gelişir ile cümle

gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yeni doğan yavrular kör, korumasız ve annelerine çok bağımlıdır, ama kısa süre içinde gelişirler.تفقس الفراخ عارية وعمياء وكلية الاعتماد على والديها، ولا ينمو لها زغب إلا بعد حين.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.As estrelas não possuem muita influência uma na outra, e essencialmente evoluem separadamente.
Shō (承): İkinci panel, ilk panelde yer alan hikâyenin temelleri üzerine gelişir.Shō: O segundo quadro se desenvolve a partir da base da história, apresentada no primeiro quadro.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Reacções alérgicas são raras.
Momo'ya şefkatle yaklaşır ve zamanla aralarında sıcak bir dostluk gelişir.Ao princípio tem problemas com Cristina, mas ao longo do tempo desenvolvesse-se uma linda e grande amizade.
Memelilerde embriyo anne karnında gelişir.O ovário começa a se desenvolver ainda na barriga da mãe.
Shō (承): İkinci panel, ilk panelde yer alan hikâyenin temelleri üzerine gelişir.Shō (承): het tweede paneel bouwt verder op de basis van het vorige paneel.
Ürün/hizmet kalitesi gelişir.Kwaliteitsverbetering in de dienstverlening.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Slechts hen stortte hij in het verderf, die hem trachtten te weerstreven.
İkinci gemide olaylar gelişir.Hierna in het tweede stadium is het schip aan het draaien.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.Onbegrijpelijke dingen beginnen te gebeuren.
Ertesi gün kendisini arayıp çıkma teklif eder ve olaylar gelişir.Hij gaat er de volgende dag heen en nodigt de stelletjes uit mee te gaan.
Sarah ve Charles arasındaki olayları ikinci son versiyonundakiyle benzer gelişir.De relatie van Jane en Charles loopt als een rode draad door het verhaal.
Çiçekler erken gelişir.Voorgetrokken planten bloeien vroeger.
Kangren gelişir ki buna da venöz kangren denir.Het Kanaat Farghana krijgt de naam Kanaat Kokand.
Sporlar, gametofit içinde sporlanarak gelişirler.De sporen groeien uit tot de gametofyten.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Het vervolg van het verhaal concentreert zich op de belevenissen van deze 2 personages.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Jonge bladeren ontwikkelen zich rond het groeipunt van de plant.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Ongeveer 10% van de mensen met hyperurikemie krijgt ergens in hun leven te maken met jicht.
Her şey çok hızlı gelişir.Nu gaat alles heel snel.
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.De tumor groeit in het algemeen zeer langzaam.
Çiçekler erken gelişir.Rośliny wcześnie kwitnące.
Olaylar hemen hemen plânlandığı gibi gelişir.Wydarzenia potoczyły się zgodnie z planem.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Rzadko obserwuje się skórne reakcje alergiczne.
Bu koleksiyon daha sonraki dönemde bağış ve yeni satın alımlarla gelişir.Kolekcja ta powiększała się następnie poprzez kolejne zakupy i darowizny.
Nöbetler ortalama günaşırı gelişir.Rozwój zarodkowy trwa przeciętnie ok.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.Gwiazdy leżą dość daleko od siebie i nie są ze sobą związane.
Sporlar, gametofit içinde sporlanarak gelişirler.Zarodniki kiełkują w gametofity.
Ardından birçok komik olay gelişir.Dzięki niemu pojawia się wiele śmiesznych sytuacji.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Wtedy nastąpiło rozejście się linii ewolucyjnych tych dwóch gatunków.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Historia kończy się tragicznie.
Macera bu şekilde gelişir.Tak podchodzi do tej kwestii adhortacja.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Rozwinięty jest przemysł motoryzacyjny.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Nawet przy najlepszej opiece medycznej 1/3 chorych umierała.
Güneşli ve yarı gölge ortamlarda iyi gelişir.W suchym, pustynnym klimacie sprawdza się dobrze.
Ergenliğe normal çocuklardan daha erken ulaşabilir ve her dört kişiden birinde epilepsi gelişir.Zdarzają się przypadki przedwczesnego pokwitania, a u jednej czwartej pacjentów dochodzi do rozwoju padaczki.
Macera bu şekilde gelişir.Adventure sådan.
Çiçekler erken gelişir.Blomningen är tidig.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Hur skulle ett sådant universum vara beskaffat?
Günümüz Sahel bölgesinde bir Afrika kültürü gelişir.För tillfället anlägger man en afrikansk savann.
Ana olaylar Cleveland Brown'ın çevresinde gelişir.I omgivningarna runt Cleveland växer i huvudsak blandskog.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Efter det började flygindustrin utvecklas i snabb takt.
Genç kayınlar yarı gölge olan yerleri tercih eder ve bol güneşli yerlerde zayıf olarak gelişirler.Mindre träd som trivs i halvskugga.
Yunan mitolojisine göre Eros, ancak Anteros'un yanındayken gelişir.I den grekiska mytologin motsvaras han av Eros.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Utan behandling utvecklar en tredjedel av de drabbade tertiär syfilis.
Bu reaksiyonlar tillakoid membranda geçer ve yavaş olarak gelişirler.Viruset ligger latent i kroppen och replikerar långsamt.
Böylece öğrencinin bilinci, hayal gücü ve öğrenme dürtüsü deneyimi gelişir.Utbildningen ska därför utveckla elevernas kreativitet och initiativförmåga.
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.Зазвичай розвиток симптомів йде повільно, роками.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Усі події описуються довкола цих двох осіб.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Швидкими темпами розвивається промисловість.
Macera bu şekilde gelişir.Насіння пророщують таким чином.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.Все обертається досить неочікувано.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Приблизно у 10 % людей з гіперурикемією виникає подагра у певний момент життя.
Uygun yerlerde hızlı gelişir.Добре розвивається в затінених місцях.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)Obec Bodza. (словац.)
Kolay büyür ama yavaş gelişir.Вони легко утворюються, але ростуть повільно.
Olaylar trajik bir halde gelişir.А події розвивалися драматично.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Тяжкі шкірні реакції виникають надзвичайно рідко.
İkinci gemide olaylar gelişir.Наступні кораблі ще будуються.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Як досягається подібний ефект?

İlgili Sayfalar