geleceği ile cümle
geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bugüncülük, geleceğin, geçmişin ve hiçbir var olmayan nesnenin olmadığını savunan bir felsefe ekolüdür.الحاضرية الفلسفية هو الرأي القائل بأن لا يوجد مستقبل كما لا يوجد ماضي.
Crispina'nın erkek kardeşi geleceğin konsülü Lucius Bruttius Quintius Crispinus'dur.وشقيقه للقنصل المستقبلي لوسيوس بروتيوس.
Yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır.إنه إنسان بنفخة من روح الله: فإذا سويته ونفخت فيه من روحي فقعوا له ساجدين ..
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.ويدخل في هذا هو أن الرجل ليس لديه القدرة على التأثير على المستقبل، أو في الواقع، أو في تصرفاته الخاصة.
Kozmoloji, Evren'in yapısını, tarihini ve geleceğini inceler.كما أن علم الكون يُقصد به ذلك الفرع من العلوم الذي يدرس نظام الكون وتاريخه ومستقبله.
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.يقولون: ذهبت للمدرسة ويقصدون ذهبت إلى المدرسة.
Köklü geçmiş güçlü geleceği doğurur.الجيل القادم ينبأ بمستقبل أسود.
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım.الماضي يجلب المستقبل.
Önemli siparişler şirketin geleceğini güvenceye almış ve gelecek modellere yol açmıştır.لذلك بدأ يفكّر كيف يضمن مستقبل مؤسّساته.
Senin parlak bir geleceğin var.لديك مستقبل مشرق.
Yavaş yavaş genişledi, geleceğin Konstantinopolis bölgesinde inşa edilecek ilk liman oldu.Gradualmente aumentado, foi o primeiro porto a ser construído na área da futura Constantinopla.
Geleceğin Kütüphanesi Vakfı (Future Library Trust) yönetilip, Oslo şehri tarafından destekleniyor.É gerenciado pela Future Library Trust e apoiado pela Cidade de Oslo, Noruega.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.Ele os cita em seu livro Gogmagog: The Buried Gods (Gogue Magogue: Os Deuses Enterrados).
Music, sesin geleceği."Music é o futuro do som".
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Jack é visto voltando para sua família.
Yaşamak mantıklı olduğunu açıklıyor, çünkü kimse geleceğin - hatta hayatın ne olacağını - biliyor.Elas explicam que faz todo o sentido vivermos a vida, porque ninguém sabe o futuro e muito menos após a morte.
Rus lider (geleceği görebilen güçleri ile ünlü), zehirli kupadan içmeyi reddeder.O líder dos rus', renomado por seus poderes oraculares, se recusou a beber da taça que continha o veneno.
Bu ülkeler nüfusları, dinamik ve istikrarlı ekonomileri ile geleceğin yıldız ekonomileri olarak görülmektedir.Compreende as organizações, enquanto sistemas abertos e dinâmicos no ambiente.
Korkan Anna, gitmesi için Gurov'a yalvarır ve Moskova'ya onu görmeye geleceğine dair söz verir.Assustada, ela implora a ele para sair e promete voltar a vê-lo em Moscou.
Veda etmek için geleceğim.Adeus é uma despedida.
Geleceğin Tahine Bakış: Yorgunlar Kantatı.Elenco de Trabalhar Cansa: «Trabalhar Cansa».
Yaşamış olduğumuz olay çok zor bir durum ama üstesinden geleceğiz.Foi um negócio assim, que realmente foi difícil da gente superar, mas eu superei.
Crispina'nın erkek kardeşi geleceğin konsülü Lucius Bruttius Quintius Crispinus'dur.O irmão de Crispina era o futuro cônsul Lúcio Bruto Quíncio Crispino.
Belirtinin bir geçmişi, bir de geleceği vardır da diyebiliriz.Ditas assim as coisas, parecem pertencer ao passado.
Kriz Ekonomisi Dünya Ekonomisinin Çöküşü Ve Geleceği.A terciarização da economia mundial e seu impacto.
Ashley Greene, Alice Cullen: Cullen ailesinin geleceği görebilen bir üyesi ve Bella'nın yakın dostu.Ashley Greene como Alice Cullen, membro da família Cullen, torna-se uma amiga próxima de Bella.
Lolita: Geleceği görebilen biri. ^ "Nobel prize".História ilustrada das antiguidades. : Nobel.
Bu nedenle geleceğin programlama teknolojisi denilebilir.Permite pesquisar as tecnologias do futuro.
Geleceğin yıldızlarından biri olarak görülüyor.Foi selecionado para o Jogo das Estrelas do Futuro.
