geleceği ile cümle

geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Otras polémicas se suscitaron en cuanto a la organización del programa.
Bu durum bütün Çin'in geleceğini de etkiledi.Todo esto sugiere que la idea provino de China.
Bugünün ve geleceğin moda eğitim platformu.Educación hoy y mañana.
Geleceği tahmin etmelerinin mümkün olduğu söylenir.Posee el poder de adivinar el futuro.
Yaşamış olduğumuz olay çok zor bir durum ama üstesinden geleceğiz.Ha sido una vida nada fácil pero vivida con todo.
Claude'un, intikamını aldıktan sonraki hayatı, geleceği bilinmemektedir.Lo que hizo Billy después de la victoria de los Vengadores es desconocido.
Ancak Reich'in, kendi geleceği hakkında büyük endişheleri vardı.Los griegos tenían mucho miedo al destino.
Sürekli Ron'un geri geleceğini umar ve her gün ağlar.Él reprende a Ryan para pasar todos los días de mal humor.
Kriz Ekonomisi Dünya Ekonomisinin Çöküşü Ve Geleceği.El ahorro es igualmente importante para el futuro y el presente económico de cualquier nación.
Âhir zamanda İsa'nın geleceğinin haber verildiği hadisler vardır.Ellos saben que el tiempo del nacimiento de Jesús será pronto.
Ege Adaları'nın geleceğinin saptanması büyük devletlere bırakılacaktır.La propagación de las serpientes a otros islas podría ser devastador.
Bir Yanılsamanın Geleceği.Historia de un equívoco.
Geleceğin askerinin sonuncu sergisi ekim 2012'de Prag'da gerçekleşti.El último secuestro de embarcación por piratas somalíes tuvo lugar en 2012.
Bu akşam partine geleceğim.Verrò alla tua festa stasera.
Aklında olsun, bana nasıl davrandığın sizin geleceğinizi etkileyecek.Tenete a mente che il modo il cui mi tratterete inciderà sul vostro futuro.
Tom, 2:30'da geri geleceğine söz verdi.Tom ha promesso che sarebbe tornato alle 2.30.
Ona geri geleceğimi söyle.Digli che ritornerò.
Elbette geleceğim ama biraz geç kalabilirim.Certo che verrò, ma potrei arrivare un po' in ritardo.
Daha sonra seni görmeye geleceğim.Verrò a vederti più tardi.
Korkma sen emrimi yerine getir, ben başıma ne geleceğinin biliyorum. ''.Non temere, perché io ti ho riscattato, ti ho chiamato per nome; tu sei mio!" (43:1; 45:3).
Musk şu soruyu sormuştur: “Geleceğin iyi olmasını sağlamak için yapabileceğimiz en iyi şey nedir?Musk pose questa domanda: "Cosa è la cosa migliore che possiamo fare per assicurare che il futuro sia buono?
Jamestown yerleşkesinin geleceği ilk 5 yılda henüz belirsizdi.La vita dell'insediamento di Jamestown fu molto difficile per i primi cinque anni.
Her üye grubun geleceği için farklı fikirler yürütüyordu.Tutti i membri avevano differenti opinioni riguardo al futuro della band.
"Accenture" sözcüğü "Accent on the future" - "Geleceğin Üzerinde Vurgula" sözcüğünden türetilmiştir.La parola "Accenture" deriva dall'espressione inglese "Accent on the future" (accento sul futuro).
Ülkenin ve müminlerin geleceği tehlikededir.Pirandello e Borgese furono coloro che maggiormente credettero in lui.
Veda etmek için geleceğim.Si salutano con un addio.
John Raffles — Bulstrode'un karanlık geçmişine ve Lydgate'in geleceğine ışık tutabilen kilit isim.John Raffles — È l'uomo custode del passato oscuro di Bulstrode, e indirettamente del futuro di Lydgate.
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.Ghazan promise di tornare nell'inverno del 1300–1301 per aggredire l'Egitto.
Ecelin ne zaman geleceğini Allah bilir.Dio sa quando sarà il momento.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Essi poi raggiunsero i loro camerati".
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.Il mattino seguente Alex deve ripartire.
