geleceği ile cümle

geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu değiştiremezsin, geleceği değiştiremezsin!"Nem tudod megváltoztatni a jövőt."
Yukarıdan kimsenin geleceği yok!Az előfutamokból senki nem esett ki.
1194 yılında oğlu II. Frederick) geleceğin imparatoru, Sicilya ve Kudüs kralı doğdu.1194-ben megszületett fia, Frigyes, a jövőbeli császár, valamint Szicília és Jeruzsálem királya.
1893'te, kuzeni ve geleceğin feminist yazarı olan Marianne Schnitger ile evlendi.1893-ban elvette unokatestvérét, Marianne Schnitgert, aki feministaként és íróként már ismert volt.
Bu nedenle, geleceğin savaşlarının karakteristiklerini aksettirir.Rátok hagyom a jövő formáinak feltalálását.
Veda etmek için geleceğim.Búcsúzkodásba kezdenek.
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım.Az igaz múltat megismertetve felépíteni a jövőt.
Yaşamış olduğumuz olay çok zor bir durum ama üstesinden geleceğiz.Az Avar Kaganátus, nehezen bár, de úrrá lett a nehézségeken.
Refah devletinin geleceği.Nemzetünk jövendő hivatása.
"Dershanelerin kapatılması ve eğitimin geleceğindeki kaos"."Belefáradtam az örökös bujkálásba és a hazudozásba.
Birçok diğer yazar da kenti "geleceğin yeni moda merkezi" olarak tanımlamaktadır.Sokak szerint ő volt a várományosa az EU leendő „külügyminiszteri” posztjának is.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Más szavakkal, az embereknek nincs hatásuk önnön sorsukra vagy más emberek sorsára.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.A Központi Tudat elkezdett a jövőjére gondolni.
1927 Bir yanılsamanın geleceği.Az 1979-es évszám téves.
Geleceğin felsefesine prelüd.A jövő filozófiájának alapelvei.
Luke'un kendiliğinden geleceğini bilmektedir.Luke rájön, hogy újra fókuszba kell kerülnie.
Alice'in diğer vampirlerden farklı olarak geleceği görebilme özelliği vardır.James kicsit megkönnyebbül, hogy valaki más is lát szörnyeket.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato megtudja Oscartól, hogy a gróf milyen jelmezt öltött.
Selim Yoludüz, Kurtaran gemisinin geleceğini söyledi.Kretschmer közölte a legénységgel, hogy hajójuk süllyed.
Geleceği konusunda şu an belirlenmiş bir takvim yok.A ház jövőbeli rendeltetéséről még nincs döntés.
Gerek yeni teknolojiler geliştirerek geleceğini garantileyerek gerekse bölgesel projeler planlayarak .Ez a felfedezés további regionális védelmi tervezeteket követel.
1984’te "Kendimize Geleceğiz" adlı kitabı basıldı.2009-ben vitát váltott ki 1984-es, Jönnek című verse.
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.Életének kutatásával még adós az utókor.
Binanaleyh, grafen geleceğin elektronik aygıtları için umut vericidir.Steinheil az elektromagnetikus telegráf tudományos megalapítója.
Yalnız geleceğim.Egyedül jövök.
19 Kasım - Çin ve Birleşik Krallık, Hong Kong'un geleceği hakkında bir katılım anlaşması imzaladılar.19. joulukuuta – Kiina ja Yhdistynyt kuningaskunta allekirjoittivat sopimuksen Hongkongin tulevaisuudesta.
Veda etmek için geleceğim.Lähtö ilman jäähyväisiä.
Yukarıdan kimsenin geleceği yok!Kukaan ei astunut viivan yli.
Bugünün ve geleceğin moda eğitim platformu.Raportti Viron nykypäivästä ja tulevaisuudesta.
Litvanyalılar, ülkelerinin geleceği ile ilgili endişe içindeydiler.Wyandotit ja naapuriheimot olivat huolissaan maittensa kohtalosta.
1065 yılında İmparator X. Konstantinos'un oğlu, geleceğin İmparatoru VII. Mihail ile evlendi.Vuonna 1065 Maria meni naimisiin keisari Konstantinos X:n pojan Mikaelin kanssa.
