gelişir ile cümle

gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.Symptomene utvikler seg som regel langsomt over år.
Ardından birçok komik olay gelişir.En rekke komiske situasjoner oppstår.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Forholdet ender tragisk.
Wartortle gelişirse Blastoise olur.Squirtle utvikler seg til Wartortle og Blastoise.
Bununla birlikte Valensiya gelişirken Saguntum geriledi.Til tross for det forble Valencia-veien åpen.
Hastalık yavaş gelişir ve kronik karakterlidir.Sykdommen er arvelig og kronisk.
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.Her blir han satt til å jobbe sammen med stjernereporteren Lois Lane, og blir umiddelbart forelsket.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.Segera setelah itu, kemampuan Frank meningkat dan ia bahkan meniru seorang pilot maskapai penerbangan.
Kan şekeri seviyeleri çok düşerse, hipoglisemi adı verilen potansiyel olarak ölümcül bir durum gelişir.Bila level gula darah menurun terlalu rendah, berkembanglah kondisi yang bisa fatal yang disebut hipoglikemia.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.Setelah setahun, kemampuan anak gajah untuk mengurus, minum dan makan sendiri sudah berkembang sepenuhnya.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Tanpa pengobatan, ketiga dari orang yang terinfeksi berkembang ke penyakit tersier.
Bu Yoga uygulamaları sırasında kendiliğinden gelişir.Isyarat ini juga dilakukan oleh praktisi yoga.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Hidup mereka berakhir secara tragis.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Reaksi alergi jarang terjadi.
Ardından birçok komik olay gelişir.Setelah beberapa lama, banyak cerita bermunculan.
Macera bu şekilde gelişir.Sự linh ứng đã hiển hiện ra như vậy đó.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)Loài này được (Schweick.)
Nöbetler ortalama günaşırı gelişir.Dịch vụ: Dịch vụ ở Yên Bái phát triển tầm trung bình.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.Frank lại nhớ cái thời làm phi công của mình.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Phản ứng dị ứng nặng là rất hiếm.
Olaylar hemen hemen plânlandığı gibi gelişir.Mọi việc được tiến hành đúng như kế hoạch.
Her şey çok hızlı gelişir.Mọi việc diễn ra rất nhanh.
1986'dan 2000'e, CPU hızı yıllık %55'lik bir hızla gelişirken hafıza hızı %10'luk bir gelişme göstermiştir.1986年から2000年まで、CPUの性能向上は年率平均で55%であったのに対して、メモリの性能向上は年率平均で10%ほどであった。
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.但し入り口は眷者にしか見つけられず入る事が許されるのも眷者だけである。
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)略称はさく通(さくつう)。
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.アレルギー反応が稀に発生する。
Annelik duygusu gelişir.シママの進化形。
En sonunda büyük bir soygun yapmak ister ve olaylar gelişir.ただの屋台盗難事件だと思われたがのちに大事件に発展する。
Gücü artar ve vücudu geçici olarak gelişir.力もついたし体も大きくなっています。
Olaylar bu şekilde gelişir.そんな中で起きる事件。
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.嚴重的過敏反應則是罕見的。
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)《所有事情都會好起來!(英语:Everything Will Be Fine!
Bu tip denge dışı aşırı soğuk plazmalar bu şekilde hızla gelişir ve birçok ilginç olay sergiler.此類非平衡超冷等離子體會快速地演變,並展現出各種有趣的現象。
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.士大夫侧目屏息,不肖者奔走其门,行贿者络绎不绝。
Olaylar bu konu üzerinde gelişir.事情正在朝好的方向發展。
Olaylar traji - komik anlatımla gelişir.氹——哄笑的意思,做一些事令人開心的行為。
Fren sistemi ve direksiyon sistemi oldukça gelişir.車燈和傳動系統都有所改良。
Hastaneye müracaatı zorunlu kılan bir tablo gelişir.醫院內多處設置患者創作的藝術品。
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.심각한 알레르기 반응은 드문 편이다.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.이뿐만 아니라 해양오염또한 그들에게 영향을 끼치고 있으며, 그물에 걸려서 익사하는 경우도 많다.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)“もう大丈夫\(^o^)/” (일본어).
Çiçekler erken gelişir.꽃은 매우 이른 초봄에 핀다.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.기계 산업이 잘 발달해있다.
Hızlı büyüyen bitkiler, tohumlama aşamasından45 gün sonra hasada hazır hale gelecek kadar gelişir.הצמחים גדלים במהירות ותוך 45 ימים מתאריך הזריעה ניתן לקצור אותם.
En sonunda büyük bir soygun yapmak ister ve olaylar gelişir.צ'ארלי מתכנן את השוד לפרטים והשוד מוכתר כהצלחה.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.אצל שליש מן החולים המחלה הופכת גרורתית.
Aldatılmayı bir türlü kabullenemez ve olaylar gelişir.החיים מסוכנים ודברים רעים קורים.
Ailelerinin çocuklarının gerçek durumlarını öğrenmesi üzerine olaylar gelişir.שם מתגלה לילדים האמת על הוריהם.
Hastaların yaklaşık % 2'siinde cerrahi sonrası diabetes mellitus gelişir.כ-2% מהחולים מפתחים סוכרת מסוג 1 לאחר הניתוח.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Оплакванията се драматизират.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Около 10% от хората с хиперурикемия развиват подагра в някакъв момент от живота си.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Индустрията на страната се развива с бързи темпове.
Olaylar, gördüğü rüyalar gerçeği ve hatta geçmişi değiştiren bir karakterin etrafnda gelişir.Сюжетът се гради около персонаж, чиито сънища променят действителността.
Yeni doğan yavrular kör, korumasız ve annelerine çok bağımlıdır, ama kısa süre içinde gelişirler.Новоизлюпените са слепи, голи, безпомощни и майка им ги храни на всеки час, денонощно.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Проявите на лошо възпитание са изключително редки.
Larvalar meyveler içinde beslenerek 4-5 haftada gelişirler.Ежедневно трябва да се консумират зърнени храни и 4 – 5 плода.
Kolay büyür ama yavaş gelişir.Те ще се възпроизвеждат, но много бавно.
Olaylar hemen hemen plânlandığı gibi gelişir.На първо време нещата изглежда се случват по план.
Bilim gelişirse bu tür sorunları çözebileceğiz.Ако науката се развие, този тип въпроси ще могат да се разнищят.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.Prijevare se s vremenom sve manje isplate pa se Frank počinje predstavljati kao pilot.

İlgili Sayfalar