gelişir ile cümle

gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Vampir efsaneleri Balkanlar'da gelişir.Legends of vampires flourish in the Balkans.
Çiçekler tomurcuklardan gelişir.Blossoms develop from buds.
Bilim gelişirse bu tür sorunları çözebileceğiz.If science makes progress, we'll be able to solve such problems.
İyi bir şarap gibi, o yaşla gelişir.Like a good wine, he improves with age.
Bir çocuk 13 ve 16 yaşları arasında hızla gelişir.A child develops rapidly between the ages of 13 and 16.
Hep aynı dizeleri çalarsan monotonluk gelişir.Monotony develops when you harp on the same string.
Oyun gelişirken, kahramanın gerçek motifleri netleşti.As the play develops, the real motives of the protagonist become clear.
Umarım İspanyolcam hızlıca gelişir.I hope my Spanish improves quickly.
Umarım Fransızcam hızla gelişir.I hope my French improves quickly.
Umarım benim Fransızcam çabuk gelişir.I hope my French improves quickly.
Kreoller pidginlerden gelişir.Creoles develop from pidgins.
Hemolitik anemi genelde gelişir.Hemolytic anemia usually develops.
Günümüz Sahel bölgesinde bir Afrika kültürü gelişir.An African culture develops across the current Sahel region.
Shō (承): İkinci panel, ilk panelde yer alan hikâyenin temelleri üzerine gelişir.Shō (承): The second panel develops upon the foundation of the story laid down in the first panel.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.The stars have no major effect on each other, and essentially evolve separately.
Hastaların yaklaşık % 2'siinde cerrahi sonrası diabetes mellitus gelişir.About 2% of patients develop diabetes mellitus after their surgery.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Any serious allergic reaction is rare.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Without treatment, a third of infected people develop tertiary disease.
Bazen, "durgun ark" (dinamik aurora) meydana gelir; aslında sürekli gelişir ve değişir.At some times, they form "quiet arcs"; at others, they evolve and change constantly.
Sıradan olayların tam detaylarını hatırlamak yerine, bir şema gelişir.Instead of remembering precise details about commonplace occurrences, a schema is developed.
(Bu olay mangada farklı gelişir.(This incident is subject to subtly different editing.
Sonunda, iki ayrı fetüs gelişir.Eventually, two separate fetuses develop.
Ailelerinin çocuklarının gerçek durumlarını öğrenmesi üzerine olaylar gelişir.Parents are involved in their children's learning situations.
Belirtiler tipik olarak çok kısa bir süre içinde gelişir.Symptoms typically develop over a short period of time.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.The story revolves around these two central characters.
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.Symptoms usually develop gradually over years.
Olaylar gelişir.Things improve.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.After a year, a calf's abilities to groom, drink, and feed itself are fully developed.
Kesenin içinde, beslenebilen yavru hızla gelişir.Inside the pouch, the nourished young develop quickly.
Erişkin denizyıldızı larvanın arka kısmından, emeçten uzak tarafta gelişir.The adult starfish develops only from the hind-part of the larva, away from the sucker.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.Soon, Frank's cons increase and he even impersonates an airline pilot.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.They lose Penfold and are unable to find him, so they carry on to the entry zone.
Fren sistemi ve direksiyon sistemi oldukça gelişir.The road system and drainage system is good.
Sanat kültürü, şüphesiz güçlü bir genel kültür üzerine gelişir.Bad culture drives out good culture.
Olaylar hemen hemen plânlandığı gibi gelişir.The battle goes almost as planned.
Uygun yerlerde hızlı gelişir.Growth is rapid under good conditions.
Olaylar, gördüğü rüyalar gerçeği ve hatta geçmişi değiştiren bir karakterin etrafnda gelişir.The plot revolves around a character whose dreams alter past and present reality.
Akrabalarını görmek için gittiği Londra’da damak zevki iyice gelişir.Her palate got better during her visits to her relatives in London.
Olaylar çok farklı gelişir.Events were to unfold quite differently.
Daha sonra cedelî, ardından sofistâî ve nihayet en son burhanî metotlar gelişir.These were the days of Shining Force and later on Final Fantasy Tactics. ...
Olaylar bu karakterin çevresinde gelişir.The story revolves around these characters.
Böyle bir yer nasıl gelişir?Where can you get a job like this?
Nehir kanalları arazinin eğimini takip ederek gelişir.They develop where the river channel follows the slope of the terrain.
Bu Yoga uygulamaları sırasında kendiliğinden gelişir.So this ego must be discarded through the practice of yoga.
Her şey bundan sonra gelişir. ^ (Slovakça)"Und jetzt geht's um Alles oder Nichts" (in German). kicker.de.
Kolay büyür ama yavaş gelişir.It would prove formidable but its development was slow.
Bazı keselilerin sabit bir kesesi varken, bazılarında sadece gebelik zamanında gelişir.Out of the keys that share a single string, only one may sound at a time.
Merkezdeki yaşlılardan Erich'le aralarında bir ilişki gelişir; adam kendisine evlenme teklif eder.There, she strikes up a relationship with an elderly man named Erich and he asks her to marry him.
Her gün onlara kabalıklarının ne fena olduğunu göstermek için gelişirim.Improve every day to prove their rudeness is lame.
Seksüel fonksiyonunuz gelişir.Your sexual function improves.
Her iki model de gelişir.Both models improve.
Ama, bazı ilişkiler de burada, Satsang'da gelişir.But, some relationships also, blossom here in satsang.
Eğer insanoğlu dünyadan yok olsaydı, 50 yıl içerisinde bütün yaşam kendini yeniler ve gelişirdi."If all human beings disappeared from the Earth, within 50 years all forms of life would flourish."
Görüyorsunuz, bir proje bir seri yaratıcı dizayn toplantısıyla gelişir.As you can see, a project evolves through a series of generations of design meetings.
Ve bana rağmen kılıcını gelişir.And flourishes his blade in spite of me.
Sıra gülümsemeye geldiğinde, gülümseme hafta ile iki buçuk ay arasında gelişir.As far as smiling, smiling develops between six weeks to two and a half months.
Ve belki hayatta hareketler öğrenme aracılığıyla gelişir.And perhaps in life, movements get better through learning.
Hatalarınızdan öğrenirsiniz ve devamlı gelişirsiniz.You learn from your mistakes, and you continuously improve.
Ve bunu daha hizli yaparsak, fikirlerimiz daha hizli gelisir.And the faster we do that, the faster our ideas evolve.
İnsanoğlu yok olursa, bildiğimiz gibi, yaşam gelişir."If human beings disappeared, life on Earth as we know it would flourish."

İlgili Sayfalar