gelişmeye ile cümle

gelişmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şüpheciliğini küçük bir çocuk iken gelişmeye başladı.Sivertsen aloitti hiihtämisen jo pikkupoikana.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Lehti lakkasi ilmestymästä 1920.
Ama bu sefer olaylar farklı şekilde gelişmeye başlamıştır.Αυτή τη φορά όμως τα πράγματα εξελίσσονται διαφορετικά.
Bundan sonra da komik olaylar gelişmeye başlar.Από εκεί και μετά αρχίζουν να αναπτύσσονται τα θρησκευτικά θέματα..
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.Ωστόσο, η πόλη άρχισε και πάλι να αναπτύσσεται με την ανάπτυξη των σιδηροδρόμων.
Organizeleşmiş tarih öncesi kültürler günümüz Bulgaristan topraklarında Neolitik Çağ'da gelişmeye başlamıştır.Προϊστορικοί πολιτισμοί άρχισαν να αναπτύσσονται στα Βουλγαρικά εδάφη κατά τη Νεολιθική περίοδο.
Liman 16. yüzyılda hızla gelişmeye başladı.Η πόλη αναπτύχθηκε γρήγορα τον 16ο αιώνα.
İki ülke arasındaki ilişkiler, ağırlıklı olarak 2010 yılından sonra gelişmeye başlamıştır.Από το 2000, το εμπόριο μεταξύ των δύο χωρών έχει αυξηθεί σημαντικά.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Τα γεγονότα ξεκίνησαν ραγδαία.
Nitekim Montrö'den sonra Türk-İngiliz ilişkileri daha hızlı gelişmeye başladı.Κατά τη διάρκεια της προεδρίας του, οι σχέσεις Ουκρανίας-Ρωσίας άρχισαν να βελτιώνονται.
Şehir demiryollarının gelmesiyle gelişmeye başladı ve "Batı'ya açılan kapı" olarak tanındı.Med jernbanens anlæggelse kom der økonomisk vækst i byen, der snart blev kendt som "Porten til Vesten".
Organizeleşmiş tarih öncesi kültürler günümüz Bulgaristan topraklarında Neolitik Çağ'da gelişmeye başlamıştır.De første organiserede forhistoriske kulturer i de bulgarske områder fremkom i den neolitiske æra.
Folk metal, 1990'lı yıllarda Avrupa'da gelişmeye başlayan bir heavy metal alttarzıdır.Folk metal er en undergenre af heavy metal, som blev udviklet i Europa i 1990'erne.
Merkez 21. Yüzyılda gelişmeye devam etmektedir.Denne tendens synes at fortsætte i det 21. århundrede.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.Først da begyndte byen at vokse.
Havacılık Endüstrisi'ndeki gelişmeler, sosyalizm ve liberalizm akımları da yine bu dönemde gelişmeye başladı.Forbedrede samfærdselsforhold, turisme og en begyndende industrialisering vendte snart udviklingen.
1923 yılında şehri Pekin'e bağlayan bir demiryolu inşa edilmiştir ve şehirde endüstri gelişmeye başlamıştır.En jernbane til Beijing ble anlagt i 1923, og dette satte i gang byens industriutbygging.
Säffle, 1837'de inşa edilen kanalın ardından hızla gelişmeye başladı.Säffle begynte å vokse da Säffle kanal ble åpnet i 1837.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.Det var først fra denne tid at byen begynte å vokse.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Tidsskriftet ble grunnlagt i 1922.
Bu kadar gelişmeye rağmen, devletin çöküşü engellenemiyordu.Til tross for disse tilbakeslagene, utviklingen av landet fortsatte.
Bazı diğerlerinde ise ancak gebe olduktan sonra bir kese gelişmeye başlar.Selain itu ada pula yang dikirimnya ke sejumlah koperasi yang kemudian disalurkan ke Pertamina.
Erzurum, Cumhuriyet döneminde de il oldu ve hızlı bir şekilde gelişmeye başladı.Sebagai kemajuan serial, usianya cepat tumbuh & mulai berbicara.
Ardından osteopati sürekli gelişmeye devam etti.Sementara itu, pasokan opium terus meningkat.
MVP koçluğu ile Thompson'un dereceleri istikrarlı bir şekilde gelişmeye başladı.Với huấn luyện MVP, khả năng của Thompson bắt đầu cải thiện đều đặn.
Albümün konsepti ve teması Aralık 2011'de gelişmeye başladı.Chủ đề của album được bắt đầu phát triển vào tháng 12 năm 2011.
