Ana içeriğe geç
Sözlük

geleceğim ile cümle

geleceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Daha sonra geleceğim.Позже приду.
Veda etmek için geleceğim.Они решают распрощаться.
Yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır.О Аллах, благослови меня в отношениях с моей женой (мужем) и её (его) в отношениях со мной.
Geleceğimizi onun ellerine bırakıyoruz Birleşik, özgürce.حماك الله دائما، نحن نضع مستقبلنا في يديك، الأمم الحرة، يا لأجل الحرية سنقوم معاً دائماً.
Veda etmek için geleceğim.إلى الطبطبائي مع التحية .
Yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır.إنه إنسان بنفخة من روح الله: فإذا سويته ونفخت فيه من روحي فقعوا له ساجدين ..
Veda etmek için geleceğim.Adeus é uma despedida.
Veda etmek için geleceğim.David komt afscheid nemen.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Mijn hoofd volgt met de ogen.
Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur.De omgeving speelt dan ook een heel belangrijke rol in zijn werk.
Saat beşte seni senin yerinden almaya geleceğim.Ik kom u bij u ophalen om vijf uur.
Benim bir geleceğim yok.Ik heb geen toekomst.
Bir daha sana geleceğim zaman, tatilde çektiğim resimleri getireceğim.Als ik weer bij je kom, neem ik de foto’s mee die ik in de vakantie gemaakt heb.
Gelebilirsem yarın geleceğim.Ik kom morgen terug als er niets tussenkomt.
Veda etmek için geleceğim.Lanie na pożegnanie. .
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Dla mojego wzroku nadszedł zmierzch.
Veda etmek için geleceğim.De tar farväl av varandra.
Veda etmek için geleceğim.Потім вони поцілувались на прощання.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Очима пішла в батька.
Yarın mutlaka geleceğim.Завтра я прийду обов’язково.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.Я завтра повернуся до Японії.
Veda etmek için geleceğim.Rozloučí se spolu.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Je jasně přítomná přímo před našima očima.
Veda etmek için geleceğim.Apoi, își iau rămas-bun.
Geleceğimizi kurtarmanın anahtarı geçmişin sırlarında ve Transformerların dünyadaki gizli geçmişinde yatıyor.Jövőnk megmentésének kulcsa a múlt titkaiban van eltemetve, a Transzformerek rejtélyes történelmében.
Veda etmek için geleceğim.Búcsúzkodásba kezdenek.
Yalnız geleceğim.Egyedül jövök.
Veda etmek için geleceğim.Lähtö ilman jäähyväisiä.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Pimeää vain meidän silmillemme.
Bir gün ülkene geleceğim.Tulen jonain päivänä kotimaahasi.
Önümüzdeki hafta geri geleceğim.Θα επιστρέψω την επόμενη εβδομάδα.
"Tekrar geleceğim." "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum."«Θα ξαναρθώ.» «Ναι, περιμένω ανυπόμονα.»
Veda etmek için geleceğim.Men de bliver nødt til at sige farvel.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Nå har jeg sett deg med egne øyne.
Veda etmek için geleceğim.Kemudian datang perpisahan pertamaku.
Yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır.Jika terdapat masjid ini sesudahku (keadaan) aib, maka perbaiki.
Veda etmek için geleceğim.Bèn từ biệt về.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Nó giống như được nhìn thấy tương lai của tôi ở trước mắt.
Veda etmek için geleceğim.別れを告げる。
Gerekirse geleceğim.必要なら私は来ます。
Saat 7 veya 8 gibi geri geleceğim.7時か8時ごろに戻ってきます。
Veda etmek için geleceğim.兩人連夜告別。
Veda etmek için geleceğim.언젠가 다시 또 인사드리도록 하겠습니다.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.החוזה היה מול עיני.
Veda etmek için geleceğim.Двамата си казват сбогом.
Yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır.Опрости ме поради тези мои, обич и вражда!“...
Veda etmek için geleceğim.Također je najavljena oproštajna turneja.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Teškoće su bile pred očima.
Veda etmek için geleceğim.Naslednji dan se poslovijo in razidejo.
Ben hayvanlarla çocuklara ayak uydurarak yavaş yavaş geleceğim.Keliais dažnai vaikšto gyvūnai ir vaikai.
Veda etmek için geleceğim.Tai laikinas atsisveikinimas.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Užlenktos į priekį ausys siekia akis.
Veda etmek için geleceğim.Nad kallistavad hüvastijätuks.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.Aber wir müssen das in unsere eigene Zukunft integrieren.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.A jövőnket eszerint kéne alakítani.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.Ale musíme ho zahrnúť do našej vlastnej budúcnosti.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.Ale musimy dostosować to do przyszłości.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.하지만 우리는 그것을 우리의 미래로 통합시켜야 합니다.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.Maar we moeten dat integreren in onze toekomst.
Ama bunu kendi geleceğimizle bütünleştirmeliyiz.Ma dobbiamo integrarlo nel nostro futuro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod