geleceği ile cümle
geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
180'lerin sonunda, Julia Domna geleceğin imparatorlarından Septimius Severus ile evlendi.У 184 році Юлія вийшла заміж за майбутнього імператора Септимія Севера.
Çalışmamın bu noktaya geleceğini hiç tahmin etmemiştim.”, dedi.Я ніколи не забуду того, що він зробив для мене».
Biz gençlerin geleceğini hazırlayacağız.Молодші з Ліцею прийдуть.
Oyunda Roma'nın geleceğini siz belirleyeceksiniz.Очевидно йшлося про ведучу роль Риму у союзі.
1990'da başlamış olan geleceğin Rheinmetall 140 mm yivsiz top geliştirilmesidir.З початку 1990-х, Rheinmetall почав розробку гладкоствольної 140 мм гармати для майбутнього танка.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Очима пішла в батька.
Geleceğiz Türkiye'yi alacağız.Турчин приїжджає в Україну.
Bunlar Küçük Octavia ve Gaius Octavius (geleceğin Roma İmparatoru Augustus) idi.Він був звеличений Юлієм Цезарем, а потім Октавіан (майбутнім римським імператором).
Mukriz Scrooge Noel arifesi rüyasında üç tane ruh görür; geçmiş, şimdi ve geleceğin hayaletleridir bunlar.Цієї ночі до Коннора мають прийти три привиди — привид минулого, теперішнього та сучасного.
Kazakistan'ın ekonomik geleceği petrol ve gaz geliştirme ile bağlantılıdır.Економічний розквіт Кувейту пов'язаний з видобутком нафти.
Bu durum bütün Çin'in geleceğini de etkiledi.В результаті відбулося об'єднання усього Китаю.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.На картині зображене Чорне море, що штормить.
Video sayfasının sloganı ise “Geleceği öngörebilmek için haftada yedi gün” dür.Відповідає нашим «сім п'ятниць на тижні», «тримати ніс за вітром».
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.Денні каже що його сестра пішла до школи.
Yarın mutlaka geleceğim.Завтра я прийду обов’язково.
Onun ne zaman geleceğini bilmiyorum.Я не знаю, коли він прийде.
Onun geleceğini sanmam.Я не думаю, що він прийде.
Onun geleceğini sanmıyorum.Я не думаю, що він прийде.
Onun geleceğini sanmıyorum.Я не думаю, що вона прийде.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.Я завтра повернуся до Японії.
Tom'un geri geleceğini biliyordum.Я знав, що Том повернеться.
Tom'un partime geleceğini umuyorum.Сподіваюся, Том прийде на мою вечірку.
Onun yalnız geleceğini düşündüm.Я думав, що він прийде один.
Onun yalnız geleceğini düşündüm.Я думав, що вона прийде одна.
Tom'un geleceğini umuyorum.Сподіваюся, Том прийде.
Yakında eve geri geleceğini umuyoruz.Сподіваємося, ти скоро повернешся додому.
Musk şu soruyu sormuştur: “Geleceğin iyi olmasını sağlamak için yapabileceğimiz en iyi şey nedir?Musk pokládá otázku „jak nejlépe můžeme docílit zajištění dobré budoucnosti?
"Accenture" sözcüğü "Accent on the future" - "Geleceğin Üzerinde Vurgula" sözcüğünden türetilmiştir.Slovo Accenture je odvozeno z anglického Accent on future (Důraz na budoucnost).
Veda etmek için geleceğim.Rozloučí se spolu.
Kaplan, yönetim bilimlerinin ve genel işletme üniversite ortamının geleceğiyle ilgilenmektedir.Chci, aby všichni cítili sounáležitost a zodpovědnost za budoucnost fakulty.
13 Kasım tarihi Göztepe geleceğinde çok önemli bir yer alacak.Na 23. srpen je třeba se dívat jako na datum velké historické důležitosti.
Lolita: Geleceği görebilen biri. ^ "Nobel prize".Prohlédněte si, kdo přebírá Nobelovu cenu.
