gelişmeler ile cümle
gelişmeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gramsci bu gelişmelerin içinde yer aldı.Gramsci setzte sich intensiv mit diesen Strömungen auseinander.
Tarım teknolojisinde gelişmeler sağlandı.Erschienen in agrartechnik.
Bu gelişmeler sadece kültürel planda değil aynı zamanda teknolojik plandadır da.Beeinflusst wurde diese Entwicklung nicht nur von technischen Änderungen, sondern auch auf kultureller Ebene.
Ardından gelen teknoloji ve patent gelişmeleri tanıtıldı.Der Vertrag sah zudem die Übertragung von Technologie und Patenten vor.
Bu gelişmelerde bölgenin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur.Dieses wirkte sich positiv auf die Entwicklung des Ortes aus.
Fakat bu modern fizikte daha ileri gelişmelerin olmadığı anlamına gelmez.Toutefois, cela ne signifie pas qu'il n'y a pas eu de développement ultérieur de la physique moderne.
Motorlarda sağlanan gelişmeler sonucunda bazı mühendisler buhar kazanının boyunu küçültmeye çalıştı.À la suite des progrès des motorisations, certains ingénieurs cherchent à réduire la taille de la chaudière.
Modern gelişmeler bölümü).La Construction Moderne).
Benzer gelişmeler Litvanya'da da gerçekleşti.Une évolution similaire s'est d'ailleurs produite en Wallonie.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Ceux-ci se terminent au début de l'été 2009.
Sonraki gelişmeler 1910'lu yıllarda limanı daha da geliştirdi.De même, cette année-là, on améliora le port qui atteignit sa meilleure période en 1910.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Ce traité n'entra jamais en vigueur, car il ne fut pas ratifié par le Sénat des États-Unis.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Cela a permis un développement économique plus rapide.
Bu dönemde Batının bilim ve teknik alandaki gelişmeleri sıkı bir şekilde takip edilemedi.À partir de cette période, recherche et innovations techniques vont progresser rapidement en Occident.
1990’lı yıllardan beri, UFO fenomeninin bir tür aldatmaca olmadığı yönünde gelişmeler olmaktadır.Depuis la fin des années 1990, on observe une sorte de démystification du phénomène ovni.
Öte yandan Mahone işe geri döner ve son gelişmeleri öğrenir.Heather arrive à son tour et apprend la triste nouvelle.
Bu gelişmeler üzerine takımın teknik direktörü Fabio Capello istifa etti ve Real Madrid ile anlaştı.Lors de l'intersaison, le club se sépare de Fabio Capello qui rejoint le Real Madrid.
Öncü Göçmen (Pioneer) Müzesi :Bu müze şehrin tarihinde gelişmeleri ve eski objeleri sergilemektedir.Pioneer Museum : musée qui retrace l'histoire de la ville au travers de différents et vieux objets.
Son yıllarda kültür mantarcılığı da önemli gelişmeler göstermektedir.Cette décennie connaît aussi d'importants progrès en matière de nutrition.
Bu gelişmeler Ümraniye'nin 1987'de ilçe yapılmasıyla sonuçlandı.Ce tableau est entré dans les collections nationales en 1987.
Fakat bu bir haftada büyük gelişmeler kaydedildi.Cet uniforme a connu de nombreuses évolutions au cours de l'histoire.
Gramsci bu gelişmelerin içinde yer aldı.Méphisto arrive sur ces entrefaites.
Mycale Muharebesi'nde de benzer gelişmeler yaşandı.Des questions similaires sont soulevées sur MySpace.
Bu sırada İtalya'da diplomatik gelişmeler hızlanıyordu.Cependant, une percée diplomatique fut réalisée en Italie.
Bakınız Du (2004)son gelişmeler ve referanslar için .First Steps (2004), une collection de mondes et d'aventures.
"Türkiye'de Anayasal Gelişmeler".Dix ans de transformation économique en Russie».
Aşağıdaki gelişmeler, ^1840'lı yıllarda meydana gelen futbol ile ilgili olan olaylardır.Ci-dessous figurent les événements relatifs à la Sociologie survenus au cours des années 1840.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Il est évident que cette période connaît de grands changements dans l'organisation politique des sociétés.
Örgütün amacı bilimsel gelişmelere yönelik uluslararası işbirliğini geliştirmek ve teşvik etmektir.Le but de l’association est de structurer et de développer la coopération transfrontalière.
Lojistik açısından da yapılan gelişmeler Vilvoorde için oldukça iyi oldu.Des villes telles que Lowell ont prospéré par ce biais.