Bu esnada ülkede otomobil, yapı, elektrikle çalışan makinalar gibi yeni endüstriler gelişmeye başladı.Trong đó, có một số ngành mới như điện tử, sản xuất ô tô, đồ điện cũng bắt đầu phát triển.
Bu alan Sovyetler'in yıkılışına kadar gelişmeye devam etti.Tình trạng này tồn tại cho đến khi Liên Xô sụp đổ.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Các vấn đề mới nhanh chóng nảy sinh.
Kentte sanayi 19. yüzyılda gelişmeye başladı.Công nghiệp phát triển nhanh trong thế kỷ 19.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Việc mở rộng vẫn tiếp tục được thực hiện đến năm 1920.
20. yüzyılın başlarında da sanayi gelişmeye devam etti.20世紀初期には製造業も急成長した。
MVP koçluğu ile Thompson'un dereceleri istikrarlı bir şekilde gelişmeye başladı.MVPトラッククラブの指導を受け、トンプソンの記録は着実に伸びていった。
Yakın dönemde balıkçılık da gelişmeye başlamıştır.古くから漁業も発達している。
15. yüzyılda Slovakya hızla gelişmeye başladı.15世紀になって町は急速に発展した。
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.銀行業と通信業も発達を始めている。
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.発生が早くなっている。
1960'lı yıllardan sonra sanayi gelişmeye başlamıştır.1960年代起,工業也開始發展。
Albümün konsepti ve teması Aralık 2011'de gelişmeye başladı.专辑的概念和主题于2012年12月开始确立。
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.杂志于1922年开始出版。
Bu hızlı gelişmeye sosyal yaşam da ayak uydurmuştur.三:经济发展要保持一定速度。
Gorno-Altaysk'ta sanayi gelişmeye başlamıştır.於是阿爾漢格爾斯克州發展了起來。
Beldenin Miliç mahallesi gelişmeye daha musaittir.磨坊之戰令民兵更受鼓舞。
Bu sırada Galaktik Cumhuriyet gelişmeye ve yayılmaya devam etmişti.自此,理工不斷發展和擴張。
Bazı diğerlerinde ise ancak gebe olduktan sonra bir kese gelişmeye başlar.另一種可頌餅乾呈卷狀,特別的是,它們在拿去焗之前會先切成一塊塊。
Bu alan Sovyetler'in yıkılışına kadar gelişmeye devam etti.이 지역은 소련이 붕괴될 때까지 계속해서 발전했다.
1923 yılında şehri Pekin'e bağlayan bir demiryolu inşa edilmiştir ve şehirde endüstri gelişmeye başlamıştır.베이징으로부터의 철도가 1931년에 부설되었고 도시는 공업 부지로 성장하기 시작했다.
Ama bu sefer olaylar farklı şekilde gelişmeye başlamıştır.אך הפעם, הדברים התפתחו אחרת.
Şehir, Volga-Don Kanalı'nın inşaatı ile gelişmeye başlamıştır.יסוד העיר קשור להקמה של תעלת וולגה-דון.
Bundan sonra da komik olaylar gelişmeye başlar.בהמשך החל עמדי לתקלט באירועים.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.גם הסקטור הפיננסי והבנקאי מפותחים היטב.
16. yüzyılla beraber ateşleme sistemi gelişmeye başlar.במאה ה-16 החלה ההתפתחות המשמעותית בתותחים.
Sanâyileşme son senelerde gelişmeye başlamıştır.האימון האישי החל להתפתח לפני מספר עשורים.
1992 yılına gelindiğinde black metal İskandinavya dışında Almanya, Fransa ve Polonya’da da gelişmeye başladı.През 1992 г. блек метъл сцената започва да се развива извън Скандинавия, в Германия, Франция и Полша.
Bu gelişmeye rağmen I. Elizabeth, Fyodor'a yarı ricacı, yarı sitemkâr mektuplar göndermeye devam etti.Елизабет продължава да апелира към Фьодор в полу-молещи, полу-укоряващи писма.
Ama bu sefer olaylar farklı şekilde gelişmeye başlamıştır.Но тук нещата се развиват малко по-различно.
Nitekim Montrö'den sonra Türk-İngiliz ilişkileri daha hızlı gelişmeye başladı.Руско-британските отношения ще се развиват нормално.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.В тази част на континента желязната епоха настъпва около 1000 г. пр.н.е.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.Там също така са развити банкерството и въздухоплаването.
Bu dönemde süperego gelişmeye başlar.В този момент започва да се развива Маниеризмът.

İlgili Sayfalar