Ana içeriğe geç
Sözlük

gelen ile cümle

gelen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I try to do what I can.
Tom'un üniversiteye gideceğinden emin olmak için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum.I want to do everything I can to make sure Tom is able to go to college.
Elimden gelenin en iyisi olmak istiyorum.I want to be the best I can be.
Elimden gelenin en iyisini yaptım.I've done the best I can.
Elimden geleni yapmaya söz verdim.I promised to do my best.
Elimden geleni yapmaya söz veriyorum.I promise to do my best.
Herkes elinden geleni yapar.Everyone does what he can.
Senin için elimden geleni yaptım.I did what I could for you.
Tom elinden geleni yapmaya çalışıyor.Tom is trying to do his best.
Tom'un elinden geleni yaptığını düşünüyorum.I think Tom is doing his best.
Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.The defence attorney did his best on behalf of Tom to secure his acquittal.
Ben her zaman elimden geleni yaparım.I always try my best.
Bunu önlemek için elimden geleni yaptım.I did my best to prevent this.
Elinden geleni yapmalısın.You should always try your best.
Sanırım elimden gelen bu.I suppose that's all I can do.
LISA, yıldızlar ve kara deliklerden gelen yerçekimsel dalgaları arayacaktır.LISA will look for gravitational waves from stars and black holes.
Ben dinleyicilerden gelen soruları cevaplayacağım.I'll answer questions from the audience.
O gelene kadar ayrılamam.I can't leave until he comes.
Dünyanın önde gelen kakao üreticileri Fildişi Sahili, Gana ve Endonezya'dır.The world's leading cacao producers are Côte d’Ivoire, Ghana, and Indonesia.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın önde gelen pamuk ihracatçısıdır.The United States is the world's leading cotton exporter.
Gelen büyük bir fırtına var.There's a big storm coming.
Palmiye yağı üretimi Endonezya'da ormansızlaşmanın önde gelen nedenidir.Palm oil production is the leading cause of deforestation in Indonesia.
Bu, burada Boston'da yıllık bir gelenektir.It's an annual tradition here in Boston.
Hasta olmama rağmen, elimden gelenin en iyisini yaptım.Although I was sick, I did my best.
Şimdiye kadar başına gelen her şeyi atlattın.You have survived everything that has happened to you so far.
Tom gelen ilk ve giden son kişiydi.Tom was the first to arrive and the last to leave.
Elimden gelenin en iyisini denedim.I tried my best.
Aynı anlama gelen iki kelime yoktur.There are no two words with the same meaning.
Elimizden geleni yapıyoruz.We do the best we can.
Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.We try to do our best.
Elimizden geleni yapmamız gerekir.We need to do our best.
Onu yaptırmak için elimden geleni yapıyorum.I'm trying my best to get it done.
Kazanmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to win.
Elimizden geleni yapmaya çalışacağız.We'll try to do our best.
Yardım etmek için elimizden geleni yaparız.We do what we can to help.
O gelene kadar ben burada kalacağım.I'll stay here until he arrives.
Mitolojiye göre Prometheus tanrılardan gelen kutsal ateşi çaldı.According to mythology, Prometheus stole the sacred fire from the gods.
Lateks, kauçuk ağaçlarından gelen doğal bir maddedir.Latex is a natural ingredient that comes from rubber trees.
Mutlu olmak için elinden gelen her şeyi yap.Do everything you can to be happy.
Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I'm trying to do my best.
Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.I'm trying to make it the best that I can.
İlk gelen Tom'du.It was Tom who came first.
Tom buraya zamanında gelen tek kişiydi.Tom was the only one who got here on time.
Tom buraya gelene kadar beklemek zorundayız.We have to wait until Tom gets here.
Biz sadece elimizden geleni yapmak zorundayız.We just have to do our best.
Biz elimizden geleni yapmaya çalışacağız.We'll try to do what we can.
Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.We're trying to do our best.
Biz sadece elimizden geleni denemeye devam ediyoruz.We just keep trying our best.
Elimizden gelen herhangi bir şekilde yardım edeceğiz.We'll help in any way we can.
Elimizden gelen her şeyi yaptığımızı düşündük.We thought we did all we could.
Bunu yapmak için elimizden geleni yapıyoruz.We're trying our best to do it.
Elimizden geleni yapmıyoruz.We're not doing the best we can.
Tom gelen ilk kişiydi.Tom was the first to come.
Yardım etöek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.We'll do anything we can to help.
Bununla ilgili elimizden gelenin en iyisini yapacağız.We'll do the best we can with it.
Yardım etmek için elimizden geleni yapmaya çalışacağız.We'll try to do what we can to help.
Bu Tom'dan gelen bir mesaj.This is a message from Tom.
Bazen elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak sadece yeterince iyi değil.Sometimes trying your best just isn't good enough.
Bazen elinden geleni yapmaya çalışmak yeterince iyi değildir.Sometimes trying your best isn't good enough.
Tom için elimden geleni her şeyi yapacağım.I'll do anything I can for Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod