Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Sólo en "Quién merece ser millonario".
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.3.ª. Cualquier tecnología lo suficientemente avanzada es totalmente indistinguible de la magia.
Şehirde balık sanayisi gelişmiştir.En la zona se ha desarrollado la industria pesquera.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Con la mejora de los radiotelescopios se han podido trazar nubes de gas de hidrógeno en otras galaxias.
Tüm modern moleküler biyoloji, bu keşiften köken alarak gelişmiştir.Toda la biología molecular moderna se ha desarrollado a partir de este trabajo.
Merlin 1B'yi 1A'ya göre gelişmiş kılan fark türbin performans yükseltimi idi (1490 kW -> 1860 kW).El Merlín 1B fue actualizado a partir del 1A con una turbina (de 1490 kW a 1860 kW).
En gelişmiş şehri Unalaska'dır.Su ciudad más poblada es Unalaska.
Ökaryotlar ve arkeler değişime uğramış bir bakteriden ayrı ayrı gelişmişlerdir.Los eucariontes y las arqueas se desarrollaron independientemente a partir de una bacteria modificada.
Kile, TeX/LaTeX tabanlı gelişmiş bir metin editörüdür.kile es un editor de Tex/LaTeX.
En gelişmiş şehri Petersburg'dur.Su ciudad más poblada es San Petersburgo.
Gelişmiş ülke, böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.El país desarrollado establece el Socialismo y ayuda al subdesarrollado a hacer lo mismo.
Geniş, gelişmiş fırtına bulutları ile bu kan-kırmızısı bulutlar oluşturabilir.En combinación con nubes de tormenta grandes y maduras, tal efecto puede producir nubes de color sanguíneo.
Ön iki bacak oldukça gelişmiştir.La patas están muy desarrolladas.
Ordunun teçhizatları ise paralel olarak gelişmiştir.El funcionamiento de los juguetes evolucionó de forma paralela.
Pozitif bir geri dönüşüm bağlantısı gelişmiş olur.Tiene un coeficiente de reactividad positivo.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.Es una ciudad poco desarrollada.
İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır.Construyendo sociedades más creativas.
Gıda sektörü de gelişmiş durumdadır.También su industria de elaboración de alimentos está desarrollada.
Gelişmiş bilgisayarlar.Computación evolutiva.
Hizmet sektörü iyi gelişmiştir.El perianto está bien desarrollado.
Çok gelişmiş bir köydür.Es un pueblo muy progresista.
Öyle ki bu sorun en gelişmiş ülkelerde bile böyledir – bakın örneğin Fransa.Además, olvidaste algo en Francia ¿Ah, sí?
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.En la ciudad también se celebran muchos actos fuera de estos deportes.
Sektör ileriki zamanlarda oldukça gelişmiştir.He escalado mucho mejor en los Tours pasados.
Geçen sekiz yılda ise fikir gelişmiştir.Durante ocho años, la empresa creció considerablemente.
Ancak BÖH az gelişmiş ülkelerde daha yüksektir.Estos problemas serán más agudos en los países menos desarrollados.
Ana madde: Moskova'da ulaşım Moskova, dünyanın en gelişmiş ve nitelikli metro sistemine sahiptir.Metro de Moscú – el sistema de metro más grande en Rusia y uno de los más transitados y seguros del mundo.
Şehir, Roma İmparatorluğu döneminde gelişmiştir.La ciudad prosperó durante el Imperio romano.
Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde sıklığı gelişmiş ülkelere göre daha düşüktür.De igual forma, los países son menos religiosos conforme aumenta su prosperidad.
Bostvana, Afrika kıtası üzerinde demokrasi alanında en gelişmiş ülke olarak kabul görmektedir.Huntington los define como los estados con mayor peso representativo dentro de una civilización.
Koku alma duyuları çok gelişmiştir.Su sentido del olfato es muy desarrollado.
Bu tüm gelişmiş ülkeleri temsil eder.Esta evolución se observa en todos los países industrializados.
Üç Kanunlar da beyin gelişmişliği açısından bir darboğaz vardır .Dos maneras de utilizar el cerebro derecho.
