Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorOdstawisz je, choroby wrócą, potworne choroby i tak już się dzieje.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorOdstránite ich a choroba sa vráti, strašné choroby. A to sa práve deje.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorSe as pusermos de lado, as doenças voltam a aparecer doenças terríveis, e isso está a acontecer.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorSe smettiamo di prenderli, le malattie ritornano, terribili malattie, e sta succedendo.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorVous les enlevez, les maladies reviennent, des maladies horribles ; c'est ce qui arrive.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorΑν τα παραμερίσεις, οι ασθένειες επανέρχονται, τρομακτικές ασθένειες - και αυτό συμβαίνει τώρα.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorАко ги отнемеш, болестите се връщат -- ужасни болести -- и точно това се случва.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorУберите их - и болезни вернутся, ужасные болезни, и это уже происходит.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorקחו אותם, המחלה תחזור, מחלות איומות, וזה קורה.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorإذا أخذتهم بعيداَ , ترجع الأمراض والأوبئة من جديد , أمراض فظيعة , وذلك يحدث
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyor恐ろしい病気が 実際に起きています 今では 国内にハシカが戻ってきました
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Co ciekawe, większość ludzi postrzega meble
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Die Sache mit deren Arbeit ist die, dass viele Menschen an der Schwelle zu Möbeln-
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--그들의 작품들은 많은 사람들을 가구의 세계로 초대했습니다.
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Le problème à propos de leur travail, c'est que la plupart des gens y accèdent par l'entrée "mobilier" --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Những thứ về công việc của họ là thứ mà hầu hết mọi người bước đến cánh cửa thế giới nội thất --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Parlando del loro lavoro: la maggioranza delle persone si presenta alle porte del mondo dei mobili --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--Typisch voor hun werk is dat de meeste mensen via de meubels binnenkomen -
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--הדבר לגביי עבודתם הוא שרוב האנשים מגיעים לשערי הריהוט
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--المهم حول أعمالهم أن معظم الناس تأتي من باب الأثاثات --
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--たいていの人たちは家具のことを思い浮かべます これからご覧に入れる椅子やその他のいくつかを
Öyle sanmıştık. İyileşip, eve geri gelecekti.Sie würde sich erholen und zurück kommen, aber es sollte noch Jahre dauern.
O zaman bu oran kulağa çok daha mantıklı gelecektir.그럼 왜 이 비율이 나왔는지 이해가 되실 겁니다.
O zaman bu oran kulağa çok daha mantıklı gelecektir.På den måde skulle størrelsesforhold mellem dem give lidt mere mening.
O zaman bu oran kulağa çok daha mantıklı gelecektir.Výpočty poměrů teď snad dávají větší smysl.
O zaman bu oran kulağa çok daha mantıklı gelecektir.И тогава тези пропорции ще изглеждат доста по-ясни.
O zaman bu oran kulağa çok daha mantıklı gelecektir.І потім це співвідношення, сподіваюсь, стане більш зрозумілішим.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Aí estaria perfeitamente preciso, mas seria impossível de entender.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Allora sarà accurato, ma sarà del tutto impossibile da capire.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.A szöveg ezután már pontos lenne viszont tökéletesen érthetetlen.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Dann wäre es akkurat, aber komplett unmöglich zu verstehen.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Dan zou het nauwkeurig zijn, maar volstrekt onmogelijk te begrijpen.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Då skulle det bli korrekt, men fullständigt omöjligt att förstå.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.En ese caso sería correcto, pero completamente imposible de entender.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Ensuite ce serait précis, mais ce serait finalement impossible à comprendre.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.그렇게 되면, 정확해지겠죠. 하지만 그렇게 되면 이해할 수 없는 말들이 될거에요.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Maka cerita saya akan menjadi akurat, Tapi cerita saya akan menjadi benar-benar mustahil untuk dipahami.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Pak by to bylo přesné, ale bylo by to zcela nepochopitelné.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Potem bi bilo natančno, a popolnoma nerazumljivo.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Potom to bude správne, ale bude to úplne nezrozumieteľné.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Tekst stałby się bardzo precyzyjny, ale zarazem kompletnie niezrozumiały.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Τότε θα ήταν ακριβές, αλλά θα ήταν εντελώς αδύνατο να το καταλάβουμε.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.И така всичко е точно и правилно, но напълно невъзможно за разбиране.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Тогда всё будет точно, но абсолютно недоступно для понимания.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Тоді воно буде повністю точним, але зрозуміти його буде неможливо.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.ואז זה יהיה מדויק, אבל בכלל אי-אפשר יהיה להבין את זה.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.بعدها يصبح كل شئ دقيقاً، و سيكون فهمه مستحيلاً.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.理解不可能なテキストになってしまうのです これは恐ろしいことです
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?Ensuite, bien sûr, 50 fois j'obtiendrais pile. sur le premier lancer d'accord ?
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?Então, naturalmente, 50 das vezes eu ia ficar caudas sobre o flip primeiro, certo?
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?Potem oczywiście, 50 razy wypadłaby reszka przy pierwszej próbie, prawda?
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?Potom bych samozřejmě 50 krát dostal orla na první hod, že?
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?Potom samozrejme, 50 krát bych si chvosty na prvý flip, jo?
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?След това, разбира се, в 50 от всичките пъти ще получа страни тура при първото хвърляне, нали така?
O zaman tabi ki ilk atışta 50 tane de yazı gelecekti, değil mi?裏が出ますよね? 私たちがこの宇宙の状態にあるとして、今度は
Portakal üstündeki bir noktaya bakarsak, bu noktadan çıkan ışık gözümüze gelecektir.Jeśli popatrzę na konkretny punkt na pomarańczy
Portakal üstündeki bir noktaya bakarsak, bu noktadan çıkan ışık gözümüze gelecektir.만일 이 사람이 오렌지의 특정 부분을 보고 있다고 하면
Portakal üstündeki bir noktaya bakarsak, bu noktadan çıkan ışık gözümüze gelecektir.Prostě si dovodí tyto čáry za zrcadlo.
Portakal üstündeki bir noktaya bakarsak, bu noktadan çıkan ışık gözümüze gelecektir.אם הייתי מסתכל על התפוז, קרני אור מהנקודה הזאת היו יוצאות ממנה
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.이 감소세는 1994년에 르완다에서 일어났던 학살을 고려하면 더욱 명확해질 것입니다.