Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Ja, jag skall göra Seirs berg tomt och öde och utrota därifrån envar som färdas där, fram eller tillbaka.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Je ferai de la montagne de Séir une solitude et un désert, Et j`en exterminerai les allants et les venants.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Jeg gør Seirs Bjergland til Ørk og Ødemark og udrydder deraf enhver, som kommer og går;
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.내가 세일산으로 놀라움과 황무지가 되게 하여 그 위에 왕래하는자를 다 끊을지라
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Kota-kotamu di pegunungan Edom akan Kujadikan sepi dan setiap orang yang melintasinya akan Kubunuh
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Minä teen Seirin vuoren tyhjäksi ja autioksi ja hävitän sieltä menijän ja tulijan.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Naredim torej goro Seir v samoto in pustinjo in potrebim ž nje njega, ki prihaja, in njega, ki odhaja.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Obrátím, pravím, horu Seir v hroznou poušť, a vypléním z ní jdoucího přes ni i vracujícího se.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Und ich will den Berg Seir wüst und öde machen, daß niemand darauf wandeln noch gehen soll.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Vậy ta sẽ làm cho núi Sê - i-rơ gở lạ hoang_vu , và hủy_diệt cả người đi qua và người trở_về .
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.Vậy ta sẽ làm cho núi Sê -i-rơ gở lạ hoang vu, và hủy diệt cả người đi qua và người trở về.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.И сделаю гору Сеир пустою и безлюдною степью и истреблю на нейприходящего и возвращающегося.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.ונתתי את הר שעיר לשממה ושממה והכרתי ממנו עבר ושב׃
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.فاجعل جبل سعير خرابا ومقفرا واستأصل منه الذاهب والآئب.
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.我 必 使 西 珥 山 荒 涼 、 令 人 驚 駭 . 來 往 經 過 的 人 我 必 剪 除
Seir Dağını viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.我 必 使 西珥山 荒涼 、 令人 驚駭 . 來往 經過 的 人 我 必 剪除
Sen bir yönetici olarak elinden gelenin en iyisini yaptın.Mais vous avez fait de votre mieux.
Sen elinden geleni yaptın.Älä tuomiste noin jyrkästi.
Sen elinden geleni yaptın.Bli inte så upphetsad.
Sen elinden geleni yaptın.Đừng nói quá như thế chứ
Sen elinden geleni yaptın.Jangan marah.
Sen elinden geleni yaptın.Ne sois pas si agitée.
Sen elinden geleni yaptın.Nie przejmuj się tym tak bardzo.
Sen elinden geleni yaptın.Non essere così agitata.
Sen elinden geleni yaptın.Nu te mai agita.
Sen elinden geleni yaptın.Reg dich nicht so auf.
Sen elinden geleni yaptın.Word niet zo geagiteerd.
Sen elinden geleni yaptın.Μην αρπάζεσαι τόσο πολύ.
Sen elinden geleni yaptın.Не надо так реагировать.
Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.Megpróbáltad elküldeni a hercegnőt az országból az örökséged védelme érdekében.
Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.Επειδή σου αφαίρεσα την κληρονομιά σου. Προσπάθησες να εμποδίσεις την πριγκίπισσα να έρθει εδώ.
Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.انت شخص اراد ان يرسل الاميرة الى الخارج ليحافظ على ميراته
Sessiz olun! Seni seven bir kadın Aşkta elinden geleni yapan bir kadınRestez tranquille.
Şimdi ben elimden geleni yapacağım.Yo hare lo mejor que pueda para hablar de esto.
Şimdi mantığa en az uygun gelenine bakalım. Eksi çarpı eksi.Gehen wir jetzt zur wirklich unanschaulichen Aufgabe:
Şimdi mantığa en az uygun gelenine bakalım. Eksi çarpı eksi.다음으로 넘어갈게요
Şimdi mantığa en az uygun gelenine bakalım.Ma la moltiplicazione di due numeri negativi è veramente contro-intuitiva
Şimdi mantığa en az uygun gelenine bakalım.Svaret bliver negativt.
Şimdi mantığa en az uygun gelenine bakalım.それはマイナスかけるマイナスがどうなるかです. そして突然マイナスがある意味キャンセルされ,
Sizlerin bir çoğu gibi, Paul ve ben elimizden geleni ardımıza koymadık.Comme plusieurs parmi vous, Paul et moi nous n'avons rien retenu pour nul autre but.
Sizlerin bir çoğu gibi, Paul ve ben elimizden geleni ardımıza koymadık.Como muchos de vosotros, Paul y yo hemos dejado todo en el campo.
Sizlerin bir çoğu gibi, Paul ve ben elimizden geleni ardımıza koymadık.Wir schauen auf alle, die Arbeitsplätze schaffen.
Sizlerin bir çoğu gibi, Paul ve ben elimizden geleni ardımıza koymadık.مثل العديد منكم، بول وأنا، قدمنا كلما بوسعنا على ارض الملعب. لأننا قدمنا
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.Alles wat we zeggen is dat u doet het beste dat u kunt doen.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.우리가 지금 알 수 있는 것은 그저 당신이 최선을 다하고 있다는 겁니다.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.Stwierdzamy jedynie, że robimy najwięcej jak potrafimy.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.Všechno, co říkáme, je, že děláme co nejvíc, co je možné.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır. Zamanını en iyi şekilde kullanıyorsun.Egyedül azt mondjuk, hogy így termeljük a lehető legtöbbet, és így hasznosítjuk az időnket legjobban.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.Все, что мы здесь говорим что Вы делаете максимально возможное.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.Ми ведемо мову про те, що ви робите все, що у ваших силах.
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.כל מה שאנו אומרים הוא אתם עושים את המקסימום שאתם יכולים לעשות
Söylediğimiz tek şey, elinden gelenin en fazlasını yaptığındır.やっているということを言っているんだ。 これらのポイントのどこでも、君は自分の時間をもっとも 効率的に使っているということをね。
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.-Annan sille vain vähän etumatkaa.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da. Ayrıca, petrol çıkarma işindeki en iyi adamını vurmanın...- Je fais ça pour A.J. - Tu vas pas tuer ton meilleur élément.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da. Ayrıca, petrol çıkarma işindeki en iyi adamını vurmanın...Kár lenne a legjobb emberedet lepuffantani.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Chtěl jsem mu dát náskok.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Dałem mu fory.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Estoy dándole un poco de ventaja.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Hanya beri A.J. start lebih awal.
Tamam, ben elimden geleni yapmış olayım da.Hij mag 'n voorsprong.