gelişir ile cümle

gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.Протягом першого сезону Кларк отримує роботу в Daily Planet і зустрічає Лоїс Лейн.
Bu ortamda dericilik gelişirken çevreye yerleşenlerin sayısı da her geçen gün biraz daha çoğalıyordu.З кожним днем, навколо комплексу, збиралося все більше й більше людей.
Kesenin içinde, beslenebilen yavru hızla gelişir.В сумці дитинчата розвиваються досить швидко.
Zigotun mayoz bölünmesi ile oluşan sporlardan da yeni su yosunu gelişir.На водосховищі Нове Млини (Nové Mlýny) розвиваються водні види спорту.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Bez léčby se terciární stádium vyvine u třetiny nakažených osob.
Macera bu şekilde gelişir.Tímto způsobem je projekce.
Bunun sonucunda geri dönüşümü olmayan bağırsak nekrozları gelişir.Všechno, co tomu neodpovídá nás rozvíří.
Pratik yaparlarken karakterler arasındaki ilişkiler gelişir.V našich vztazích se snažíme být dokonalými.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.Zanedlouho se stane mnohem smělejším a dokonce předstírá, že je pilot aerolinek.
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.Zde začne pracovat jako reportér v novinách Daily Planet, kde se také seznámí se svou kolegyní Lois Laneovou.
Gençken dalsı olan boynuzları 3 yaşından sonra kürek boynuz olarak gelişir.Po vylíhnutí mladé hlístice prochází třemi stupni vývoje, poté jsou pohlavně dospělé.
Bu alerji türünde doğrudan lateks maddesi içindeki proteinlere karşı alerji gelişir.Tyto alternativní materiály jsou užitečné pro ty, kteří mají alergie na latex.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Sdílení aut se rozvíjí.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Fără tratament, o treime din persoanele infectate ajung la stadiul terțiar.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.După un an, abilitățile unui pui de a mânca, bea și hrăni singur sunt pe deplin dezvoltate.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Industria calculatoarelor este în creștere rapidă.
Hastalık yavaş gelişir ve kronik karakterlidir.Evoluția bolii este cronică, lentă.
Atrofik tipte görme kaybı yıllar içerisinde gelişir.Insuficiența renală cronică se dezvoltă pe parcursul mai multor ani.
Bu koleksiyon daha sonraki dönemde bağış ve yeni satın alımlarla gelişir.În anii următori colecția s-a îmbogățit simțitor atât prin donații cât și prin noi achiziții.
Olaylar çok farklı gelişir.Succesul lor variază foarte mult.
Genç kayınlar yarı gölge olan yerleri tercih eder ve bol güneşli yerlerde zayıf olarak gelişirler.Hipopotamilor le plac apele puțin adânci în care pot dormi scufundați doar pe jumătate.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Aproximativ 10% dintre oameni dezvoltă boala într-un anumit punct al vieții lor.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Kezelés nélkül a fertőzött betegek harmadánál kialakul a harmadlagos betegség.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Az erős allergiás reakció ritka.
Gaga kullanım dolayısıyla aşınır ve kuşun hayatı boyunca devamlı olarak gelişir.A csőr a használat során állandóan kopik, így a madár egész élete során nő.
Larvalar meyveler içinde beslenerek 4-5 haftada gelişirler.Lassú tűzön főzzük a húst 4-5 órán keresztül.
Oyun odasında çocuğa yaşatılan deneyim şu şekilde gelişir: Anne ve çocuk gözlem odasına alınır.A gyermek a következő helyzeteket éli meg: A szülőt és a csecsemőt bevezetik a kísérleti szobába.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Hogyan fejlődhetünk általuk?
(Bu olay mangada farklı gelişir.(Hozzáállása élesen különbözik pl.
Yarı gölge ve güneşli alanlarda iyi gelişir.Napon és árnyékban egyaránt jól fejlődik.
Olaylar çok farklı gelişir.Itt az előfordulás sokkal változatosabb.
Annelik duygusu gelişir.A szellem fejlődéstörvénye.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Az építőipar gyorsan bővül.
Bu anayasa kuralları sürekli olarak gelişirdi.Folyamatosan fejlesztették a kerettörténetet.
Olaylar gelişir.Kehitys kehittyy.
Çiçekler erken gelişir.Kukkien esilehdet varisevat varhain.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Allergisia reaktioita on harvoin.
Bu yapi çocukluk yıllarında gelişir.Sivuontelot kehittyvät lapsuuden aikana.
Empati sayesinde insan ilişkileri gelişir.Ihmissuhteiden onnistumiseen tarvitaan empatiaa.
Memelilerde embriyo anne karnında gelişir.Pyramidikyyn poikaset kehittyvät emon vatsassa.
Bu koleksiyon daha sonraki dönemde bağış ve yeni satın alımlarla gelişir.Osuuskassojen toiminta laajeni myöhemmin muihinkin lainoihin ja talletuksiin.
Daha sonra cedelî, ardından sofistâî ve nihayet en son burhanî metotlar gelişir.Kauden edetessä esim. pajupensaat yleistyivät, sitten vaivaiskoivut ja lopulta pitkät koivut.
Yarı gölge ve güneşli alanlarda iyi gelişir.Se viihtyy puolivarjossa ja auringossa.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Noin kolmasosalla hoitamattomista potilaista tauti kuitenkin etenee tertiaarivaiheeseen.
Olaylar böyle gelişirken, yönetim olağanüstü kongre kararı aldı.Perustuslain mukaisesti tämänkaltainen asia siirtyi liittopresidentin päätettäväksi.
Sonunda, iki ayrı fetüs gelişir.Τελικά, δύο ξεχωριστά έμβρυα αναπτύσσονται.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)Η ουσία αυτή μετά στεγνώνει (Εικ. 6).
Yönetici- çalışan arasındaki ilişkiler gelişir.Η σχέση συνεργασίας μεταξύ προπονητή και αρχηγού είναι καθοριστική.
Ürün/hizmet kalitesi gelişir.Παροχή προϊόντων και οι υπηρεσιών υψηλής ποιότητας.
Fren sistemi ve direksiyon sistemi oldukça gelişir.Και το αρσενικό γεννητικό σύστημα και το τραχειακό σύστημα είναι περισσότερα αναπτυγμένο.
Oyunlarda Chimchar Level 14'te Monferno'ya, Monferno ise Level 36'da Infernape'e gelişir.Chimchar udvikler sig til Monferno i level 14, og igen til Infernape i level 36.
Olaylar hemen hemen plânlandığı gibi gelişir.Selve kuppet går næsten som planlagt.
Oyun odasında çocuğa yaşatılan deneyim şu şekilde gelişir: Anne ve çocuk gözlem odasına alınır.Mere præcist oplever barnet følgende situationer: En forælder og et barn introduceres til forsøgslokalet.
Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir.I den embryoniske periode vil alle de større organsystemer blive dannet.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Man kan bruge en lille bid af plantens vækstpunkt.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.Der sker dog noget uventet..
Yumurtalar akarların vücur boşluğunda 18 C'de ve 145-150 günde gelişirler.Permanent snedække på 15-18 cm dannes i november og ligger i 145-150 dage.
En sonunda büyük bir soygun yapmak ister ve olaylar gelişir.Snart efter går det atter godt med plyndringerne, og deres håb stiger.
Shō (承): İkinci panel, ilk panelde yer alan hikâyenin temelleri üzerine gelişir.Shou: Det andet billede udvikler historien på grundlag af det første billedes historieetablering.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Hvordan gør man verden bedre?

İlgili Sayfalar