Kötüye kullanılan bilim insanlığın geleceğini tehdit ediyor.Drama ukazuje na možnost zneužití vědy proti lidem.
Bozgun haberi Roma'ya ulaştığında, barbarların geleceği korkusu büyük bir paniğe neden oldu.Když zpráva o porážce dorazila do Říma, nastalo ve městě veliké zděšení vyvolané vidinou příchodu barbarů.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Je jasně přítomná přímo před našima očima.
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.Pokud by měl připadnout na šabat, odkládá se na následující den.
Kriz Ekonomisi Dünya Ekonomisinin Çöküşü Ve Geleceği."Globální finanční krize" a její hodnocení z hlediska budoucího vývoje světové ekonomiky.
Gerd Müller tarafından geleceğin futbolcuları arasında gösterilmiştir.Svoji fotbalovou přezdívku si dal podle Gerda Müllera.
Ancak ona da yakınlaşmayı geleceği görme yeteneğini kullanarak ve alternatifleri değerlendirerek yapmıştır.Mezi její schopnosti patřilo měnit podobu, viděla do budoucnosti.
Hâlbuki bunun sebebi geleceği değiştirmektir.Důvodem je změna bydliště.
Ash Ketchum, geleceğin büyük eğitmeni olacaktır.Hlavní postavou je mladý trenér Ash Ketchum.
Geleceğin Felsefesi.Fotografie budoucnosti?
Sürekli Ron'un geri geleceğini umar ve her gün ağlar.S Anne-Claire se opět potká a tráví spolu každý den.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Z nich vyroste lid jeho budoucího království.
Şair çok yakın bir zamanda bir Türk prensinin İtalya'ya geleceğini bilmektedir.Prosdocimo știe că un prinț turc va ajunge în scurt timp în Italia.
Bu günün geleceğinden dahi şüphe duyanlar olduğunu biliyorum.Știu că există unii care se îndoiau că această zi va veni.
Veda etmek için geleceğim.Apoi, își iau rămas-bun.
Geleceği tahmin etmelerinin mümkün olduğu söylenir.Se crede că sunt capabile de a prezice viitorul.
Bugünün ve geleceğin moda eğitim platformu.Biblioteca Națională între prezent și viitor.
Olga yaşadığı sürece, onun geleceği ile ilgili evlilik dedikoduları Rusya'da büyük bir konuydu.În timpul vieții sale viitoarea căsătorie a Olgăi a fost subiect de mari speculații în Rusia.
Gaius aynı zamanda geleceğin imparatorlarından Claudius'un yeğenidir.Gaius a fost nepotul lui Claudius (viitorul împărat).
Başına ne geleceğini kestiremiyor.Nu-ți dori, că ți se va întâmpla.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.A doua zi, Jack își vede de drum.
Kozmoloji, Evren'in yapısını, tarihini ve geleceğini inceler.Cosmologia este studiul istoriei universului, mai ales originilor și destinului său.
Benim içn hayırlı dualar etti ve bana "Senin geleceğin çok muhteşem olacak." dedi."Lăsați-i să se roage lui Dumnezeu, vor lupta mai bine după aceea".
Yunanistan ise ada halkının geleceğini kendinin belirlemesini istedi.Ismet însuși a ales să declare că grecii au planificat arderea orașului” .
2006'dan 2008'e kadar, Peter Vestentaler Avusturya Geleceği için İttifakı'nın genel başkanı idi.Din 2006 Westenthaler este liderul Alianței pentru Viitorul Austriei.
Onun bugün geleceğine dair bir fikrim var.Am o vagă idee că ea va veni azi.
180'lerin sonunda, Julia Domna geleceğin imparatorlarından Septimius Severus ile evlendi.A 180-as évek végén Julia Domna férjhezment Septimius Severushoz, a leendő császárhoz.
Geleceğimizi kurtarmanın anahtarı geçmişin sırlarında ve Transformerların dünyadaki gizli geçmişinde yatıyor.Jövőnk megmentésének kulcsa a múlt titkaiban van eltemetve, a Transzformerek rejtélyes történelmében.
İlgili Sayfalar