gelişmek ile cümle
gelişmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Điều này cho thấy khái niệm các nước đang phát triển đang cực kì nghi ngại.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Dit laat zien dat het concept ontwikkelingslanden erg twijfelachtig is.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Isto mostra que o conceito de países em desenvolvimento é muito duvidoso.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Ja tämä osoittaa, että käsite kehitysmaista on erittäin arveluttava.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Mindez azt mutatja, hogy a fejlődő országok fogalma igencsak kétséges.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Og dette viser at begrebet "udviklingslande" er ekstremt tvivlsomt.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Şi aceasta arată că, conceptul ţărilor în curs de dezvoltare este extrem de îndoielnic.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.To ukazuje, že koncept Premýšľame o medzinárodnej pomoci ako o pomoci týchto ľuďom týmto.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.To ukazuje, že koncept Přemýšlíme o mezinárodní pomoci jako o pomoci těchto lidí těmto.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Und dies zeigt, dass das Konzept der Entwicklungsländer sehr zweifelhaft ist.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Y esto demuestra que el concepto de países en desarrollo es sumamente dudoso.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Και αυτό δειχνεί ότι η ιδέα των αναπτυσόμενων χωρών είναι εξαιρετικά αμφίβολη.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.И това показва, че схващането за развиващи се страни е изключително съмнително.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Це показує, що ідея країн, які розвиваються, вкрай сумнівна.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.Это доказывает, что концепция развивающихся стран очень сомнительна.
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.מקבלים כשני אחוזים. וזה מראה שהמושג של מדינות מתפתחות הוא מאוד מפוקפק. אנחנו חושבים על סיוע,
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.يأخذون حوالي اثنين في المائة. وهذا يوضح أن مفهوم الدول النامية مشكوك فيه. نحن نفكر في الإعانة، بحيث
Ve bu, gelişmekte olan ülkeler kavramının oldukça şüpheli olduğunu gösteriyor.非常に疑わしいことが分かります 援助について考えるとき 私たちは ここの人たちが ここの人たちを助けていると思っています しかし真ん中の
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.A tady tyto země byly rozvojové: byly v nich velké rodiny a žili relativně krátké životy.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.A tu tieto krajiny boli rozvojové: boli v nich veľké rodiny a žili relatívne krátke životy.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Dan ini adalah negara-negara berkembang: mereka punya keluarga yang besar dan umur yang relatif pendek.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Det här var utvecklingsländerna: de hade stora familjer och levde relativt korta liv.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.En dit waren de ontwikkelingslanden: zij hadden grote families en relatief korte levens.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.E questi erano i Paesi in via di sviluppo: famiglie molto grandi e vita relativamente breve.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Ezek pedig a fejlődő országok voltak: népes családokban éltek és viszonylag rövid életűek voltak.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Ja nämä olivat kehitysmaita: niissä oli suuret perheet ja suhteellisen lyhyt elinikä.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Şi acestea erau ţările în curs de dezvoltare: ele aveau familii mari şi aveau vieţi relativ scurte.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Tu były kraje rozwijające się: duże rodziny i stosunkowo krótkie życie.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Und dies waren die Entwicklungsländer: sie hatten große Familien und ein relativ kurzes Leben.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Và những nước này là những nước đang phát triển: họ có gia đình lớn và tuổi thọ tương đối ngắn.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Y estos eran los países en desarrollo: tenían familias numerosas y vidas relativamente cortas.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.Και αυτές ήταν οι αναπτυσσόμενες χώρες: είχαν μεγάλες οικογένειες και είχαν σχετικά σύντομη ζωή.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.А тези бяха развиващите се страни -- големи семейства и сравнително кратък живот.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.А це були країни, що розвиваються: вони мали великі сім'ї і відносно короткі життя.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler: Büyük aileleri ve nispeten kısa yaşam süreleri vardı.А это были развивающиеся страны: в них были большие семьи и относительно небольшая продолжительность жизни.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler:E estes eram os países em desenvolvimento: tinham famílias grandes e vidas relativamente curtas.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler:이 나라들은 개발도상국들이었습니다.
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler:Og disse var udviklingslandene:
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler:ואלה היו המדינות המתפתחות:
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler:وكانت هذه هي البلدان النامية
Ve bunlar da gelişmekte olan ülkeler:大家族で比較的短命でした
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.50年前に無かった約50種類の
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Cela ne concerne pas uniquement le Tiers-Monde, c'est partout.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Dat gebeurt niet alleen in de ontwikkelingslanden, ver weg, maar overal.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.E non solo nei lontani paesi in via di sviluppo, ma ovunque.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.És ez nem csak a messzi fejlődő világra igaz, hanem a világ minden részére.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.I nie mówię tylko o krajach rozwijających się, tak jest wszędzie.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.그런 곳은 이 선진국에서 멀리 떨어진 곳만이 아닌 세상 곳곳에 있습니다.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Não é só nos distantes países em desenvolvimento, é por todo o lado.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Och detta sker inte bara i utvecklingsländerna långt härifrån, utan överallt.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Og det er ikke kun i den fjerne udviklende verden; det er overalt.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Se ei tapahdu vain kaukaisissa kehitysmaissa vaan joka puolella.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Și asta nu e doar undeva departe, în țările sărace ale lumii, e peste tot.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.To se neděje jen někde daleko v rozvojových zemích, děje se to všude.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Y eso no sólo en el lejano mundo subdesarrollado, eso ocurre en todas partes.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.Και αυτό δεν συμβαίνει μόνο στον μακρινό αναπτυσσόμενο κόσμο, συμβαίνει παντού.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.И това съществува не само в далечния развиващ се свят, това се проявава навсякъде.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.И это не только в странах третьего мира, это везде так.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.І це не лише в далекому світі, що розвивається. Це всюди.
Ve bu sadece uzaktaki gelişmekte olan dünyada değil, her yerde.וזה לא רק בעולם השלישי הרחוק, זה בכל מקום.