Oyunda Roma'nın geleceğini siz belirleyeceksiniz.Teos kuvaa Rooman nousua maailmanvallaksi.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Lisäksi hänen toiveikkuutensa tulevaisuutta kohtaan kasvaa.
25 Ekim 3018'de Elrond'un Divanı yüzüğün geleceğini belirlemek üzere toplandı.Elrond johti Elrondin neuvostoa 25. lokakuuta 3018, ja siellä päätettiin, että Valtasormus pitää tuhota.
Bölüm, Benjamin Linus'un geleceğinden bahseder.Tämä artikkeli kertoo Lindsay Lohanin kappaleesta.
1927 Bir yanılsamanın geleceği.Valistus 1927 Kumpi on parempi.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Myöhemmin Jack palasi perheensä pariin.
Maaşların ödenmesinin gecikmesi hâlinde size de, bize de zarar geleceğini bilirsiniz.Kunhan saadaan ne korvaukset maksetuiksi, niin sen jälkeen kai saadaan itsekin jotain.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Pimeää vain meidän silmillemme.
Karbon fiber, geleceğin teknolojisi olarak görülüyor.Painettu elektroniikka on tulevaisuuden pakkausmerkintätekniikkaa.
Bir gün ülkene geleceğim.Tulen jonain päivänä kotimaahasi.
Geleceği düşünmeden edemiyorum.En voi olla ajattelematta tulevaisuutta.
Karanlık bastığı zaman bir fırtana geleceği anlaşılır ve Dük geceyi o evde geçirmeye karar verir.Καθώς πέφτει η νύχτα, μια καταιγίδα πλησιάζει και ο δούκας αποφασίζει να μείνει στο σπίτι για τη νύχτα.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Ο προβληματισμός για το μέλλον του συγκροτήματος είχε αρχίσει.
Elektronik müziğin geleceğin klasik müziğini sağlayacağına inanmıştı.Πιστεύει ότι έτσι η μουσική που θα δημιουργηθεί θα είναι η αληθινή εθνική μουσική του μέλλοντος.
Hüseyin susar ve "Geleceği bekleyelim, görelim." der.Guzzoni, Ute: «Προς τα εμπρός αλλά και προς τα πίσω… θέλουμε να κοιτάμε.
Turne bittiğinde grubun geleceği belirsizdi.Μετά το τέλος της περιοδείας, το συγκρότημα διαλύθηκε.
Aslında onlar geleceğin başkanlarıdır.Σήμερα είναι πρόεδρος των Νέων Οριζόντων
Nureddin ileri görüşlü bir liderdi, adımlarını daima geleceği düşünerek atardı.Ο ίδιος παρέμενε ανήσυχος και δημιουργικός, σκεπτόμενος διαρκώς το μέλλον.
Önümüzdeki hafta geri geleceğim.Θα επιστρέψω την επόμενη εβδομάδα.
"Tekrar geleceğim." "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum."«Θα ξαναρθώ.» «Ναι, περιμένω ανυπόμονα.»
Veda etmek için geleceğim.Men de bliver nødt til at sige farvel.
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Kort efter begyndte debatter omkring organisationens fremtid at opstå.
Music, sesin geleceği.""Musik der Zukunft").
Örneğin Paul Serene, geleceği görebilme yetisine sahiptir.Alice Cullen har evnen til at se ind i fremtiden.
Onlar komando geleceğinin yetkilerini olusturan 18 Fransız’dı.Af de franske divisioner var 18 bemandet med frivillige fra kolonierne.
Yukarıdan kimsenin geleceği yok!Ingen skulle være hævet over nogle andre.
Geleceği tahmin etmelerinin mümkün olduğu söylenir.Spåmænd påstår at kunne forudsige fremtiden.
Bir Yanılsamanın Geleceği.The mistake of a lifetime.
Ancak Reich'in, kendi geleceği hakkında büyük endişheleri vardı.Derimod er Claire fuld af frygt for fremtiden.
İlgili Sayfalar