Ana içeriğe geç
Sözlük

geleni ile cümle

geleni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.An hour with my trophies... and they usually do their best to keep away from me.
O zaman "ellerinden geleni" değil, "evlerinden geleni" yapmak istediler.They didn't want to be their best, they wanted to be their beft.
Tüm gücümle çalışacağım ve elimden geleni yapacağım.I will work my best and try my hardest.
Geleceğinin mahvolmaması için elimden geleni yapacağım.I will try hard not to stand in your future.
Ben elimden geleni yapıyorum ama.I'll do my best
Açıklamalardan biri, fetüslerin kötü bir durumda ellerinden gelenin en iyisini yaptıkları şeklinde.One explanation is that fetuses are making the best of a bad situation.
Belki birazdan yerim kalmayabilir ama elimden geleni yapıcam.I'm probably going to run out of space here, but I will try my best.
Elinizden geleni yapmanızı rica ediyorum.I hope everyone will put in your best effort.
Öğrenmek için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to help you find out.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Second of all, we should really strive to use far less energy in creating these materials.
Aşkta elinden geleni yapan bir kadınThat woman loves you a lot
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.I told her you do a great job, so do well.
Bir tas kaynar suyum var ve buraya ilk gelenin üzerine dökeceğim."I've got a bowl full of boiling water -- the first one who comes in here, gets it."
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Remember, Yahweh, what has come on us: Look, and see our reproach.
Kadın elinden geleni yaptı, beni gömülmeye hazırlamak üzere daha şimdiden bedenimi yağladı.She has done what she could. She has anointed my body beforehand for the burying.
Babanın bana verdiklerinin hepsi bana gelecek ve bana geleni asla kovmam.All those whom the Father gives me will come to me. He who comes to me I will in no way throw out.
Sonra her milletten Rahman'a en çok karşı geleni ayıracağız.We shall pull out of every section those who were most perversely rebellious against Ar-Rahman.
Şu halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun.So recite as much of the Qur'an as you can easily.
İnkar eden, Rabbine karşı gelenin (şeytanın) yardımcısıdır.The unbeliever has always been an auxiliary against his Lord.
Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır.Destroyed they were utterly by God; and a similar (fate) awaits the unbelievers.
De ki: Ey kavmim, siz elinizden geleni yapın, ben de yapmadayım.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
Ey kavmim, elinizden ne geliyorsa yapın, ben de yapmadayım elimden geleni.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
"Ey toplumum! Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapıyorum.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
O halde Kur'an'dan, kolay geleni okuyun. Sizden hastalar olacağını bildi.So recite as much of the Qur'an as you can easily.
Siz hemencecik geleni seversiniz.You love this transient life,
De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın!Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
Ey kavmim! Elinizden geleni yapın!Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İman etmeyenlere de ki: Elinizden geleni yapın!Say to the infidels.
De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım!Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun.So recite as much of the Qur'an as you can easily.
İmana gelmeyen o kâfirlere de ki: "Elinizden geleni geri koymayın!Say to the infidels.
De ki: “Ey halkım, var gücünüzle elinizden geleni yapın. Ben vazifemi yapıyorum.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
De ki: "Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacağım.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
"Halkım, elinizden geleni yapın; ben de yapacağım.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İnanmıyanlara de ki: "Elinizden geleni yapın, biz de yapacağız."Say to the infidels. "Act as best you can, we are acting too;
Hayır, hayır! Siz hemencecik geleni seversiniz.None except you, O disbelievers – you love what you have, the fleeting one.
İman etmeyenlere de ki: Elinizden geleni yapın! Biz de (gerekeni) yapmaktayız!And say to the disbelievers, “Keep on with your works in your places; we are carrying out ours.”
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım! Artık yakında bileceksiniz!".Keep on with your works in your positions, I am doing mine; so you will soon come to know.” –
İmana gelmeyen o kâfirlere de ki: "Elinizden geleni geri koymayın! Biz de yapacağımızı yapacağız."And say to the disbelievers, “Keep on with your works in your places; we are carrying out ours.”
Öyleyse ondan (Kur'an'dan) kolay geleni okuyun.So recite of it so much as is feasible.
O halde Kur'an'dan, kolay geleni okuyun! Namazı/duayı yerine getirin!So recite of it so much as is feasible.
O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun.So recite of it so much as is feasible.
Ettiği zulümden sonra tövbe eden ve düzgün bir hale gelenin tövbesini Allah kabul eder.Then whosoever repenteth after his wrong-doing and amendeth, verily Allah shall relent toward him.
Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım!Say thou.
Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapıyorum.Act according to your ability and way, and I am acting (on my way).
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım!Work according to your way, I am working (according to my way).
De ki: “Ey halkım, var gücünüzle elinizden geleni yapın.Say (O Muhammad SAW): "O my people!
O halde Kur'an'dan, kolay geleni okuyun.So read of the Quran what is possible for you.
Çünkü onlar size şer ve fesat çıkarmada ellerinden geleni bırakmazlar.They spare no effort to injure you.
Elinizden geleni yapın!Work according to your power.
Tüm bunlar AB'nin iki zorunluluğu dengelemek için elinden gelenin en iyisini yaptığını gösteriyor.All this suggests that the EU is doing its best to balance two imperatives.
Kosor, "Yeni bir Sanader olamam, kendim olabilirim ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım."I cannot be another Ivo Sanader …I can be myself and try my best.
Yine de bu kişilerin Sırbistan’da oldukları varsayımına dayalı olarak elimizden geleni yapıyoruz.However, we are doing everything with the assumption that they are in Serbia.
Hükümet, krizin etkilerini yumuşatmak için elinden geleni yapıyor.The government is doing all it can to soften the consequences of the crisis.
Aksi takdirde, Brüksel'in çözüm bulmak için elinde geleni yapacağı belirtildi.If they fail to do so, Brussels should do all it can to bring about a solution.
Bay Downer'dan ilerleme kaydedilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapmasını istedim." dedi.I have asked Mr. Downer to do his best to facilitate to make progress," Ban said.
PER bu karşılıklı şüphe ortamını hafifletmek için elinden geleni yapıyor.PER is doing what it can to ease the mutual suspicion.
Pocaniç, "Sporcularımız nispeten kötü şartlar altında ellerinden geleni yapıyorlar.Our athletes do their best under relatively poor conditions.
Size güvenimiz tam ve elinizden gelenin en iyisini yapmanızı diliyoruz." dedi.We have full confidence in you, and we wish you all the best," said Kisic.
Milososki, Üsküp'ün isim anlaşmazlığını çözmek için elinden geleni yapacağına söz verdi.He vowed that Skopje will do its best to resolve the name issue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod