Ana içeriğe geç
Sözlük

geleni ile cümle

geleni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her şeyde elimden geleni yapacağım.I will do my best in everything.
Şirket için elimden gelenin en iyisini verdim.I've given my best for the company.
Hepinizin elinizden geleni yapacağınızı umuyorum.I expect you all to do your best.
Sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help you.
Elimden geleni yapmak zorundayım.I have to do my best.
Elimden geleni yapmaya çalışacağım.I will try to do my best.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.I will do my best to pass the examination.
Elimden geleni yaptım, yine de başarısız oldum.I tried my best, only to fail again.
Onunla çalışmak istemedim ama elimden gelenin en iyisini yaptım.I didn't want to work with him, but I made the best of it.
Ona elimden gelenin en iyisini yapacağımı söyledim.I told him that I would do my best.
Yorgun olmama rağmen elimden geleni yaptım.Though I was tired, I did my best.
Onlara yardım etmek için elimizden geleni yaptık.We did our best to help them.
Sözlerinizi yerine getirmek için elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız.You should do your best to carry out your promises.
Önüne geleni almayı bıraksan iyi edersin.You had better stop buying things at random.
Hükümet konut sorununu çözmek için elinden geleni yapmıyor.The government is not doing its best to solve the housing problem.
Ben elimden gelenin en iyisini yapacağım.I'll do my best.
Sakin kal ve elinden geleni yap.Stay calm, and do your best.
Her zaman elinden geleni yapmalısın.You should always do your best.
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.One should always do one's best.
Bir insan elinden geleni yapmalıdır.One must do one's best.
Bir insan elinden geleni yapmalı.One should do one's best.
Dünya barışını kurmak için elimizden geleni yapmalıyız.We should do our utmost to establish world peace.
Başarılı olsak da olmasak da elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.Whether we succeed or not, we have to do our best.
Öğretmenimiz bize elimizden geleni yapmamızı söyledi.Our teacher told us that we should do our best.
Bütün oyuncular ellerinden geleni yaptılar.All the players did their best.
Elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsin.Rest assured that I will do my best.
Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.What matters is whether you do your best or not.
Karısı ona ağzına geleni söylediğinde, adam çıldırdı.The man got mad when his wife called him names.
Elinden geleni yap!Go for broke!
Giriş sınavını geçmek için elimden geleni yapacağım.I will make every effort to pass the entrance examination.
Ne zaman geleceğini söyleyemem, ama o geldiğinde elinden geleni yapacaktır.I cannot tell when he will come, but when he comes, he will do his best.
Onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.He did his best to persuade her.
Sabit bir biçimde durarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.Sitting still he tried to put his best foot forward.
O sonuna kadar elinden geleni yaptı.He did his best to the end.
Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.He will do his best to finish it on time.
İçmek için elinden geleni yaptı.He did his best to drink.
Onun, elinden geleni yaptığı doğru ama o yeterince dikkatli değildi.It is true that he did his best, but he was not careful enough.
O elinden geleni yaptı ama sonunda yenildi.He tried his best, but in the end he was defeated.
O sadece tekrar başarısız olmak için elinden geleni yaptı.He tried his best only to fail again.
O, elinden geleni yaptı, ancak başarısız oldu.He did his best, but failed.
Karısını memnun etmek için elinden geleni yaptı.He bent over backward to please his wife.
İşi bitirmek için elinden geleni yapacak.He'll do his best to finish the job.
O, benim için elinden geleni yaptı.He has done his utmost for me.
O, tekrar başarısız olmak için elinden geleni yaptı.He did his best only to fail again.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.He did his best to rescue her.
Onu düşünmemek için elinden geleni yaptı.He did his best never to think of her.
Ona yardım etmek için elinden geleni yaptı.He did his best to help her.
Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.He did his best to be in time for the train.
Onların ellerinden geleni yapması önemlidir.It is important for them to do their best.
O bulaşıkları yıkamak istemedi ama elinden geleni yaptı.She didn't want to wash the dishes, but she made the best of it.
Babam her zaman der ki: "Elinden gelenin en iyisini yap."Father always says, "Do your best."
Tüm arkadaşlarım beni elimden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etti.All my friends encouraged me to try my best.
Yarın yağmur yağacak gibi görünüyor ama elimden geleni yapacağım.It looks like rain tomorrow, but I'll try my best.
Onların tartışmasını durdurmak için elimden geleni yaptım.I tried my best to get them to stop quarreling.
Kadınlar gerçekten ellerinden geleni yaptılar.The women really gave it their utmost.
İnsanlar ellerinden geleni yapmalıdır.People should do their best.
O, elinden geleni yapacaktır.He will do his best.
Sanırım o elinden geleni yapacaktır.I think he will do his best.
Her neyse, ben elimden geleni yaptım.Anyway, I did my best.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod