geliş ile cümle

geliş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu türler, doğal seleksiyonun bir sonucu olarak hastalığa karşı direnç geliştirmiştir.This species has evolved resistance to the disease as a result of natural selection.
Tom bir geliştirici midir?Is Tom a developer?
Yapmanız gereken üçüncü şey bu yeteneği geliştireceğinizin farkına varmakThe third thing you have to do is develop this ability to notice.
Eğitim hemen hemen her zaman karakter geliştirmeyi ifade eder.Education almost always means character building.
Üretim süreci geliştirildi.The manufacturing process has been streamlined.
Gelişme kaydediyor musun?Are you making progress?
Dinozorların gelişimiyle çok ilgileniyorum.I'm very interested in the evolution of the dinosaurs.
Bu buraya ilk gelişin değil, değil mi?This isn't your first time here, is it?
Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılmanın eşiğindeki gelişmiş bir ülkedir.Today, Turkey is a developed nation on the verge of joining the European Union.
Sami ve Leyla romantik bir ilişki geliştirdiler.Sami and Layla developed a romantic relationship.
Gelişme kaydetmiyor musun?Aren't you making progress?
Gelişme kaydet miyormusun?Aren't you making progress?
Kuzey Avrupa'da yer alan Norveç çok gelişmiş bir ülkedir.Norway, located in Northern Europe, is a highly developed country.
Bu paskalya yumurtası geliştiricinin önceki oyunlarından birine atıf yapıyor.This easter egg is a reference to one of the developer's previous games.
Sezar onların gelişleri hakkında bilgilendirildi.Caesar was informed about their arrival.
İnsanlık daha da gelişiyor.Mankind is developing further.
Bazen arkadaşlar birbirleri için duygular geliştirebilirler.Sometimes friends can develop feelings for each other.
Tom'un tekniğini geliştirmek için gerçekten çalışması gerekiyor.Tom really needs to work on improving his technique.
Sen bir vücut geliştiricisisin, değil mi?You're a bodybuilder, aren't you?
Fransızcım yavaş yavaş gelişiyor.My French is gradually improving.
Fransızcan gelişti.Your French has improved.
Tom ve ben ayrı ayrı geliştik.Tom and I have grown apart.
Bu Tom'un Boston'a ilk gelişi.This is Tom's first time in Boston.
Tom, Boston'a her gelişinde beni her zaman ziyaret eder.Every time Tom comes to Boston, he always visits me.
Satrancımı geliştiriyorum.I'm getting better at chess.
Sami bir geliştirici olarak son derece başarılı oldu.Sami became enormously successful as a developer.
Sami ve Leyla'nın ilişkileri gelişti.Sami and Layla's relationship blossomed.
Sami, Leyla'nın geliş ve gidişini gördü.Sami saw Layla come and go.
Sami kendi dilini geliştirdi. Eşyalar için kendi sözleri vardı.Sami developed his own language. He had his own words for things.
Hem Sami hem de Leyla gelişiyorlardı.Sami and Layla were both evolving.
Sami ve Leyla'nın her ikisi de gelişiyorlar.Sami and Layla are both evolving.
Sami bir çocuk gelişimi uzmanıdır.Sami is a child development expert.
Brezilya gelişmekte olan bir ülkedir.Brazil is a developing country.
Arnold Schwarzenegger bir vücut geliştiriciydi.Arnold Schwarzenegger was a bodybuilder.
Onun Fransızcası gelişti.His French has improved.
Sami Arapça kelime bilgisini geliştirdi.Sami improved his Arabic vocabulary.
Yazılım sürekli gelişiyor.Software is constantly evolving.
Ağır kar yağışı Tom'un gelişini geciktirdi.Heavy snow delayed Tom's arrival.
Bence Tom'un Fransızcası çok gelişti.I think Tom's French has improved a lot.
Fransızca'm gelişiyor.My French is improving.
Tom'un fotografik belleği var ama asla onu geliştirmedi.Tom has a photographic memory but never developed it.
Günlük işe gidiş gelişiniz ne kadar sürüyor?How long is your daily commute?
Tom'un bu kişisel gelişim lakırdılarına karnı tok.Tom doesn't buy into any of this self-help stuff.
Bu konuda kendimi geliştirmek istiyorum.I want to get better at doing this.
Pratik yaparsam sadece geliştirebilirim.I can only improve if I practice.
Tom'un gelişini fark etmedim.I didn't notice Tom's arrival.
Ürünlerimizi geliştirmemiz gerekiyor.We need to improve our products.
Kabiliye'ye gelişim hayatımı kurtardı.My coming to Kabylie saved my life.
İslam Hindistan'da gelişti.Islam flourished in India.
Yedinci Gün Adventistleri, İsa'nın gelişine dünyayı hazırlamayı hedefleri olarak görüyor.SDA-people consider it their goal to prepare the world for the coming of Jesus Christ.
Gerçekten gelişim sağlamak istiyor.He really wants to improve.
Cezayir'in doğru yönde gelişmesi gerekiyor.Algeria needs to evolve in the right direction.
İngilizceni geliştirmen için güzel bir fırsat.It's a wonderful opportunity for you to improve your English.
Lütfen bizi gelişmelerden haberdar et.Please keep us informed.
Eğitim, insani gelişmenin en iyi arkadaşıdır.Education is human development's best friend.
Tom'un Fransızcası son üç ayda önemli ölçüde gelişti.Tom's French has improved a lot in the past three months.
Bu beklenmedik bir gelişmeydi.That was an unexpected development.
VIP Türkiye Havalimanı Transferi gelişmiştir.VIP Turkey Airport Transfer is developed.
Geliş fiyatından verdik.We sold them at cost.
Çin'in teknolojik gelişimi yakında Batı'yı utandıracak.China's technological development will soon put the West to shame.
İlgili Sayfalar