gelişmeye ile cümle
gelişmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gelişmeye uygun olarak yerel idare sistemi değiştirilmiştir.O trem de aterragem foi alterado em conformidade.
Böylece Çin ekonomisi, gelişmeye devam etti.As políticas de imigração canadense ainda estão evoluindo.
Aynı sırada, anüs çevresinde halka hâlinde iskelet de gelişmeye başlar.Enquanto isso, no outro lado do mundo, o NES começa a nascer.
Vicdan ve ahlak duygusu gelişmeye başlar.Onde a compreensão e a inteligência começam a findar?
Sonra İtalya Krallığı altında hızla gelişmeye başladı.Na Itália, a situação estava deteriorando rapidamente para o império.
Şüpheciliğini küçük bir çocuk iken gelişmeye başladı.O seu talento começou a revelar-se quando ainda era pequeno.
Fakat bu tip ticaret gelişmeye başlayınca bu nakliyatın şekli de değişmeye başladı.Assim que o sucesso cresceu, o modo de transporte mudou.
Daha sonra uçak tasarımları yavaş yavaş gelişmeye başladı.Desde então as obras tem avançado em ritmo lento.
Onun yazıları demokratik gelişmeye yol göstericidir.A marca de seus governos foi o exercício democrático.
Bu dönemde yerel daimyonun yurtlukları gelişmeye başlamıştır.É a partir deste período que a sociedade cananita local começa a complexificar-se.
Sonra İtalya Krallığı altında hızla gelişmeye başladı.In Italië werd de situatie verslechterde snel voor het Rijk.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.Ook de financiële sector en het toerisme worden steeds belangrijker.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.In noordelijk Europa begon de ijzertijd pas rond 800 v.Chr.
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.Dit watertje verdween bij de aanleg van de Spoorweghaven.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.Van hieruit ontwikkelde de stad zich verder.
15. yüzyılda Slovakya hızla gelişmeye başladı.Vanaf de 15e eeuw ontwikkelt Uzerche zich sterk.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Het tijdschrift bleef bestaan tot 1922.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Czasopismo przestało się ukazywać w 1922 roku.
Diğer taraftan devrimci ya da sol kanat üyeler bu gelişmeye şiddetle karşı koydu.Z drugiej strony uczestnictwu w rządzie sprzeciwiali się rewolucjoniści bądź lewicowi socjaliści.
Şüpheciliğini küçük bir çocuk iken gelişmeye başladı.Zaczyna nabierać podejrzeń, co do chłopaka.
Böylece de bilim ve teknoloji gelişmeye başlamıştır.Przyczyniał się do tego również rozwój nauki i techniki.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Wydarzenia tutaj zaczęły rozgrywać się z dużą szybkością.
Şehir, Volga-Don Kanalı'nın inşaatı ile gelişmeye başlamıştır.W Wołgogradzie bierze swój początek Kanał Wołga-Don.
SSCB her bakımdan gelişmeye başladı.Swoją robotę zaczęli SB-ecy.
Ayrıca ticari açıdan gelişmeye müsaitti.Kształcił się także w kierunku handlowym.
Yaklaşık MS 1000'den itibaren bu yerleşke bir bağımsız komün olarak gelişmeye başladı.Od około 1900 r. dzielnica rozwijała się jako centrum populacji afroamerykańskiej.
Yazı sanatı ile birlikte dilbilimi gelişmeye başlar.Zaczęła się rozwijać literatura w języku potocznym.
Säffle, 1837'de inşa edilen kanalın ardından hızla gelişmeye başladı.Säffle började växa efter tillkomsten av Säffle kanal år 1837.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.Sedan dess har staden upplevt tillväxt.
Merkez 21. Yüzyılda gelişmeye devam etmektedir.2000-talets höger växer fram.
Bu durum onu uluslararası ticaret için ideal bir merkez olmak için muazzam gelişmeye odaklandırmıştır.Staden är placerad som ett idealiskt centrum för internationella affärer.
