Lütfen elinden gelenin en iyisini yap, oğlum.Je compte sur toi.
Monarşinin yapılandırılmaya başlanmasına fazla zaman kalmadı. Elinizden geleni yapmanızı rica ediyorum.A Királyi Alapítvány alig néhány napja jött létre, remélem mindenki a legjobbat fogja nyújtani.
Mutlu ol. ki ben de seni görüp kıskanıp, çabucak evleneyim. Peki, elimden geleni yapacağım.Bądź szczęśliwa to będę zazdrosna i wyjde za mąż szybko ok, dam z siebie wszystko
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Cerca di capire quanto lavoro puoi sostenere, e dividilo durante tutto il weekend.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Comprenez ce que vous pouvez faire, et assurez vous de maintenir ca durant tout le weekend.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.자신의 한계를 알고, 주말 동안 감당할 수 있을 만큼의 일을 맡으세요
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Mierzcie siły na zamiary i upenijcie się, że będziecie mieli siły przez cały weekend.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Поймите сколько вы сможете осилить И убедитесь, что сможете осилить самих себя на этих выходных.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.この週末が終わった時に、もう一度いっしょに仕事を したい、という人がいるかもしれません。
Ne kadar yapabilirim bilmesem de... ...sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.Je ne suis pas sûre... de ce que je peux faire, mais je ferai de mon mieux pour t'aider. Hé !
Ne kadar yapabilirim bilmesem de... ...sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.Nem vagyok biztos benne, hogy mit tudok tenni, de mindent megteszek, hogy segítsek neked. Hé.
Ne kadar yapabilirim bilmesem de... ...sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.Παρόλο που δεν ξέρω πόσα θα μπορέσω να κάνω... θα βάλω τα δυνατά μου να σε βοηθήσω.
Ne kadar yapabilirim bilmesem de... ...sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım...رغم انني لا اعلم ماذا يمكنني ان افعل لكنني سأقوم بما في وسعي لمساعدتك
Noktaları birleştirmek işin en zor kısmı, ama elimden geleni yapacağım.سأبذل قصارى جهدي لسمه، هذه دائماً اصعب خطوة، اي توصيل النقاط
Noktaları birleştirmek işin en zor kısmı, ama elimden geleni yapacağım.点を接続します。 連続したU の形で、
Öğrenmek için elimden geleni yapacağım.Je ferai de mon mieux pour t'aider.
Öğrenmek için elimden geleni yapacağım.Mindent megteszek, hogy segítsek neked kideríteni.
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Bè allora, per favore lavora sodo a partire da oggi!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Bon, s'il vous plaît travaillez dur à partir d'aujourd'hui !
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Då så, snälla jobba hårt med blrjan från idag!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Ei bine, te rog sa lucrezi greu incepand de azi!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Goed dan, werk alstublieft hard vanaf vandaag!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Kalau begitu, bekerja keraslah mulai dari sekarang!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Na dann,bitte geben sie ihr bestes von jetzt an!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Więc, zaczynając od dziś pracuj ciężko!
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Λοιπόν τότε, ξεκίνα να δουλεύεις σκληρα, ξεκινώντας από σήμερα.
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!Тогда, с сегодняшнего дня работайте усердно.
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!حسناً إذن.. أعملي بجد أبتداءاً من اليوم رجاءً
O halde, lütfen bugün elinizden geleni yapın!立場が逆転したわね
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.Aku katakan padanya kau terbaik dalam melakukan tugas.
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.Elmondtam neki, milyen jó vagy, úgyhogy hajrá!
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.Je lui ai dit que tu faisais de l'excellent travail, alors fais de ton mieux.
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.Le ho detto che avresti fatto un ottimo lavoro, metticela tutta.
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.لقد أخبرتها بأنكِ جيدة جداً لذلك أبذلي جهدك
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Chúng tôi cũng sẽ làm mọi thứ mà chúng tôi có thể để ngăn chặn chúng
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Faremo tutto il possibile per fermarli
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Kami juga akan melakukan segala sesuatu yang kita bisa untuk menghentikan mereka
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."우린 또한 그들을 막기 위해 우리가 할 수 있는 모든 것을 할 거야
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Mindent meg fogunk tenni amire csak képesek vagyunk, hogy megállítsuk őket.
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."My także zrobimy wszystko, co tylko możemy, żeby ich powstrzymać.
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."No estamos asistiendo a la escuela, entonces Tu prefieres morir, antes que la estar en la Tierra? Si
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız.""Nous aussi, on va faire" "tout ce qu'on peut pour les arrêter."
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Sunt, de asemenea, vom face tot ceea ce putem să-i oprească
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Uděláme vše pro to, vše co můžeme, abychom ho zastavili.
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Vamos fazer tudo para pará-los
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Vi kommer också att göra allt vi kan för att stoppa dem
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Vi vil også gøre alt det, vi kan for at standse dem
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."We gaan alles doen wat we kunnen om ze te stoppen
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."Ние ще направим всичко възможно да ги срем.
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."אנחנו נעשה הכל כדי לעצור אותם
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."أننا سنفعل كل ما نستطيع فعله من أجل أن نوقفه
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."「僕の言葉、聞こえたよね?」
"Onları durdurmak için elimizden geleni yapacağız."我們會竭盡所能地阻止他們
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "Anda melakukan yang terbaik untuk menghiburnya, "katanya, dan aku bilang aku akan."
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "Bạn tốt nhất của bạn để cổ vũ cô lên, cô nói, một "Tôi nói rằng tôi sẽ."
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "Du gør dit bedste for at muntre hende op, "siger hun, et" jeg sagde jeg ville. "
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "Du gör ditt bästa för att muntra upp henne, säger hon, "jag sa att jag skulle."
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "Fate del vostro meglio per tirarle su il morale, 'dice, un' io avrei detto ".
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "Jesteś jak najlepiej, aby ją rozweselić, "mówi," powiedziałem, że tak. "
Onu neşelendirmek için elinizden geleni yapın 'diyor,' Ben dedi. "당신이 그녀를 응원하기 위해 최선을 다해, '그녀는 말한다은'내가 것이라고 말했다. "