İkimiz de elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.Chacun fait de son mieux.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.2 là, chúng ta nên cố gắng giảm thật nhiều lượng năng lượng cần thiết để tạo ra những loại vật liệu này.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Druhým principem je, že bychom se měli snažit používat mnohem méně energie na výrobu těchto materiálů.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.El segundo principio: deberíamos usar mucha menos energía en la creación de estos materiales.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Em segundo lugar, devemos procurar usar muito menos energia na criação desses materiais.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Kedua, kita benar-benar harus berusaha menggunakan jauh lebih sedikit energi dalam membuat bahan ini.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.둘째로, 우리는 이와 같은 물질들을 만들어내는데 보다 적은 양의 에너지를 소모하기 위해 정말 노력해야 합니다.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Másodikként, törekedjünk sokkal kevesebb energia használására ezeknek az anyagoknak a létrehozásánál.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Po drugie, trzeba obniżyć zużycie energii w produkcji. Po drugie, trzeba obniżyć zużycie energii w produkcji.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Po druhé by sme sa mali snažiť používať omnoho menej energie na výrobu týchto materiálov.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Secondo, dovremmo davvero sforzarci di utilizzare meno energia per produrre questi materiali.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Ten tweede moeten we echt streven naar een veel lager energiegebruik bij de productie van deze materialen.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.דבר שני, אנחנו צריכים לשאוף להשתמש בהרבה פחות אנרגיה בזמן ייצור החומרים האלה.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.ثانيا ، ينبغي علينا أن نسعى حقا إلى استخدام الطاقة أقل بكثير أثناء صناعة هذه المواد.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.材料を生産すべきということです 「大幅な節約」です 10%程度の節約では駄目です
İki yıldır elimden geleni yaptım.2 ans ont passé. J'ai fait tout ce que je pouvais.
İki yıldır elimden geleni yaptım.Az elmúlt két évben annyit tehettem, amennyit csak akartam.
İki yıldır elimden geleni yaptım.Αν το πίστευα αυτό, θα το είχα πει ήδη.
İki yıldır elimden geleni yaptım.لو فكرت هكذا لكنت قلت
İleri seviye egzersiz programını böldüğüm için çok kızmıştı. Ve elimden gelenin en iyisini yaptım.Era scocciata che l'avessi tirata fuori dalla sua pratica avanzata. così feci del mio meglio.
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Czy mógłbyś mi je skierować prosto w oczy?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?이 조명 방향을 조금만 더 직접적으로
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Könnten Sie bitte noch direkter in meine Augäpfel strahlen?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Kun je -- deze schijnt nogal -- kun je hem nog iets directer in mijn ogen schijnen, als dat gaat?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Podrías... esta me apunta...
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Poți să-l bagi și mai mult în ochii mei dacă e posibil ?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Potreste - potreste illuminarmi più direttamente negli occhi, se possibile?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Можеш ли да, този, който те сочи, можеш ли да насочиш този по директно в очната ми ябълка, ако е възможно?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?Не могли бы вы... направить этот непосредственно сюда... в мои глаза?
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?האור הזה מצביע--- אולי אתה יכול לכוון את זה יותר טוב
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?هذا الذي يشير مباشرة إلي
Işıkları -- şu buraya geleni -- biraz daha göz bebeğime doğru tutmanız mümkün mü?できる?(笑) まだ少し見えるんだ
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimAquí está una señora mayor que tiene tanta fé en mi, tengo que dar lo mejor de mi para ella
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimEcco un'anziana signora che ha così tanta fede in me, devo fare del mio meglio per lei.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimEine alte Frau, die mir vorbehaltlos vertraut, für die ich mein Bestes geben muss.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimHet vertrouwen van die oude dame moet ik belonen.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyim여기 이 할머니는 저를 너무 믿고 계셔서 제가 최선을 다 할 수밖에 없습니다.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimŐ itt egy idős hölgy, aki annyira bízik bennem, muszáj a legjobbat nyújtanom neki.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimOto starsza pani, która ma tyle wiary we mnie, że muszę dać z siebie wszystko dla niej.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimVoici une vieille dame qui a tellement fois en moi, que je dois faire de mon mieux pour elle.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimЕто една стара дама, която има такава вяра в мен, че трябва да направя всичко възможно за нея.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimЭта старая женщина так сильно в меня верила, что я должен сделать для неё всё, что в моих силах.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimהנה אשה קשישה שיש לה אמונה כל כך חזקה בי, שאני חייב לעשום עבורה אם המיטב.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimهنا سيدة عجوز تضع كلّ الإيمان في شخصي، يجب أن أبذل قصارى جهدي من اجلها.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyim人は 精神的な意識の中で成長する時
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.운이 좋을 때는 제대로 된 방향으로 11마일이나 간 적이 있구요
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Di malam yang bagus, mungkin saya bergerak 11 mil pada arah yang tepat.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Egy jó éjszakán, azt hiszem 18 km volt a legjobb a jó irányba.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.En una buena noche, creo que mi mejor marca ha sido 18 km en la dirección correcta.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.In einer guten Nacht lag mein Rekord bei 18 km in die richtige Richtung.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Într-o noapte bună, cred că cel mai bun record personal a fost de 11 mile (17 km) în direcția bună.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.In una buona notte, nel migliore dei casi sono stati 18 km nella direzione giusta.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Můj rekord byl 11 mil ve správném směru
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Nếu thời tiết tốt, quãng đường dài nhất cho đến giờ 11 dặm đi đúng phương hướng.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Op een goede nacht, was het beste resultaat denk ik 17,5 km. in de goede richting.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Par une bonne nuit, je crois que ma meilleure nuit, c'était 17 km dans la bonne direction.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.W czasie dobrej nocy, mój najlepszy wynik to 11 mil we właściwym kierunku.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Σε μια καλή νύχτα, έπλευσα 17 χιλιόμετρα προς τη σωστή κατεύθυνση.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.В добра нощ, мисля че най-доброто постижение беше 11 мили (17,7 км.) в правилната посока.
İyi bir gecede, sanırım başıma gelenin en iyisi buydu, doğru yönde 11 mil ilerledim.Однажды меня унесло на 11 миль (18 км) в нужном направлении.