WWE, Lesnar'ın 26 Şubat Raw programında Reigns ile yüzleşmek için geleceğini açıkladı, ancak Lesnar görünmedi.Lesnar foi anunciado para o episódio de 26 de fevereiro do Raw, mas não apareceu.
Aslında onlar geleceğin başkanlarıdır.Estes, por sua vez, tornarão-se os futuros líderes.
Truevision3D 7.0 versionunda ise DirectX10 + XNA desteği geleceği belirtilmektedir.O projeto OpenSolaris afirmou que a futura direção do suporte X é através de implementar o Xorg.
Nureddin ileri görüşlü bir liderdi, adımlarını daima geleceği düşünerek atardı.Sonhadora, quimérica, sempre tentando adivinhar o futuro.
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.A recuperação completa é esperada para o dia seguinte.
"«Hedefimiz geleceğin Vefa'sını yaratmak»".Você deve viver e enfrentar o futuro”.
Geleceği çok parlak olarak gösteriliyor.O futuro é brilhante.
Dogma filminin sonunda filmin devamının geleceği söyleniliyordu.Contudo, Clair hesitou quanto ao final do filme.
19 Şubat 2010'da SmackDown'da bir video yayınlandı ve Jackson'ın SmackDown'a geleceği duyuruldu.No SmackDown de 19 de fevereiro, um vídeo foi exibido promovendo o retorno de Jackson ao programa.
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım."Para sobreviver, conheça o passado.
Oyuncunun tutuklanması dizideki geleceği ile ilgili spekülasyonların yayılmasına sebep oldu.Com isso, as atualizações no site cessaram que estimularam a especulação sobre o futuro do site da comunidade.
Tom partiye geleceği konusunda söz verdi.Tom prometeu-me vir à festa.
Veda etmek için geleceğim.David komt afscheid nemen.
Zulma ve Elvira gelip Mustafa'nin kahve ziyaretine geleceği haberini getirirler.Elvira en Zulma komen zeggen dat Mustafà op de koffie komt.
(Gizli nesne SENİN'dir) Geleceğini bilmiyordum.Hij wist bijvoorbeeld geen doorwaadbare plaats.
Geleceği tahmin etmelerinin mümkün olduğu söylenir.Hij beweerde de toekomst te kunnen voorspellen.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Mijn hoofd volgt met de ogen.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Op het bal probeert Renato er bij Oscar achter te komen wat het kostuum is dat Riccardo draagt.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Dezen ranselden op hen in.
Geleceğin yıldızlarından biri olarak görülüyor.Deze is bedoeld om de sterren van de toekomst te eren.
Kaplan, yönetim bilimlerinin ve genel işletme üniversite ortamının geleceğiyle ilgilenmektedir.Kaplan is geïnteresseerd in de toekomst van managementonderwijs en het algemene business schoollandschap.
Refah devletinin geleceği.De houdbaarheid van de welvaartsstaat.
Kaptan hiçbir şeyden korkmadığını söyler ve geleceğini belirtir.De kapitein zegt niemand opgemerkt te hebben en biedt aan op te letten.
2002-2003 yıllarında Avrupa'nın Geleceğine İlişkin Konvansiyonun üyesi olmuştur.Van 2002 tot 2003 maakte hij deel uit van de Conventie over de Toekomst van Europa.
Arma da kullanılan çok canlı renk bulunmaktadır bunlar ülkeleri için parlak bir geleceği işaret etmektedir.De kleuren die gebruikt zijn in het wapen staan voor een glorierijke toekomst van het land.
Hitler'e göre Almanya'nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir.Voor Hitler leek het onbetwistbaar dat die nieuwe macht Duitsland zou moeten zijn.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.In zijn boek Nalezingen (Retractationes) gaf hij aan wat hij liever anders gezegd zou hebben.
Bunun üzerine, kendine bir kostüm yaratır ve geleceğin Spider-Man'i olur.Hij ontwikkelt voor zichzelf een kostuum en een webschieter en wordt de held Spider-Man.
Bu kitap sonradan kuantum teorisinin geleceğini etkilecektir.Uit deze hypothese ontwikkelde zich later de kwantumtheorie.
Başına ne geleceğini kestiremiyor.Hij kon niet aanzien wat er ging gebeuren.
HD DVD'ler standart DVDlerin geleceği olarak geliştirilmişlerdir.Het is een derivaat van de hd-dvd, die door het DVD Forum werd ontwikkeld als opvolger van de reguliere dvd.
İlgili Sayfalar