Bu sanayiler 1950'li ve 1960'li yıllarda büyük gelişmeler göstermiştir.Les économistes ont étudié la croissance sur le long terme d'une façon étendue dans les années 1950 et 1960.
Kültür ve sanat alanındaki gelişmeler de dikkat çekiciydi.Les domaines de l'éducation et de la culture connaissent un développement intéressant.
Bu gelişmeler grubun geleceği için büyük işaratler taşıyor." dedi.Los objetos que hacen esto muestran signos de envejecimiento severo.
Bu alanda sürekli yeni girişimler ve gelişmeler olmaktadır.Espero ansioso nuevos procesos y nuevos desarrollos.
Katılımcılar, en son ürün ve gelişmelerini halka sunma fırsatı sunuyor.Ofrece a los expositores la oportunidad de presentar sus productos y desarrollos más modernos al público.
Bu iki keşif, denizcilik sektöründe gelmiş geçmiş en önemli gelişmeler olarak kabul edilmektedir.Ambas innovaciones siendo consideradas como las más importantes jamás hechas en el sector náutico.
Teknik gelişmelere uyum sağlamak.Se acepta la modernidad técnica.
Teknik gelişmeler sayesinde, saatlerin mekanizmalarınıda küçültmek imkânı doğdu.Su declive se debió al avance de los relojes mecánicos.
Fakat gelecekteki gelişmeler, yanılmış olduğunu ortaya koyacaktı.El destino le mostrará que estaba equivocado.
Bu gelişmelerin üstüne ligin köklü ekibi River Plate'e transfer oldu.Fue en este equipo donde marcó su único gol, contra la reserva de River Plate.
1990 sonrasında yaylacılıkta önemli gelişmeler oluşmuştur.Desde 1990 se han realizado grandes mejoras a la infraestructura.
Sistemlerden yararlanma ve verimlilik gelişmeleri çoğunlukla %10-20’lik bir fayda artışı sağlar.En ingeniería a veces es admisible prever un incremento 10-20% del rendimiento mediante mejoras en el diseño.
Bu, kariyerinde önemli gelişmeler getirdi.Esto desarrolló enormemente su carrera.
Riemannyen holonomi çalışması önemli bir dizi gelişmelere yol açmıştır.El estudio de holonomía Riemann ha dado lugar a una serie de acontecimientos importantes.
Son yillarda Tarımda büyük gelişmeler olmuştur.En los últimos la ciudad ha tenido un gran desarrollo.
Daha sonra bu gelişmeler 1911 Devrimine neden olacaktı.Esto fue de gran importancia para la Revolución de 1911.
Ama gelişmeler hakkında elde diğer hiçbir tarihsel bilgi bulunmamaktadır.Ningún dato nos permite pensar que haya tenido una evolución excepcional.
Ortaçağ boyunca Skara önemli gelişmelere sahne oldu.La edad media de los militantes evolucionó notablemente.
Bu dönemler belirlenirken sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik gelişmeler önemli rol oynamıştır.Se hicieron durante esta época importantes reformas políticas, eonómicas, sociales y legislativas.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Sin embargo, dicho tratado nunca entró en vigor al no ser aprobado por el Senado de los Estados Unidos.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Las situaciones de aprendizaje en línea también provocan un cambio en la percepción del profesor.
1905 yılında, Rus İmparatorluğu'nda sistematik olarak kullanılan yeni teknolojik gelişmeleri yarattı.En 1905, las autoridades imperiales rusas decidieron restaurarlo parcialmente.
Daha sonra bu gelişmeler 1911 Devrimine neden olacaktı.Ciò avrebbe portato più tardi alla rivoluzione del 1911.
Bu süre içinde Mısır'da ekonomik ve mimari gelişmeler yaşandı.Durante questo periodo l'immigrazione e l'espansione svedese continuarono.
Bu alanda gelişmeler yine de sürdürüldü.I progressi in questo campo sono comunque continui.
Benzer özellikler viral evrim, özellikle de bakteriyofajlar konusunda gelişmelere yardımcı olmaktadır.Studi analoghi hanno portato a progressi riguardo all'evoluzione dei virus, in particolare dei batteriofagi.
"Türkiye'de Anayasal Gelişmeler".Riforme pratiche in Germania."
Ancak, akışkanlarla ilgili esas gelişmeler Rönesans’tan sonra olmuştur.Più ricchi sono invece i ritrovamenti riferibili al periodo angioino.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.Ha inoltre modificato chirurgicamente anche il naso e le labbra.
Sosyalist gelişmelere destek verdi.Sostenne accesamente l'evoluzionismo.