İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Optimisten sind also Leute, die mehr Küsse in ihrer Zukunft erwarten, mehr Spaziergänge im Park.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Optimiştii sunt cei care aşteaptă mai multe săruturi în viitor, mai multe plimbări în parc.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Optymiści czekają na więcej pocałunków i spacerów w parku.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Os otimistas são as pessoas que antecipam mais beijos no futuro, mais passeios no parque.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Quindi gli ottimisti sono persone che si aspettano più baci in futuro, più passeggiate nel parco.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Så optimister är de som förväntar sig fler kyssar i framtiden, mer strövande i parken.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Så optimistiske mennesker, er mennesker der forventer flere kys i deres fremtid, flere gåture i parken.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Takže optimisti sú ľudia, ktorí v budúcnosti očakávajú viac bozkov, viacej prechádzok parkom.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Tehát azok az optimista emberek, akik több csókot várnak a jövőben, többet sétálnak a parkban.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Оптимисти са хората, които очакват повече целувки в бъдеще, повече разходки в парка.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Отже, оптимісти - це ті люди, які очікують більше поцілунків у майбутньому, більше прогулянок в парку.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.Поэтому оптимисты — это люди, ожидающие больше поцелуев в будущем, больше прогулок в парке.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.אז אופטימיים הם אלו המצפים ליותר נשיקות בעתידם, וליותר טיולים בפארק.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.فالمتفائلون هم أناس يترقبون قبلات أكثر بالمستقبل، وجولات أكثر في المتنزهات.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.公園でより多く散歩することを 期待する人々なのです そして その期待感が幸福度を増すのです
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var.여자: 만날 사람도 있고, 이루어 갈 미래도 있고 말이야.
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var.Mensen ontmoeten, de toekomst verwezenlijken.
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var. [ neşeli müzik ]Des gens à voir, un futur à préparer.
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var. [ neşeli müzik ]Müssen Leute besuchen, die Zukunft beginnen.
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var.Találkoznunk kell ezzel-azzal, és alakítanunk kell a jövőnket is.
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var.المرأة: وأشخاص لرؤيتهم، ومستقبل نصنعه.
Kadın: Göreceğimiz insanlar, oluşturacağımız gelecekler var.[軽快な音楽]
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.코소보인들이 그들의 참정권을 박탈당했기 때문입니다.
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.הייתה משום שלאנשי קוסובו נשללה הזכות לעתיד שלהם.
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.كان أن شعب كوسوفو كانوا محرومين من مستقبلهم.
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.コソボの将来を決める権利を奪われたことにありました 当時 コソボの将来をめぐって
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.يسرعون كعصفور من مصر وكحمامة من ارض اشور فأسكنهم في بيوتهم يقول الرب.
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.A mówiąc przez proroków widzenia wiele pokazywać będę, a przez proroków podobieństwa podawać będę.
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.저희가 애굽에서부터 새같이 앗수르에서부터 비둘기같이 떨며 오리니 내가 저희로 각 집에 머물게 하리라 나 여호와의 말이니라
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.встрепенутся из Египта, как птицы, и из земли Ассирийской, как голуби, и вселю их в домы их, говорит Господь.
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.יחרדו כצפור ממצרים וכיונה מארץ אשור והושבתים על בתיהם נאם יהוה׃
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.他 們 必 如 雀 鳥 從 埃 及 急 速 而 來 、 又 如 鴿 子 從 亞 述 地 來 到 . 我 必 使 他 們 住 自 己 的 房 屋 、 這 是 耶 和 華 說 的
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.他 們必 如 雀鳥從 埃及 急速 而 來 、 又 如 鴿子從亞 述地 來到 . 我 必 使 他 們住 自己 的 房屋 、 這是 耶和華 說的
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.A mérnökök hamarosan hasonló technológiákat alkalmaznak majd a Földön is.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Bientôt des ingénieurs réincarneront pour apporter des technologies semblables sur la Planète.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.In curand inginerii vor descoperi tehnologii similare pe Pamant.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Inženýři brzy přinesou podobné technologie na Zemi.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.ln Kürze werden lngenieure reinkarnieren, um ähnliche Technologien zum Planeten zu bringen.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Vài kỹ sư sắp đầu thai và họ sẽ mang những công nghệ này theo. Công nghệ kiểu gì?
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Wkrótce inżynierowie na Ziemi odkryją podobne technologie.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Σύντομα οι μηχανικοί θα μεταφέρουν παρόμοιες τεχνολογίες στην Γη.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Скоро инженеры принесут похожие технологии на Землю
Ne? Biz mi onlara gideceğiz yani? Bize geleceklerini sanıyordum.حسنا سأجد لك طريق آخر.
Öğrenmediklerinden değil -- öğrendiler -- ama, geleceklerine dair iyi haberler verdiğimiz durumdan daha az.Czyli owszem, uczyli się, ale dużo mniej niż grupa, która dostała pozytywne informacje o przyszłości.
Öğrenmediklerinden değil -- öğrendiler -- ama, geleceklerine dair iyi haberler verdiğimiz durumdan daha az.그 사람들이 전혀 배운게 없다는것은 아닙니다. -- 실제로는 학습되었죠 -- 하지만 저희가 미래에 대해 긍정적인 정보를 줬을 때 보다는 훨씬 적게 배우게 됩니다.
Öğrenmediklerinden değil -- öğrendiler -- ama, geleceklerine dair iyi haberler verdiğimiz durumdan daha az.זה לא שהם לא למדו כלל -- הם למדו -- אבל הרבה פחות מאשר תחת תנאי המידע החיובי לגבי העתיד.
Öğrenmediklerinden değil -- öğrendiler -- ama, geleceklerine dair iyi haberler verdiğimiz durumdan daha az.好ましい情報を与えられた時と比べて ほんの少しだったというだけです 与えられた数字を憶えていなかったわけでもありません
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Chúng ta không đưa ra và lựa chọn người mà chúng ta muốn để quyết định tương lai của họ.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Haideţi să nu alegem noi cine ne-am dori să le decidă viitorul.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Janganlah kita memilih and menentukan orang yang pantas untuk mengendalikan masa depan mereka.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.그들의 미래를 좌우할 사람들을 우리가 선택하고 고르지 않도록 합시다.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Lasst uns nicht auswählen und entscheiden von wem wir wollen, dass er ihre Zukunft bestimmt.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Laten we niet uitkiezen wie we willen dat hun toekomst regelt.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Não devemos ser nós a eleger quem gostaríamos que decidisse o seu futuro.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Ne choisissons pas et ne décidons pas qui nous aimerions voir diriger leur futur.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Ne mi válasszuk ki, hogy ki irányítsa az ő jövőjüket.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Nenechte nás vybrat a rozhodnout se, kdo má vládnout jejich budoucnosti.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Nevyberajme, kto bude vládnuť ich budúcnosti.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Nie próbujmy wybierać, kogo życzylibyśmy sobie, by kierował ich przyszłością.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Non scegliamo e non decidiamo chi voremmo che governi il loro futuro.