Ticaret Geleceğinin Tanımlanması Hakkında Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Paneli (2012’den günümüze).World Trade Organization (WTO), Commissione sulla definizione del futuro del Commercio, Svizzera (dal 2012).
Geleceğin imparatorlarından Vespasian, gençliğinde bu lejyonda görev yapmıştır.Durante la sua giovinezza, il futuro imperatore Vespasiano prestò servizio nella legione.
Bugünün ve geleceğin moda eğitim platformu.I modelli della vita mentale, oggi e domani.
Bozgun haberi Roma'ya ulaştığında, barbarların geleceği korkusu büyük bir paniğe neden oldu.Quando a Roma si venne a sapere di questi accadimenti, si diffuse il panico.
Yaşamış olduğumuz olay çok zor bir durum ama üstesinden geleceğiz.Hanno vissuto una vita molto difficile ma appagante.
Bir Yanılsamanın Geleceği.Vita sbagliata di un fuoruscito.
Onlar komando geleceğinin yetkilerini olusturan 18 Fransız’dı.Furono 18 i piloti giunti al traguardo.
Luke'un kendiliğinden geleceğini bilmektedir.Luke deve scoprire di cosa si tratta.
Oyunda Roma'nın geleceğini siz belirleyeceksiniz.Di seguito la partecipazione della Roma ai campionati.
Theravada’nın kabul ettiği Pali yazmalarında bahsi geçen tek bodhisattva, geleceğin Buddhası Maitreya’dır.L'unico altro bodhisattva menzionato nel Canone Pāli è il prossimo Buddha, Maitreya.
DSiWare oyunlarının 2008 in sonunda tamamen download edilebilir bir hale geleceği açıklandı.Le Pullip commercializzate dopo il 2008 possono chiudere completamente gli occhi.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato tenta di capire quale sia il travestimento di Riccardo.
Bu albüm sonrası Beatles'ın yeniden bir araya geleceği dedikoduları başlamıştı.Circolano voci di un'imminente reunion dei Beatles che si esibiranno in concerto.
Jack'in geleceğinde ise Jack, Kate'e evlenme teklif eder.Su consiglio di Jack, la ragazza dice di essere sposata.
2002-2003 yıllarında Avrupa'nın Geleceğine İlişkin Konvansiyonun üyesi olmuştur.In qualità di deputato, egli è un membro supplente della Convenzione sul futuro dell'Europa dal 2002 al 2003.
Önceden ima etme, karakterlerin geleceği önceden bilmesi ile de gerçekleşebilir.Talvolta riesce addirittura a capire in anticipo comportamenti degli altri.
"«Hedefimiz geleceğin Vefa'sını yaratmak»".Per dare a tutti un futuro di pace».
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Jack fa di nuovo visita alla madre.
Ben ’elimde bir Türk bayrağıyla geleceğim ve o toplantıya katılacağım’ demiştim.Iré a la fiesta con vosotras = "Andrò alla festa con voi".
Benim içn hayırlı dualar etti ve bana "Senin geleceğin çok muhteşem olacak." dedi.Una sola disse: «Pregherò per lei», e aveva gli occhi lucidi.
Molotov-Ribbentrop Paktı olarak bilinen bu anlaşmanın konularından biri de Polonya'nın geleceğidir.Questa scelta in qualche modo fu resa obbligata dal patto Molotov-Ribbentrop, che lasciava la Polonia sola.
Hikâye; geleceğin İngiltere'sinde (2020) geçmektedir.Uscita inglese prevista per il 2020).
İlk olarak kimin geleceğini söyleyemem.Я не могу сказать, кто прибудет первым.
O, geleceğini söylüyor.Она говорит, что придёт.
Geleceğin geçmişe ihtiyacı var.Будущее нуждается в прошлом.
Sizin hakkınızda Japonya'nın geleceğinden daha endişeliyim.Я беспокоюсь больше за тебя, чем за будущее Японии.
Sana yardım etmeye geleceğim.Я приду тебе помочь.
Elbette geleceğim ama biraz geç kalabilirim.Конечно, я приду, но я могу немного опоздать.
Hava durumu müsaade ederse şayet, geleceğim.Если погода позволит, приеду.
İlgili Sayfalar