geleceği ile cümle
geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Veda etmek için geleceğim.別れを告げる。
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.ともあれ、将来の憲法の議論が始まった。
İkisini, birbirlerine bağlayan geçmiş, geleceği de belirleyecektir.二人は秘密の逢瀬を重ね、互いへの思いを募らせる。
Onlar, kendilerinin geleceğidir.これはかれらの高慢のゆえであろうと思われる。
Bu teknoloji, çapı 30, 50 ve hatta 100 m olan geleceğin teleskoplarını yönlendirmektedir.この技術は口径30m、50m、100mといった未来の望遠鏡計画の設計を推進する原動力となっている。
Yukarıdan kimsenin geleceği yok!昔より右に出る者はいない。
"Peter Jackson'ın Dünü, Bugünü ve Geleceği".BGMはピーターの「夜と朝のあいだに」。
Refah devletinin geleceği.国家の前途果して如何。
Geleceği çok parlak olarak gösteriliyor.ここに輝かしい未来が広がっています。
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.本人曰く、塾に通っているらしい。
Bir süre, eski köle ve geleceğin yazarı Harriet Jacobs'ın işvereniydi.元奴隷で、後に作家になったハリエット・アン・ジェイコブスの雇用主となったことがあった。
Aslında onlar geleceğin başkanlarıdır.表向きは未来の大臣。
Yaşamış olduğumuz olay çok zor bir durum ama üstesinden geleceğiz.かんじきは扱いづらかったが困難な上りで役立った。
Bugünün ve geleceğin moda eğitim platformu.学園の今日および将来のために盤石の基礎を築かれたのである。
Doktor geleceğiyle ilgili bu bilgiyi öğrenince sarsılır.あなたの友達はこのEPのことを知ってあなたに感謝するでしょう。
O iki dakika çiftin hayatını ve geleceğini sonsuza dek değiştirmiştir.二人の友情は終生変わることなく続いた。
Doğaüstü konularda bilgisi vardır, zaman zaman geleceği görebilir.能力は未来予知で、持っている手鏡で未来の出来事を少しだけ見ることができる。
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.アレックスの帰郷を憔悴しきった顔で迎える。
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.日によって、時間が前後される場合あり。
Bu durum bütün Çin'in geleceğini de etkiledi.これには中国からの刺激も影響している。
Toplantıda insanların ve bölgenin geleceğinden bahsedildi.土地・人民を司るとされた。
Bunun geleceği yok."これらに未来はない。
Crispina'nın erkek kardeşi geleceğin konsülü Lucius Bruttius Quintius Crispinus'dur.実兄のルキウス・ブルッティウス・クィントゥス・クリスピヌス (Lucius Bruttius Quintius Crispinus) も後に執政官を務めている。
Zira, hangi verinin önce, hangi verinin sonra geleceği ancak karşılaştırma ile anlaşılabilir.前者なら出玉ほぼナシを含む大当たり確定、後者なら確変大当たり確定である。
Bu kanunname, tahta çıkan padişaha devletin geleceği (nizâm-ı âlem) için kardeşlerini öldürme hakkı veriyordu.襄公は秦の太子であった兄の世父(せほ)から太子を譲られ、秦の太子となった。
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.近くには昇雲の滝がある。
Geleceği görme gücüne sahip nadir taşlardandır.未来を見通す力を持つ青年。
"Dershanelerin kapatılması ve eğitimin geleceğindeki kaos".^ 『蹴裂伝説と国づくり』。
Biz gençlerin geleceğini hazırlayacağız.幼名は定之進。
Savaş'ın kulüpteki geleceği ilgili kararı yine teknik ekibimiz verecek."将来は航空関係の技術士官に向ける道もあろう」と言った。
Maaşların ödenmesinin gecikmesi hâlinde size de, bize de zarar geleceğini bilirsiniz.一天の君だにも、おぼしめすまゝには、わたらせ給はぬなるべし。
"«Hedefimiz geleceğin Vefa'sını yaratmak»".」、「ウィザード、未来への約束。
Hatta Bayezid’e tekrar geleceğini bildiriyordu.バッチグーの再来とも言われている。
Geleceğin Felsefesi.未来のマフィア。
Çünkü geleceği görme sezgileri güçlüdür ve görünmezleri görebilmektedir.超聖神は未来を見通すことができるが自分の未来は見通せないという特性を持つ。
Belirtinin bir geçmişi, bir de geleceği vardır da diyebiliriz.アランの過去を知っており、何か含むものがあるようである。
Hocası ona geleceği için mantıklı ve yararlı öğütler verir.教員が適切な指導・助言を行う必要がある。
Müzik yaşamında parlak geleceği olan bir insandı.彼は人生が輝かしいものであることを望んだ。
Mukriz Scrooge Noel arifesi rüyasında üç tane ruh görür; geçmiş, şimdi ve geleceğin hayaletleridir bunlar.クリスマス・イブの夜、街中の嫌われ者の守銭奴スクルージが昔の商売仲間の亡霊と過去・現在・未来の3人の精霊に遭遇し、彼らの導きにより改心。
Gerekirse geleceğim.必要なら私は来ます。
Tekrar ne zaman geleceğini bilmiyorum.今度彼がいつ来るのかわかりません。
Saat 7 veya 8 gibi geri geleceğim.7時か8時ごろに戻ってきます。
Birçok Yahudi dilinde olduğu gibi, Yahudi-Romen dillerinin geleceği açık değildir.正如大部分的犹太语一样,犹太-罗曼语的未来是不明确的。
(Gizli nesne SENİN'dir) Geleceğini bilmiyordum.已,知不能奪,乃罷去。
Geleceği çok parlak olarak gösteriliyor.未来还是明亮的好。
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.他们告诉他他是来上学了。
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.而當度過「末日」後、展望明年。
Biz gençlerin geleceğini hazırlayacağız.青年會會所落成。
Veda etmek için geleceğim.兩人連夜告別。
Bozgun haberi Roma'ya ulaştığında, barbarların geleceği korkusu büyük bir paniğe neden oldu.當失敗的消息傳回羅馬時,造成了羅馬人的极大恐慌。
Music, sesin geleceği."《音樂聖堂》(Music)是聲音的未來。
Rus lider (geleceği görebilen güçleri ile ünlü), zehirli kupadan içmeyi reddeder.这位以权势著称的的罗斯首领则拒绝饮下杯中的毒酒。
Örneğin Paul Serene, geleceği görebilme yetisine sahiptir.似乎連巴尼爾都看不到她會有朋友的未來。
"Üç sene önce geldiler, insanlağın geleceğini sonsuza dek değiştirdiler.三年後他們變回人類並且回來了。
Ancak kestirme bir yolla gitmeye başlarken başlarına neler geleceğinden habersiz yola düşerler.故而他们应当放弃“必要”的判断,而一旦他们承认事非必要,也就失去了正当化自己所作所为的托辞。
Bhairon, Delhi'ye geleceğini bildirir.后向砂川爱说明自己会去印度。
Korkma sen emrimi yerine getir, ben başıma ne geleceğinin biliyorum. ''.你们应当敬畏真主,你们对于我的客人们不要使我丢脸。
Onlar, kendilerinin geleceğidir.他們的後裔現在仍然生活在那裡。
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım.可通晓古今,预言未来。
Bir yarış) ve bir şeylerin ne anlama geleceğinin (ör.행(行) "그리고 무엇이 행(行)인가.
İlgili Sayfalar