gelişen ile cümle

gelişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlk defa mega şehirlerimiz oldu, 5 milyon ve üzerinde, gelişen Dünya'da bu gerçekleşti.הופיעו לראשונה ערי העל, 5 מיליונים או יותר, בעולם המתפתח.
İlk defa mega şehirlerimiz oldu, 5 milyon ve üzerinde, gelişen Dünya'da bu gerçekleşti.لقد برزت لديكم المدن الكبيرة لأول مرة، 5 مليون نسمة فما فوق، التي حدثت في العالم النامي.
İlk defa mega şehirlerimiz oldu, 5 milyon ve üzerinde, gelişen Dünya'da bu gerçekleşti.発展途上国に出現したのです そして今では典型的な46の
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.음악과 활기와 에너지와 열정과 힘의 메세지를 전하는
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.ובין הנוער המוזיקלי של אמריקה הלטינית,
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.والشباب الموسيقي الآتيني,
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.意味しており
Lütfen koku duyumuzun insanda gelişen ilk duyulardan biri olduğuna dikkat edin.후각은 인간이 처음으로 갖게 된 감각들 중 하나입니다. 우리가 이 감각을 처음 사용할 때는
Lütfen koku duyumuzun insanda gelişen ilk duyulardan biri olduğuna dikkat edin.Por favor, reparem que o olfato é um dos primeiros sentidos desenvolvidos no ser humano.
Lütfen koku duyumuzun insanda gelişen ilk duyulardan biri olduğuna dikkat edin.Tenete presente che il nostro senso dell'olfatto è uno dei primi sensi che si sviluppano nell'essere umano.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Au investit atât în el că-i foarte dificil ca ei să observe pieţe emergente.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Están tan hundidos en él, que es muy difícil para ellos el encontrar nuevos mercados emergentes.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Hanno già investito così tanto, che faticano a notare
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Họ bị chìm sâu trong đó, đến nỗi rất khó cho họ có thể nhận ra những thị trường mới nổi.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Ils ont déjà tellement investit dedans, que c'est très difficile pour eux de repérer des marchés émergeant.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Investiram tanto neles que lhes é muito difícil reconhecer novos mercados emergentes.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Jsou tím natolik nasáklí, že je pro ně velmi obtížné odhalit nově vznikající trhy.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.그 안에 깊이 빠져 있어서, 그러한 대기업을 끌어다가
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Topią w nich tak dużo, że trudno im wyczuć nowe rynki.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.Они настолько погрузились в это, что для них очень трудно заметить зарождающиеся новые рынки.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.הם כבר השקיעו כל כך הרבה בהן, שזה מאד קשה להם לזהות
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.و هم غارقون في ذلك بشدة و يكون من الصعب عليها لتحديد
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.新しい市場に飛び込めない 新しいマーケットは
Önemli bir özelliği de 4 milyar yıl boyunca... ...doğal seleksiyonla gelişen kompleks yaşam bütünü.그리고 개별적 생명이 자리잡은 본질은 자연이 선택을 통해 40억의 시간을 천천히 진화된 복잡성 입니다.
Önemli bir özelliği de 4 milyar yıl boyunca... ...doğal seleksiyonla gelişen kompleks yaşam bütünü.Une de ses caractéristiques est sa complexité... qui a mûri au cours de quatre milliards d'années d'évolution.
Onlar gerçekten hayatın gelişen akışıyla birdirler.El e totuna cu fluxul desfasurator al vietii (unfolding stream), curgerea in desfasurare
Onlar gerçekten hayatın gelişen akışıyla birdirler.Ellos son realmente uno con el desarrollo de la corriente de la vida
Onlar gerçekten hayatın gelişen akışıyla birdirler.Они едины с постоянно раскрывающимся потоком жизни.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.He ymmärsivät ihmisnarratiivin voiman ja että ihmisarvo muuttuu, kehittyy ja kasvaa.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.그들은 인간의 이야기의 힘과 우리가 인간에게 부여하는 가치인 변화, 진화와 성장을 이해하였습니다
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.Pochopili sílu lidského příběhu a hodnoty, které lidé uznávají jako proměnu, vývoj a růst.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.Они понимали: мощь человеческой истории, значение и ценность человечества меняются, развиваются и растут.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.Те са разбрали силата на човешкия опит и ценността на човека, който се променя, еволюира и развива.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.הם הבינו את הכוח של הנרטיב האנושי והערך שאנחנו נותנים לאנשים כמשתנים, מתפתחים וגדלים.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.فهموا قوة الأحداث البشرية والقيمة التي نعطيها للبشرية كالتغيير والتطور والنمو.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.人間の価値を 変化し 進化し 成長していくものと捉えていました しかし彼らはもっと根本的なことも 分かっていました
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Après lui, la contre-révolution post-moderne a suivi.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Depois dele, seguiu-se a contra-revolução pós-moderna.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Dopo di lui arrivò la controrivoluzione post-moderna.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.După el a urmat contra-revoluția post-modernistă.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Ihm folgte die postmoderne Gegenrevolution.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.이후엔 이를 탈피한 포스트-모더니즘이 대두되고,
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Luego llegó la contra revolución posmodernista.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Na hem volgde de postmoderne tegenrevolutie.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Po której nastąpiła post-modernistyczna kontrrewolucja.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Po ňom nasledoval postmodernistický protiúder.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Sau ông ấy là một cuộc phản cách mạng sau khi đổi mới.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Utána következett a poszt-modern ellenforradalom.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.Μετά από εκείνον ακολούθησε η αντίθετη μεταμοντερνιστική επανάσταση.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.А после уже пошёл контрреволюционный постмодерн.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.След него последва постмодерната контра-революция.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.אחריו באה מהפכת הנגד הפוסט-מודרנית.
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.ومن بعده في مرحلة الثورة المضادة للثورة الحديثة
Onu post-modernizme karşıt gelişen devrim takip etmiştir.ロバート・ヴェンチューリは"Less is bore" (質素なんて退屈)と唱え
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.E poi guardate le città che si sono evolute dopo le automobili, non è lo stesso tipo di schema.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Et puis on regarde les villes qui ont évolué après l'automobile et ce n'est pas ce genre de modèle.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.In steden die zich ontwikkelden na de auto zie je een ander patroon.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Keď sa potom pozrieme na mestá, ktoré sa rozvinuli po automobile, nenájdeme v nich takýto vzorec.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.반면에, 자동차 발명 이후에 생겨난 도시들은 파리의 구조와는 확연한 차이를 띕니다.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.Pero si nos fijamos en las ciudades que se desarrollaron después del automóvil, ese no es el tipo de patrón.

İlgili Sayfalar