gelişmeler ile cümle

gelişmeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gelişmeler aynı zamanda ABD'nin Vietnam Savaşı'na daha doğrudan bir biçimde katılmasına neden oldu.Denne udvikling motiverede USA's indtræden i Vietnamkrigen.
Bu gelişmeler Sovyet yönetimini gafil avlamıştır.Det betragtes som et skridt til beroligelse af sovjetledelsen.
Bilimsel gelişmeler 17. yüzyılın sonunda 18. yüzyılın başında büyük bir hız kazandı.Resten af landet oplevede en spirende fremgang i begyndelsen af 1700-tallet.
Oysa Charles Wood bu gelişmelerden bağımsız olarak 1741'de metali ayrıştırmıştı.Inden da havde Charles Wood uafhængigt af Ulloa formået at isolere platin i 1741.
Bu gelişmeler üzerine takımın teknik direktörü Fabio Capello istifa etti ve Real Madrid ile anlaştı.Derudover valgte træner Fabio Capello at sige sit job op og skifte til Real Madrid.
Bu, kariyerinde önemli gelişmeler getirdi.Det kom til at sætte dybe spor i hendes karriere.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Hood midlertidige udnævnelse blev aldrig bekræftet af Sydstaternes senat.
Modern gelişmeler bölümü).Lokaltidningen Växjö).
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Projektet vil være færdigt i slutningen af 2015.
Fakat bu bir haftada büyük gelişmeler kaydedildi.Gennem ugen var der der en lang række aktiviter.
Bütün bu gelişmeler üzerine, Amerikan Kongresi 6 Nisan 1917'de Almanya'ya savaş ilan etti.Den 6. april 1917 erklærede De Forenede Stater krig mod Tyskland.
Bu gelişmeler sadece batı ülkeleri ile sınırlı değildi.Bombningerne var ikke begrænset til Nordvietnam.
Havacılık Endüstrisi'ndeki gelişmeler, sosyalizm ve liberalizm akımları da yine bu dönemde gelişmeye başladı.Forbedrede samfærdselsforhold, turisme og en begyndende industrialisering vendte snart udviklingen.
1920'lerden itibaren bu alanda gelişmeler gösterildi.Han hadde allerede på 1920-tallet advart mot dette.
I. Dünya Savaşı Osmanlı'da kadının toplumdaki yeri açısından çeşitli gelişmelere sebep olmuştur.Den første verdenskrig førte til store endringer for samfunnet på Åland.
Tüm bu gelişmeler olmakta iken ateşkes yapılmamıştı ve tüm cephelerde yerel çatışmalar devam etmekteydi.I enkelte områder var det ikke våpenhvile i det hele tatt og det foregikk kamphandlinger over hele julen.
1990 sonrasında yaylacılıkta önemli gelişmeler oluşmuştur.Etter 1990 var det store forventninger om framgang.
Yaşanan gelişmeler üzerine Mübarek depresyona girmiştir.Har gjennom oppveksten vist depressive anlegg.
Bu gelişme adanın komşusu olan Saint Kitts adasındaki gelişmelerin tersidir.Dette prestegjeldet ligger på øya Saint Kitts.
Bu gelişmeler neticesinde daha sonra kendisinin ziyareti iptal edilmişti.Etter angrepet ble resten av besøket avlyst.
Bu gelişmeler SSCB'de ihtiyatla karşılandı.Denne prosessen ble fulgt med stor interesse av KKP.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Resultatet var store endringer i kommunestrukturen.
Yaklaşık yedi yıldır her salı günü dış politik gelişmeler üzerine köşe yazıyor.Organisasjonen utgir annenhver måned bladet Foreign Affairs.
Modern gelişmeler bölümü).Art Slektskap (evolusjon).
Diğer birçok genç fizikçi gibi, Rabi de Avrupa’daki önemli gelişmeleri yakından takip ediyordu.Seperti beberapa fisikawan muda lainnya, Rabi sangat akrab dengan peristiwa-peristiwa penting di Eropa.
Ancak, genetik alanlarda gelişmeler devam edince bu görüşler daha az savunulur olmaya başladılar.Namun karena bidang genetik terus berkembang, pandangan tersebut menjadi kurang mendasar.
1990ların teknolojik gelişmeleri sebebi ile, Formula 1 de yarışmanın maliyeti önemli ölçüde yükseldi.Karena kemajuan teknologi sejak 1990-an, biaya kompetisi Formula Satu juga meningkat.
Mimarideki, sanattaki ve teknolojideki çarpıcı gelişmeler Eski Krallık döneminde gerçekleşti.Kemajuan dalam bidang arsitektur, seni, dan teknologi dibuat pada masa Kerajaan Lama.
