطويل.
İsveç, dünyanın eğitim konusunda en gelişmiş ülkelerinden biridir.تعد السويد واحدة من أكثر دول العالم تطوراً من حيث الرفاه الاجتماعي.
Zaman içinde farklı bilim dalları, veya alanları, özelleşmiş ve gelişmiştir.تخصصت وتطورت مجالات أو فروع العلم المختلفة بمرور الوقت.
Bu teoriler üç temel alanda gelişmiştir.ترتكز النظرية الحديثة على محورين أساسيين.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.وهو شائع في كل من في الدول المتقدمة (333 مليون) والدول غير المتقدمة (639 مليون).
Belediye sınırları içerisinde tarım ve ticaret çok gelişmiştir.ازدهرت الزراعة والتجارة في العديد من مدنها.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"تي.في باسم "who wants to be a millionaire" ("من يريد أن يكون مليونيرا")، وحقق نجاحاً هائلا في العالم بأسره.
Bu nedenle çevre kimyası ve su kimyası gibi alt bilim dalları da gelişmiştir.ولهذا السبب تطورت أيضًا فروع العلم الستة مثل كيمياء البيئة وكيمياء الماء.
Bazı gelişmiş ülkeler, bazı düzenlemelere giderek dış mekanlarındaki hava kalitesini yükseltmiştir.نجحت عدد من الدول المتقدمة في تحسين نوعية الهواء في الأماكن المفتوحة من خلال القوانين التنظيمية.
HSBC, dünyanın en gelişmiş bilgi teknolojilerini kullanmaktadır."أبو هشيمة": نستخدم أعلى تكنولوجيا في البلاد..
Dişleri iyi gelişmiştir.جميع الأسنان كانت في حالة جيدة.
Radyoterapi tedavisi gelişmiş radyoterapi cihazları ile uygulanır.وتحمي التقنيات الجديدة في العلاج بالأشعة الأنسجة السليمة بقدر الإمكان.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.وهو يُشبهُ رُسُل الغيث غير أنَّهُ يتمتَّع بِساقين طويلتين رماديتين ومنقارٌ ثخينٌ أسود أشبه بِمنقار الخرشنة.
Bütün gelişmiş ülkeler artık yaşamın hemen her alanında bu uydu ölçülerini kullanmaktadırlar.وتدمج مؤسستنا بأسرها هذه القيم في كل خطوة من خطوات عملنا.
Bu yetenek muhtemelen yarasa soyları içerisinden bağımsız olarak gelişmiştir.ويبدو أن هذه القدرة على الركض قد تطورت بشكل مستقل داخل سلالة الخفافيش.
Bu kitapla birlikte şairin tarzının önceki dönemine göre daha tutarlılaşmış ve gelişmiş olduğu düşünülür.و يُعتبر نمط الشاعر في هذا الكتاب بالمقارنة مع الفترة السابقة أكثر تناسقاً وتقدماً.
En gelişmiş dokuma türü bezdi.كان هذا الكتاب الأقرب للصحة.
Ayrıca şehirde çeşitli sanayi üretimi çok gelişmiştir.كما تنتشر في المدينة مصانع المواد الغذائية المختلفة.
Ama nazıma göre çok geç oluşmuş, ancak matbaanın bulunuşundan sonra gelişmiştir.ويدرك أنه السبب في ضياعها ولكن بعد فوات الأوان.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.ويعتبران نادرين في العالم المتقدم.
Özellikle nakliyat çok gelişmiştir.أما الفلاحة فهي متقدمة عليها كلها بالذات.
Onların ay sondası, SELENE, Apollo sonrası dönemin en gelişmiş ay keşif misyonu olarak lanse edilir.تًعد مهمة المسبار القمري سيلين المهمة الأكثر تطوراً لاستكشاف القمر في مرحلة ما بعد أبولو.
Saldırılar, işçi grevleri, köylü ayaklanmaları ve askeri isyanlar şeklinde gelişmiştir.شملت الإرهاب والإضرابات العمالية والاضطرابات الفلاحية والعصيان العسكري.