Özellikle I. Dünya Savaşı döneminde İspanya tarafsız kalarak ekonomik olarak gelişmişti.Por ello, durante la Segunda Guerra Mundial, Portugal prefirió mantener la neutralidad junto a España.
Yüksek teknoloji, mevcut en gelişmiş ve ileri teknoloji için kullanılan bir tanımdır.Industria punta: es aquella que utiliza las tecnologías más avanzadas y recientes.
Roma Döneminde gelişmiş, bölgenin en önemli şehirlerinden birisi haline gelmiştir.Roma fue, y sigue siéndo, una de las ciudades más importantes de la historia.
Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.Las laminas del arco estaban bien desarrolladas.
Müzik, kilise çevresinde gelişmiştir.Las edificaciones se han desarrollado en torno a la iglesia.
Kıbrıs Cumhuriyeti gelişmiş bir ülke ve yüksek gelirli bir ekonomi olarak kabul edilmektedir.Actualmente la India se considera como una nación emergente con un gran potencial de desarrollo.
Göl bir polyenin içinde gelişmiştir.La madera es producida por numerosos molinos en Terranova.
İlk çıkış tarihi 2004 yılıdır ve günümüze gelene kadar oldukça gelişmiştir.La tercera etapa comienza en el año 2012 y se extiende hasta la actualidad.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.Faltaba la cabeza del burro casi por completo.
İleri düzey kullanıcılar için gelişmiş seçenekler.Avanzada: Usuarios avanzados.
Belediye sınırları içerisinde tarım ve ticaret çok gelişmiştir.La artesanía y el comercio se desarrollaron intensamente en las ciudades.
En gelişmiş ya da pahalı pusulalar bir sapma ayarı bulundurur.El método más obvio aunque el más costoso es hacer una prueba de carga.
Turizm bu ülkede hala az gelişmiştir.El turismo está poco desarrollado en la ciudad.
Ticarette çok ileriydiler, gemileri de gelişmişti.El comercio está creciendo más rápido de lo que los barcos son construidos.
Başlangıçta bazı mekanik problemler yaşamış olmasına karşın flak 41’in performansı daha gelişmiştir.Esta versión surgió cuando aún el FlaK 41 estaba en desarrollo.
İyi gelişmiş bir karma ekonomisi ve yüksek standartlı bir yaşam vardır.Tiene una economía social de mercado bien desarrollada y un nivel de vida muy elevado.
Geniş bir kesim tarafından dünyanın en gelişmiş akademik ansiklopedisi kabul edilir.Es sin duda la enzima más conocida dentro del mundo académico.
Zebralar çok gelişmiş görme duyusuna sahiptirler.Las cebras tienen un excelente sentido de la vista.
Özellikle gelişmiş bir arpacık mekanizması vardır.Tiene un sistema radicular muy desarrollado.
Bunun basit ve gelişmiş versiyonları vardır.Hay refinerías simples y complejas.
Böbrekleri mezonefroz (gelişmiş böbrek tipi) tiptedir.Entre los insectos, abundan las hormigas cortadoras de hojas.
Gelişmiş sulama teknolojileri de kullanılmaktadır.El suministro de las tecnologías facilitadoras mejorará.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Además, en la mayoría de las serpientes, el pulmón izquierdo está muy reducido o ausente.
Fakat NASA çok daha fazla gelişmiş bir sisteme ihtiyaç duyduğuna karar verdi.La NASA quiere saber cuánta agua tuvo Venus.
MSN konsepti, Nathan Myhrvold başkanlığında Microsoft'un Gelişmiş Teknoloji Grubu tarafından oluşturuldu.El concepto de MSN fue creado por el Grupo de Tecnología Avanzada (Advanced Technology Group) de Microsoft.
Bacakları kısa ama iyi gelişmiştir.Sus patas son cortas y se posa muy erguido.
Ülkede genel olarak gelişmişliğin düşük oluşu, tüm bu madencilik çalışmalarına engel olmaktadır.De repente, al núcleo pequeño del festival nos cuesta trabajo desprendernos de toda esa dinámica.