gelişmek ile cümle

gelişmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Pentru că de la Washington la Eisenhower, este ceea ce găsim în lumea în curs de dezvoltare.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Perchè da Washington a Eisenhower è ciò che troviamo nei paesi in via di sviluppo.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Porque, entre Washington a Eisenhower, temos o que encontramos no mundo em desenvolvimento.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Porque lo que hubo entre Washington y Eisenhower es lo que encontramos en el mundo en desarrollo.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Pretože všetko od Washingtona po Eisenhowera, nájdeme v rozvojovom svete.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Protože období Washingtona až Eisenhowera odpovídá tomu, co označujeme za rozvojový svět.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Want Washington tot Eisenhower, dat is wat we aantreffen in de ontwikkelingslanden.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Διότι η περίοδος μεταξύ του Ουάσινγκτον και του Αϊζενχάουερ είναι αυτό που βλέπουμε στον αναπτυσσόμενο κόσμο.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Защото Вашингтон до Айзенхауър, е това, което намираме в развиващия се свят.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Потому что от Вашингтона до Эйзенхауэра страна была такой же "развивающейся".
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.Тому що період від Вашингтона до Ейзенгауера, це те, що ми бачимо в країнах, що розвиваються.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.מכיוון שמוושינגטון ועד לאייזנהאור - זה מה שאנו מוצאים בעולם המתפתח.
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.لانه من واشنطن حتى ايزنهاور كانت الولايات المتحدة كالعالم النامي الان
Çünkü Washington'dan Eisenhover'a gelişmekte olan dünyada gördüklerimiz.発展途上世界のようだったからです メイフラワー号から
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.A potom rozvojové krajiny zaviedli mydlo a vodu, očkovanie.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Các quốc gia đang phát triển đã bắt đầu sử dụng xà phòng, nước, vắc-xin.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Die Entwicklungsländer verwendeten Seife und Wasser, Impfungen.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.En daar gingen de ontwikkelingslanden zeep en water gebruiken, inentingen.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.I paesi in via di sviluppo hanno introdotto sapone e acqua, vaccinazioni.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.개발도상국들이 비누, 물, 백신 등을 도입하고
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Kraje rozwijające się wprowadziły mydło, wodę i szczepionki.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Lalu negara berkembang menggunakan sabun dan air, vaksinasi,
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Les pays en développement ont utilisé le savon et l'eau, la vaccination.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Rozvojové země začaly používat mýdlo a vodu, očkování.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Țările în curs de dezvoltare au început să folosească apa și săpunul, vaccinarea.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Και τότε οι αναπτυσσόμενες χώρες υιοθέτησαν σαπούνι και νερό, εμβόλια.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.И тогава развиващите се страни приложиха сапуна и водата, ваксинирането.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Развивающие страны начали использовать мыло и воду, вакцины.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.У країнах, що розвиваються, почали використовувати мило і воду, вакцини.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.הארצות המתפתחות החלו להשתמש בסבון, במים ובחיסונים.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.البلدان النامية عممت استعمال الماء والصابون والتطعيم
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.石けんと 水と ワクチンを手に入れます 家族計画を行うようになります
Ekonomik büyüme hacmi önümüzdeki 15 yıl için gelişen dünyanın gelişmekte olan ekonomilerinden gelecek.개발도상국의 부상하는 경제에서 올 것이라는 예상을 감안한다면
Ekonomik büyüme hacmi önümüzdeki 15 yıl için gelişen dünyanın gelişmekte olan ekonomilerinden gelecek.הצמיחה הכלכלית ב15 השנים הבאות תבוא מכלכלות עולות בעולם המתפתח,
Ekonomik büyüme hacmi önümüzdeki 15 yıl için gelişen dünyanın gelişmekte olan ekonomilerinden gelecek.من النموالاقتصادي على مدى السنوات ال 15 سيأتي من الاقتصادات الناشئة في العالم النامي،
Ekonomik büyüme hacmi önümüzdeki 15 yıl için gelişen dünyanın gelişmekte olan ekonomilerinden gelecek.新興国によるものなので この経済圏は容易に -
En önemli fikirler gelişmek için uzun zaman alırlar ve uzun bir zaman arka planda kullanılmayı beklerler.فأكثر الافكار المهمة تطلبت الكثير من الوقت لكي تنمو وتتطور داخل عقلنا إن الافكار الناجحة و المميزة بصورة ما
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Ale po tym stwierdzeniu przechodzimy do tego co nazywam "ideami w toku".
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Das vorrausgeschickt, kommen wir zu dem, was ich Ideen in der Entwicklung nenne.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Ma avendo detto ciò, arriviamo a quelle che chiamo idee in avanzamento.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Met dat gezegd komen we bij de ideeën in ontwikkeling.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Nhưng phải nói là, chúng ta đi đến những gì mà tôi gọi là ý tưởng trong giai đoạn phát triển.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Nyní se ale dostáváme k tomu, co označuji jako myšlenky uplatňované.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Pero dicho esto pasamos a lo que denomino ideas en curso.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Setelah membahas semua itu, sekarang kita tiba pada apa yang saya sebut sebagai ide yang sedang berjalan.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.Но като казвам това, стигаме до онова, което наричам идеи в напредък.
Fakat bunu söyleyerek, Gelişmekte olan fikirler dedigim düşünceye geldik.После всего перечисленного, мы подходим, наконец, к "работающим" идеям.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Aber mein Nachbar kennt nur zwei Arten von Ländern - Industrie- und Entwicklungsländer.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Ale mój sąsiad zna tylko dwa rodzaje krajów - uprzemysłowione i rozwijające się.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Ale môj sused pozná iba dva druhy krajín -- vyspelé a rozvojové.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Ale můj soused zná jenom dva druhy zemí - průmyslové a rozvojové.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Dar vecinul meu stie doar doua feluri de tari - industrializate si in dezvoltare.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.De a szomszédom csak kétféle országot ismer: a fejlettet és fejlődőt.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.하지만 제 이웃은 두가지 종류의 나라밖에 모릅니다. 산업국가와 개발도상국.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Maar mijn buurman kent maar twee soorten landen - geïndustrialiseerde en ontwikkelende.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Ma il mio vicino conosce solo due tipi di nazioni: sviluppate ed in via di sviluppo.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Mais mon voisin ne connaît que deux sortes de pays -- industrialisé et en développement.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Mas o meu vizinho só conhece 2 tipos de países — Industrializados e em desenvolvimento.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Men min granne kan bara två slags länder -- industriländer och utvecklingsländer.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.Namun tetangga saya hanya tahu dua jenis negara -- Negara maju dan berkembang.
İlgili Sayfalar