Bütün bu gelişmeler üzerine, Amerikan Kongresi 6 Nisan 1917'de Almanya'ya savaş ilan etti.Kongres memutuskan untuk menyatakan perang melawan Jerman pada tanggal 6 April 1917.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Perjanjian ini tidak pernah ditandatangani oleh Amerika Serikat.
Bu alanda gelişmeler yine de sürdürüldü.Pariwisata di wilayah ini terus dikembangkan.
Bu gelişmeler dergilerde çıkmış makalelere erişimi kolaylaştırmaktadır.Perubahan-perubahan tersebut memperburuk masalah dalam majalah.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.Pada saat yang sama, koordinasi bibir dan tungkai membaik.
Son gelişmeler lityum iyon kapasitörleri de içermektedir.Pengembangan mutakhir meliputi kapasitor litium-ion.
Bu arada İmparatorlukta da gelişmeler yaşanıyordu.Sejak saat itu perkembangan kekaisaran Inca terjadi.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Sehingga mendukung pertumbuhan ekonomi yang cukup baik pula.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Pembangunan dimulai pada akhir 2009.
Bu gelişmeler üzerine örgütün kuruluşu için çalışmalara başlandı.Oleh Karena itu pernah berkembang isu untuk menutup lembaga ini.
Bu nedenle, Kudüs ile ilgili tüm gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz." dedi.Kami mengawasi Suriah dengan amat hati-hati."
Bilimsel gelişmeler 17. yüzyılın sonunda 18. yüzyılın başında büyük bir hız kazandı.Keduanya memperdalam kemampuan ilmiah di akhir abad ke-18.
1900'lerdeki çeşitli gelişmeler pnömonisi olan kişilerde görülen sonuçları düzeltmiştir.Beberapa perkembangan pada 1900an meningkatkan hasil pengobatan untuk pasien pneumonia.
1974 yazında ada üzerindeki bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tek hakim konu oldu.Các sự kiện trong mùa hè năm 1974 là trọng tâm chính trị trên hòn đảo, cũng như quan hệ Hy Lạp-Thổ Nhĩ Kỳ.
Gelişmeleri için az miktarda proteine ihtiyaçları vardır.Nó đòi hỏi chế độ ăn ít protein.
Bu gelişmeler 1960'larda daha da iyi koşullar yarattı ve Sovyetler Birliği'nde yaşam kalitesi ABD'yi geçti.Những tiến bộ tiếp tục được thực hiện và vào năm 1960, tuổi thọ trung bình ở Liên Xô đã vượt qua cả Hoa Kỳ.
Daha sonra bu gelişmeler 1911 Devrimine neden olacaktı.Các xu hướng này sau đó đã dẫn đến cuộc Cách mạng Tân Hợi năm 1911.
Tüm bu gelişmeler dış basının da dikkatini çekti.Vụ rắc rối này đã thu hút chú ý của truyền thông nước ngoài.
Modern gelişmeler bölümü).Cơ sở giải tích hiện đại.
Ancak, akışkanlarla ilgili esas gelişmeler Rönesans’tan sonra olmuştur.Tuy nhiên, một giai đoạn biến động nội bộ ngắn lại xảy ra sau khi Ashur-Dan qua đơi.
Atıklar teknolojik ve sosyal gelişmelere bağlı olarak insani gelişme ile ilişkilidir.Rác liên quan trực tiếp tới sự phát triển của con người cả về công nghệ và xã hội.
Bağımsız geliştirme kuruluşları gelişmeleri yakından inceledi.Họ phát triển cùng với sự phát triển của nghề kiểm toán độc lập.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Các hợp đồng sẽ được thực hiện bắt đầu vào cuối năm 2009.
Fakat bu bir haftada büyük gelişmeler kaydedildi.Trong thời kỳ này, họ đã gặt hái được rất nhiều thành công.
Sonunda Bahri Memluklular bu gelişmeleri dürdurmaya karar verdiler.Cuối cùng, các thỏa hiệp chính tị đã ngăn cản điều này.
Türkiye'de ortaya çıkışı da bu alandaki gelişmelerle hemen hemen aynı döneme rastlar.Sau đó phát triển ở Ấn Độ theo những trình bày gần như giống nhau.
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.Sự kiện này phát triển thành công ở trong vùng.
Onun döneminde "hümanışzm" akımı önemli gelişmeler yaptı.Đến thời Tống, Nho giáo có sự phát triển đáng kể.
Bakınız Du (2004)son gelişmeler ve referanslar için .2004年 - 新しい認定プロセスと、ビジョン発表。
Benzer özellikler viral evrim, özellikle de bakteriyofajlar konusunda gelişmelere yardımcı olmaktadır.同様のことはウイルス、特にバクテリオファージの進化についても言える。
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.この復元は2009年初めには終了する予定である。
Sovyetler Birliği zamanında eğitim alanında büyük gelişmeler yaşanmıştır.教育分野での欧州連合の協力は、非常に進んでいる。

İlgili Sayfalar