Ana içeriğe geç
Sözlük

geleceğim ile cümle

geleceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››For this is a word of promise, "At the appointed time I will come, and Sarah will have a son."
Makedonyadan geçtikten sonra yanınıza geleceğim. Çünkü Makedonyadan geçmek niyetindeyim.But I will come to you when I have passed through Macedonia, for I am passing through Macedonia.
Ben de yakında geleceğim, bu konuda Rabbe güveniyorum.But I trust in the Lord that I myself also will come shortly.
Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de."God has decreed: "I will prevail, I and My apostles."
Geçmişimiz, geleceğimiz ve ikisi arasında ne varsa O'na aittir.To Him belongs whatever lies before us and behind us, and the space in between.
Geçmişimiz, geleceğimiz ve ikisi arasında ne varsa O'na aittir. Rabbin unutkan değildir.To Him belongs all that is before us, and all that is behind us, and all between that.
Davutoğlu, "AB bizim ortak geleceğimizdir."The EU is our common future.
Gençler bizim geleceğimiz.The young are our future.
Pek çok zorluklar olacak, fakat zamanla bunların üstesinden geleceğimize inanıyorum."There will be many difficulties, but I believe we will overcome them in time."
Avrupa, geleceğimizi riske atan bir büyüme açığına sahiptir."Europe has a growth deficit which is putting our future at risk."
Cansu, "Kosova'yı ortak vatanımız olarak görüyor ve geleceğimizi burada kurmak istiyoruz," diyor."We see Kosovo as our common home and we want to build our future here," Cansu says.
Geleceğimiz de ortak ve parlak olacaktır," dedi.Our future will also be common and glorious."
Burada hiçbir geleceğim yok." diyor, Moudatsaki.I have no future here," she said.
Bugün ise Avrupa-Atlantik ailesindeki ortak geleceğimiz sayesinde ilişkilerimiz gelişiyor.Today our relations are enhanced by our common future in the larger Euro-Atlantic family.
Jessen-Petersen, "Kutlamak için geri geleceğim." dedi."I will be back to celebrate," he said.
Geleceğimiz güvendedir ve her geçen gün daha iyiye gitmektedir." dedi.Our future is safe and it's getting better and better," Thaci said.
"Ortak geleceğimiz ve bölgemizin geleceği için Yunanistan ile birlikte çalışmamız gerekiyor."We need to work together with Greece on our common future and the future of our region.
Dolayısıyla düşüncemiz, karar verme sürecimiz ve geleceğimiz, çevresel durumlardan etkilenir.Our thinking, decision-making, and future are all impacted by our environmental situations.
2013: Geleceğimizi Koruyalım: Diyabet Eğitimi ve Önleme.2013: Protect our Future: Diabetes Education and Prevention.
érkhomai, eleúsomai/eîmi, êlthon, elḗlutha I geliyorum, geleceğim, geldim, gelmiştimérkhomai, eleúsomai/eîmi, êlthon, elḗlutha I come/go, I will come/go, I came/went, I have come/gone
Tanrının dilerse yarın seni görmeye geleceğim.I will come to see you tomorrow, if God is willing.
Ama adaleti sağlayamazsam, bu toprakları sonsuza kadar ezmek için geri geleceğim.But if I don't get justice, I will come back to crush this land forever.
Ben de geleceğim.Ich werde auch kommen.
Yalnız geleceğim.Ich werde allein kommen.
Yarın geleceğim.Ich werde morgen kommen.
Tom'a birazdan geleceğimi söyle.Sag Tom, dass ich bald kommen werde.
Elbette kursun bitince seni almaya geleceğim.Natürlich komme ich dich abholen, wenn dein Kurs zu Ende ist.
20 Ekimde geleceğim.Ich komme am 20. Oktober an.
Noel'de geleceğim.Ich werde zu Weihnachten ankommen.
Veda etmek için geleceğim.Nun heißt es Abschied nehmen.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Die eigene Zukunft fest im Blick.
Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur.In der näheren Umgebung sind weitere umfangreiche Investitionen vorgesehen.
Seni görmeye daha sonra geleceğim.Je viendrai plus tard te rencontrer.
Geleceğimi hayal ediyordum.J’imaginais mon avenir.
Yarın sana geleceğim.Je vais aller chez toi demain.
Veda etmek için geleceğim.Je suis revenu ici pour vous dire Adieu.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Et il y alla devant mes yeux.
Önümüzdeki hafta geri geleceğim.Volveré la próxima semana.
Onu almak için daha sonra geleceğim.Vendré a por él más tarde.
Sen gelmeden önce ben oraya geleceğim.Llegaré antes que tú.
Yarın seni evinde ziyaret etmek için geleceğim.Iré a visitarte a tu casa mañana.
Seninle geleceğim.Iré contigo.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.Mañana volveré a Japón.
Sık sık geleceğimiz hakkında konuşurduk.Solíamos hablar con frecuencia de nuestro futuro.
Erken geleceğimizi düşünüyorum.Creo que volveremos pronto.
Bu akşam partinize geleceğim.Iré a vuestra fiesta esta tarde.
Bu günlerde sizi görmeye geleceğim.Vendré a veros uno de estos días.
Yarın geleceğim.Vendré mañana.
Bir geleceğimiz vardı, gelmedi.Teníamos un futuro que no llegó.
Geleceğimle ilgili çok iyimserim.Soy muy optimista sobre el futuro.
Veda etmek için geleceğim.Vengo a despedirme.
Bu akşam partine geleceğim.Verrò alla tua festa stasera.
Ona geri geleceğimi söyle.Digli che ritornerò.
Elbette geleceğim ama biraz geç kalabilirim.Certo che verrò, ma potrei arrivare un po' in ritardo.
Daha sonra seni görmeye geleceğim.Verrò a vederti più tardi.
Veda etmek için geleceğim.Si salutano con un addio.
Ben ’elimde bir Türk bayrağıyla geleceğim ve o toplantıya katılacağım’ demiştim.Iré a la fiesta con vosotras = "Andrò alla festa con voi".
Sana yardım etmeye geleceğim.Я приду тебе помочь.
Elbette geleceğim ama biraz geç kalabilirim.Конечно, я приду, но я могу немного опоздать.
Hava durumu müsaade ederse şayet, geleceğim.Если погода позволит, приеду.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod