gelişir ile cümle

gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve dağılımlar gelişir.And those distributions grow.
Kavrama yetiniz gelişir, yaratıcılığınız gelişir, enerji seviyeniz yükselir.Your intelligence rises, your creativity rises, your energy levels rise.
Bunlar zamanla daha da gelişirler.These will get more developed over time.
Gelişimsel olarak, bu iki durum da aynı şekilde gelişir.Developmentally, these two conditions develop in exactly the same way.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.The brain develops in response to experience and to stimulation.
Ve yavaş yavaş, olayları anlamanızı sağlayan bir teori gelişirAnd then you slowly build up a theory of how this stuff works.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.We all develop over time.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Where there is no conflict, trade flourishes.
Mim gelişirse, kanunlarımız, değerlerimiz, toplumumuz hepsi dönüşür.If the meme prospers, our laws, our norms, our society, they all transform.
Kendilerine saygıları böyle böyle gelişir.And that's how they develop self-esteem.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.By the blessing of the upright the city is exalted: but it is overthrown by the mouth of the wicked.
Olaylar, gördüğü rüyalar gerçeği ve hatta geçmişi değiştiren bir karakterin etrafnda gelişir.The plot revolves around a character whose dreams alter reality, including past events.
Sıcaklık sıcak uca uygulandığında Eşitlik(7) ye göre sıcak uçta bir basınç gelişir.When heat is applied to the hot end a pressure builds up at the hot end according to Eq.(7).
Bir çok RNA virüsü sitoplazmada gelişirken, bir çok DNA virüsü çekirdeğe bağlanır.[1] "Most DNA viruses assemble in the nucleus while most RNA viruses develop solely in cytoplasm.[1] "
Jean Piaget'e göre, düşünme çocukluktan genç yetişkinliğe kadar 4 aşamada gelişir.According to Jean Piaget, thinking develops in 4 stages from childhood to young adulthood.
Prediabet, vücut insüline karşı direnç kazandığında veya insülini kullanamadığı zaman gelişir.Prediabetes develops when the body becomes insulin resistant or unable to use insulin.[9]
Hastaların yaklaşık % 2'siinde cerrahi sonrası diabetes mellitus gelişir.About 2% of patients develop diabetes mellitus after their surgery.
Yüz kasları ikinci faringeal arktan gelişir.The facial muscles are derived from the second branchial/pharyngeal arch.
Bu hasar normal siliyer arıtımı engeller ve sıklıkla ikincil enfeksiyonlar gelişir.This damage impedes normal ciliary clearance and often secondary infections develop.
Hipotansiyon gelişir ve hızla septik şoka yol açar.Low blood pressure (hypotension) develops and rapidly leads to septic shock.
Olgunlaştıkça güçlü menekşe ve deri tonları gelişir.Strong tones of violet and leather develop as it matures.
Su yollarında doğal olarak gelişir ve çok az bakım gerektirir.It flourishes naturally in waterways, and requires little if any care.
Çiçekler tek tek veya küçük kümeler halinde veya bazen sivri uçlu olarak gelişirler.Flowers are borne singly or in small clusters, or sometimes in spikes.
Meyveler Mayıs veya Sonbahar başında gelişir.Adventitious roots may form at leaf axils and fruit develops in May or early Fall.
Tohumlar tarlalarda, sınırlarda, yol kenarlarında ve açık ağaçlarda dağılır ve gelişir.The seeds disperse and thrive in fields, borders, roadsides and open woods.
Alüvyal fanlar ayrıca nemli iklimlerde de gelişir.Alluvial fans also develop in wetter climates.
Cantona ona hayatıyla ilgili tavsiyeler verir ve bu sayede Lily ile ilişkisi gelişir.His relationship with Lily improves dramatically.
Alas, önce eriyen su çöküntüyü doldururken sığ bir göl olarak gelişir.An alas first develops as a shallow lake as melt water fills the depression.
Bazı hastalarda parazitler beyinde yerleşip yumurta üretirse beyin hasarı gelişir.Some patients develop brain damage if parasites establish in the brain and produce eggs.
Osteoartrit tipik olarak ikincil olarak gelişir.[1]Osteoarthritis typically develops secondarily.[1]
Fouquieria splendens'in dikenleri yaprak saplarından gelişir.The spines of Fouquieria splendens develop from the leaf petioles.
Hemopnömotorakslı veya enfeksiyonlu olgularda daha sık fibrotoraks gelişir.Cases with hemopneumothorax or infection more often develop fibrothorax.
İnsanlar ve modern hayvanlar, bu çağın en son evrelerinde gelişir.Modern animals—including humans—evolve at the most recent phases of this eon.
Bu lezyonlar, genellikle cinsel organların sıcak ve nemli bölgelerinde ve perinede gelişir.They tend to develop in warm, moist sites of the genitals and perineum.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Sie liegen dem Substrat vollständig (resupinat) auf und sind fest mit diesem verwachsen.
Çiçekler erken gelişir.Sie blüht früh.
Olaylar çok farklı gelişir.Die Veranstaltungen sind sehr verschieden.
Bu olaylar gelişirken Eğitmen Rıza bir öneride bulunur.Für den Fall auftretender Schwierigkeiten war ein Ausbilder anwesend.
(Bu olay mangada farklı gelişir.(Es war eine neue Art von unerträglichem Schmerz für mich.
Olaylar gelişir.Alles entwickelt sich.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Allergische Reaktionen sind eher selten.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Die Dinge spitzen sich nun dramatisch zu.
Macera bu şekilde gelişir.Der Abenteuer wider Willen.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Ohne Therapie enden ca. 3 % der Krankheitsfälle tödlich.
En sonunda büyük bir soygun yapmak ister ve olaylar gelişir.Schließlich läuft alles nach Plan und der Diebstahl glückt.
Ana olaylar Cleveland Brown'ın çevresinde gelişir.Die Browns sind im Cleveland Browns Stadium beheimatet.
Bu bölgede deniz canlıları hidrotermal delikler etrafında gelişir.Die Fische leben dort in der Umgebung von Hydrothermalquellen.
Nöbetler ortalama günaşırı gelişir.Im Mittel-Acheuléen verbessert sich die Fundlage.
Down Sendromlu çocuklarda konuşma geç gelişir.Bei Kindern fällt eine retardierte Sprachentwicklung auf.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)Alles ist vorbei. (plista) (GS).
Böyle bir yer nasıl gelişir?Doch wo finde man eine solche Kraft?
Çiçekler erken gelişir.La floraison est précoce.
Olaylar bu karakterin çevresinde gelişir.L'histoire continue de se développer autour de son personnage.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Ces réactions allergiques sont peu courantes.
On yıl içerisinde Avrupa gelişir ve otomotiv sanayiini sağlamlaştırır.En dix ans, l'Europe développe et consolide son industrie automobile, à l'image de l'Allemagne.
İkinci gemide olaylar gelişir.Le 2e vaisseau est détruit.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.L'évolution est imprévisible.
Macera bu şekilde gelişir.L’aventure a commencé comme ça.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Le secteur de la production de véhicules est de plus en plus dynamique.
Olaylar traji - komik anlatımla gelişir.Article détaillé : histoire comique.

İlgili Sayfalar