gelişir ile cümle
gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.La suite des événements va rapprocher ces deux personnages.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Comment faire pousser une planète ?
Uygun yerlerde hızlı gelişir.Elles poussent rapidement dans de bonnes conditions.
En sonunda büyük bir soygun yapmak ister ve olaylar gelişir.Il se livre à de nombreux pillages et remporte quelques succès.
Olaylar böyle gelişirken, yönetim olağanüstü kongre kararı aldı.Lorsque la situation l'exige, le président convoque une réunion extraordinaire du Conseil européen.
Plazmanın birlikte dönmesi aylarla olan komşuluğundan dolayı yavaşladığından bunlar gelişirler.L'apparition de ces spots est due au fait que la co-rotation du plasma est ralentie au voisinage des lunes.
Günümüz Sahel bölgesinde bir Afrika kültürü gelişir.Una cultura africana se desarrolla en la actual región del Sahel.
Çiçekler erken gelişir.La floración es precoz.
Hastalık yavaş gelişir ve kronik karakterlidir.El curso de la enfermedad es crónico y progresivo.
Kolay büyür ama yavaş gelişir.De crecimiento lento, pero que crece con facilidad.
Bütün olaylar George etrafında gelişir.Y todo el crédito a George.
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.Los síntomas se presentan generalmente de forma gradual durante años.
Ailelerinin çocuklarının gerçek durumlarını öğrenmesi üzerine olaylar gelişir.Ustedes probablemente sabrán las circunstancias en las que nuestros hijos crecen.
Cıngıl Nuri’nin çıkagelmesi, karısının ortadan kaybolması gibi yeni tuhaf olaylar gelişir.Según Nicky, cuando llegó, algo extraño le pasó a su cuerpo.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Ejemplo hipotético: 10% de los habitantes de este pueblo tendrá un resfriado en algún momento durante su vida.
Embriyolojik olarak çekümden gelişir.Se desarrolla embriológicamente a partir del ciego.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.Las estrellas no tienen efecto entre ellas, lo que hace que estas evolucionen separadamente.
Olaylar trajik bir halde gelişir.A veces estos terminan de forma trágica.
Genç kayınlar yarı gölge olan yerleri tercih eder ve bol güneşli yerlerde zayıf olarak gelişirler.Las plantas jóvenes requieren una media sombra, mientras que las adultas deben situarse a pleno sol.
Anne karnında el ve ayak yapıları gelişirken parmaklar önce yapışık durumdadır.Cuando las manos y los estómagos entran en acción, los rostros llegan a desaparecer.
Bu pullardan uzun ve ince rizoidler gelişir.Hay que cortar siempre los largos y rígidos chupones que produce.
İkinci gemide olaylar gelişir.Las naves se acoplaron en el segundo intento.
Bazen de sekonder bakteriyel enfeksiyonlardan dolayı pnömoni gelişir.En algunos casos se presenta neumonía como consecuencia de infecciones bacterianas secundarias.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Senza trattamento, un terzo delle persone infette sviluppano la malattia terziaria.
Çiçekler erken gelişir.In genere i fiori sono precoci.
Gaga kullanım dolayısıyla aşınır ve kuşun hayatı boyunca devamlı olarak gelişir.Il becco si logora con l'uso, così cresce per tutta la vita dell'uccello.
Belirtiler tipik olarak çok kısa bir süre içinde gelişir.I sintomi si sviluppano tipicamente in un breve periodo di tempo.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Ma le cose volgono al tragico.
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.Dopo essersi laureato in giornalismo, Clark fu assunto dal Daily Planet, dove incontrò Lois Lane.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.Ma le cose andranno in modo imprevisto.
Shō (承): İkinci panel, ilk panelde yer alan hikâyenin temelleri üzerine gelişir.Shō (承?) - La seconda vignetta sviluppa la storia sulle premesse della prima.
Bu yapi çocukluk yıllarında gelişir.Si sviluppa nell'infanzia.
Yavru yavaş gelişir ancak üç ilâ dört yaşına giren kartalların yetişkin tüyleri çıkar.La specie indossa il piumaggio tipico degli adulti solo a partire dal terzo anno di età.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Come nasce una moda?
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Дальнейшие события развиваются вокруг этих четырёх персонажей.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.События начинают развиваться непредсказуемо.
Güneşli, rüzgar almayan yerlerde iyi gelişir.Хорошо растёт на солнечных, безветренных местах.
Çiçekler erken gelişir.Зацветают очень рано.
Olaylar gelişir.Дела улучшаются.
Bu koleksiyon daha sonraki dönemde bağış ve yeni satın alımlarla gelişir.Постепенно коллекция стала прирастать за счёт новых приобретений и подарков.
Cıngıl Nuri’nin çıkagelmesi, karısının ortadan kaybolması gibi yeni tuhaf olaylar gelişir.Проснувшись, Реджи видит, что с его новой подругой происходит что-то странное.
Ardından birçok komik olay gelişir.В дальнейшем происходит головокружительное развитие многочисленных событий.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Свод их обрушился, и остались только одни столбы.
Bu saf yürekli posta dağıtıcısıyla yazar arasında zamanla sıcak bir dostluk gelişir.С этого времени писателя и издателя связала крепкая дружба.
Paurometabol başkalaşım: Kanatlar adım adım gelişir.Силы: Стоп-Крылья: его крылья останавливают время.
Annelik duygusu gelişir.Развит родительский инстинкт.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)Then, This Happened. (англ.)
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.В течение первого сезона Кларк получает работу в «Daily Planet» и встречает Лоис Лэйн.
Sıcaklık sıcak uca uygulandığında Eşitlik(7) ye göre sıcak uçta bir basınç gelişir.Когда тепло подается к горячему концу давление создается на горячем конце в соответствии с уравнением (7).
Sporlar, gametofit içinde sporlanarak gelişirler.Распределение спортсменов происходит через процедуру драфта.
Hastalık genelde hastanın geçmişinde yaşadığı istismarlardan etkilenerek gelişir.В начале эпизода, как правило, показаны события, которые предшествуют проявлению симптомов у пациента.
Çoğunlukla bebek daha 6 aylıkken birdenbire başlayan ağır kansızlık sonucu kalp yetmezliği gelişir.Обычно сразу после рождения или в первые 6 мес. жизни проявляется поражение головного мозга.
Kanama şiddetli divertikülozisi olanların %15'te gelişir.В 15 % случаев развивается тяжелое нарушение функции суставов.
Kolay büyür ama yavaş gelişir.Вырастить его легко, хотя растёт медленно.
Bazen, "durgun ark" (dinamik aurora) meydana gelir; aslında sürekli gelişir ve değişir.في أحيان أخرى ("الشفق النشط")، فإنها تتطور وتتغير باستمرار.
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.وعادة ما تتطور الأعراض تدريجيا على مدى سنوات.
Olaylar traji - komik anlatımla gelişir.النكتة السنانير -- أخبر قصة مضحكة أو نكتة.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.ولم يكن ينفع هؤلاء إلا القتال، فقاتلهم المنصور حتى قضى عليهم جميعًا بالكوفة.
Çok hızlı gelişir ve gebeliğin 9. haftasında yan ventiküllerin %75'ini kaplamıştır.وهي تتميز بإنتاج سريع للضوء وبنسبة 80 % خلال زمن 25 نانو ثانية.
Larva meyve içinde beslenerek gelişir.يسرع في عمليات نضج الثمار.