Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Ich wollte A.J. nur 'n Vorsprung verschaffen.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Încercam doar să-i câştig puţin timp, atâta tot.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.- Jeg giver ham bare et forspring.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Ne vmešavaj se. Umakni se. - Rad bi mu dal možnost.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Spostati.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Tôi chỉ giúp cậu ấy có thì giờ chuồn đi xa 1 chút thế thôi.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.- Vill bara ge honom försprång...
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Του δίνω καιρό ν' απομακρυνθεί.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.- Махни се, Мечок.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.فقط أردت إعطاء رجلى دفعة قوية هذا كل شىء
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Den person må blive ved med at gøre sit bedste.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Den speciella personen får ta och fortsätta göra sitt yttersta.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Muito bem, essa certa pessoa continuará a tentar o seu melhor.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Okay, quella certa persona continuerà a fare del suo meglio.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Pues la persona que ves seguirá intentado hacerlo lo mejor posible.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Se henkilö aikoo yhä yrittää parhaansa.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Więc ten ktoś dalej będzie robił, co w jego mocy.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.Αυτός ο κάποιος θα συνεχίσει να προσπαθεί.
Tamam. O birisi elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.И этот конкретный человек будет стараться изо всех сил.
Tamam şimdi oldu. Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.Snažím se, jak můžu, vymazat všechny tyto věci.
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.A Pán povedal: "Vydal si zo seba to najlepšie, a to je úspechom."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Chúa đáp, "Con đã làm hết sức mình, vậy đó là sự thành công"
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Da sagte der Herr, 'Du hast dein Bestes gegeben, das ist doch ein Erfolg.' "
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Domnul spuse: 'Ai făcut tot ce ai putut, asta înseamnă succes"
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.El Maestro dijo: 'Habéis hecho lo mejor, eso es el éxito."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.'Falhei!' E chorou. O Mestre disse: " 'Fizeste o teu melhor, isso é sucesso.'"
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Guru berkata, "Ketika kamu telah melakukan sebaik kemampuanmu, maka itulah yang namanya sukses."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Herren sagde, 'Du gjorde dit bedste, det er succes.'"
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Il Signore rispose 'Hai fatto il tuo meglio, e questo è un successo.' "
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.창조자가 말하길, "너는 최선을 다했고 그것이 성공이다."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Le Maitre dit : "Tu as fait de ton mieux, c'est ça la réussite." "
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Pan odrzekł - "Uczyniłaś co mogłaś - to sukces."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Szólt a Mester: "Megtevél mindent, mi tőled telhet. Ezt nevezzük sikernek."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Ο Κύριος είπε, "Εσύ έκανες ό,τι καλύτερο μπορούσες, αυτό θα πει επιτυχία."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Господарят каза: "Направил си всичко възможно, това е успех."
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.Господь сказал: "Старалась как могла — и это твой успех".
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi."Старалась ж як могла, - сказав їй Бог, -і в цьому успіх".
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.אמר האדון, 'עשית כל שיכולת, זוהי הצלחה.'"
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.قال الرب , انت فعلت افضل مالديك, ذلك هو النجاح"
Tanrı "Elinden gelenin en iyisini yaptın, işte başarı budur" dedi.こんな事を考え合わせて
Teşekkür ederim patron! Elimden gelenin en iyisini yapacağım!תודה לך בוס!!!! אני אתן את כל כולי
Teşekkür ederim patron! Elimden gelenin en iyisini yapacağım!شكرا لك أيها الرئيس ! سأعطي كل أستطيع
Teşekkür ederim patron! Elimden gelenin en iyisini yapacağım!これから頑張るんだぞ
Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.Ik doe mijn best om dit te wissen, dit hele zootje.
Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.이걸 지우기 위해 최대한의 노력을 하고 있습니다
Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.Próbuję wymazać to wszystko.
Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.Я використовую мої найкращі навички, щоб стерти все це.
Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.Я стараюсь изо всех сил стереть это, весь этот материал.
Tüm bunları silebilmek için elimden geleni yapıyorum.אני מנסה למחוק את כל הדברים האלה.
Tüm gücümle çalışacağım ve elimden geleni yapacağım.Hogy minden tőled telhetőt megteszel és keményen dolgozol majd.
Tüm gücümle çalışacağım ve elimden geleni yapacağım.Και ότι θα τα κάνεις όλα όπως πρέπει.
Tüm uçuş modelinin değiştiğini düşünürsek, önceki gibi hissedebilmeniz için elimizden geleni yaptık.Snažili jsme se ho udělat stejné, jako bylo dříve, přestože se od té doby změnil celý letový model.
Üniversitedeki lisans öğrencilerim, bu toplumların başlarına geleni fark edememelerine akıl erdiremiyorlar.도대체 어떻게 이 사회들은 하나같이 자신들이 무슨 짓을 하고 있는지 모를 수가 있었을까? 어떻게 이스터 섬 주민들은 삼림파괴를 자행하였을까?
Üniversitedeki lisans öğrencilerim, bu toplumların başlarına geleni fark edememelerine akıl erdiremiyorlar.איך לעזאזל לא ראו חברות אלה מה הן מעוללות לעצמן? איך יכלו תושבי אי-הפסחא לברא את סביבתם?
Üniversitedeki lisans öğrencilerim, bu toplumların başlarına geleni fark edememelerine akıl erdiremiyorlar.هو كيف لم ترى تلك المجتمعات نتيجة ما تفعله؟ كيف لسكان جزيرة الفصح أن يدمروا الغابات
Üniversitedeki lisans öğrencilerim, bu toplumların başlarına geleni fark edememelerine akıl erdiremiyorlar.どうしてイースター島の人々は すべての森林を伐採してしまったんだ? 彼らが最後の椰子の木を切り倒すとき いったい何て言っただろう?
Üzgünüm, A.J. Elimden geleni yaptım.Anteeksi, minä olin väärässä.
Üzgünüm, A.J. Elimden geleni yaptım.Désolé, je me trompais.
Üzgünüm, A.J. Elimden geleni yaptım.Îmi pare rău, A.J. Şansele erau neglijabile.
Üzgünüm, A.J. Elimden geleni yaptım.Lamento, A.J. Enganei-me nas probabilidades.