Bu kadar gelişmeye rağmen, devletin çöküşü engellenemiyordu.Trots förödelsen, upphörde inte tillväxten.
Ayrıca döneminde Tayvan ekonomisi de gelişmeye başlamıştır.Крім цього, при ньому економіка Тайваню успішно розвивалася.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.З тих пір місто почало розвиватись.
Bu dönemde yerel daimyonun yurtlukları gelişmeye başlamıştır.У той же час тут починає розвиватися сільське господарство.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Відбудова почалася швидко.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.Rozvíjel se rovněž obchod i bankovnictví.
Asgardlar, Klon teknolojisine bağımlı olarak hayatta kalmaya ve gelişmeye çalışırlar.Asgardové již nejsou schopni pohlavního rozmnožování, a aby přežili, musí využívat klonovací technologii.
Gorno-Altaysk'ta sanayi gelişmeye başlamıştır.V Bohosudově a Vrchoslavi se začal rozvíjet průmysl.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.V ekonomice již od roku 1200 př. n. l. začala na Předním Východě doba železná.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Tisknout počal v roce 1920.
Bitinya dönemi, Beykoz’un yavaş yavaş gelişmeye başladığı bir dönemdir.Žil v době, kdy Byzanc pomalu skomírala.
Bu kadar gelişmeye rağmen, devletin çöküşü engellenemiyordu.I přes zásah vlády Zastavuje se odlesňování naší planety?
Ancak bu olumlu hava ilişkilerde bir gelişmeye yol açmadı.V příznivějším podnebí se jí nedaří.
Organizeleşmiş tarih öncesi kültürler günümüz Bulgaristan topraklarında Neolitik Çağ'da gelişmeye başlamıştır.Culturile preistorice au început să se dezvolte în Bulgaria de astăzi în neolitic.
Rusya'ya dönüş seyahati çok yavaş bir şekilde gelişmeye başladı.Arbitrajul Rusiei progresa foarte încet.
Yumurtadan çıkan larva postembriyonik olarak gelişmeye devam eder.Oul nutrit de protal se dezvoltă într-un embrion.
Onun yazıları demokratik gelişmeye yol göstericidir.Modul lor de a scrie era unul democratic.
Şehirde son dönemlerde diğer imalat sanayileri de gelişmeye başlamıştır.În acest timp începe să cunoască și alte persoane din mediul artistic.
Böylece Çin ekonomisi, gelişmeye devam etti.Kína gazdasága fejlődésnek indult.
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.A város a vasút megépítését követően kezdett gyarapodni.
Ayrıca bölgenin coğrafi koşullarından dolayı gelişmiş ve gelişmeye devam etmektedir.A hely kedvező természeti adottságai és klimatikus viszonyai miatt egyre fejlődött és terjeszkedett.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.Az ő ideje alatt a város fejlődésnek indult.
Daha sonra uçak tasarımları yavaş yavaş gelişmeye başladı.A gépek ettől kezdve fokozatosan erősödtek.
Jane ve Bingley’nin arkadaşlığı da gelişmeye devam etmektedir ve Jane Bingley’nin evine bir ziyarette bulunur.Jane és Bingley is egymásra talál, Mrs. Bennet nagy megelégedésére.
Bununla birlikte bu evrim bir ilerleme ya da gelişmeye işaret etmez.Eközben természetesen hangsúlyozta, hogy nem veti meg az egészséges fejlődést és a progressziót.
Bu hızlı gelişmeye sosyal yaşam da ayak uydurmuştur.A szociális intézkedéseknek gyorsan kell működniük.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Fejlesztése az 1920-as évekbe nyúlik vissza.
Albümün konsepti ve teması Aralık 2011'de gelişmeye başladı.Artpopin ajatus ja teema alkoivat muotoutua joulukuussa 2011.
Kentte sanayi 19. yüzyılda gelişmeye başladı.Kaupungin teollisuus kehittyi 1800-luvulla.