geleceği ile cümle

geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Theravada’nın kabul ettiği Pali yazmalarında bahsi geçen tek bodhisattva, geleceğin Buddhası Maitreya’dır.Der einzige im Theravada bekannte Bodhisattva ist der kommende Buddha Maitreya.
ABD’nin Afganistan’ın geleceğine yönelik politikalarının hazırlanmasında koordinatör olarak çalışmıştır.Er besetzte darüber hinaus auch den Posten des Koordinators für die zukünftige Politik gegenüber Afghanistan.
Senin geleceğine ilgisiz kalamam.Je ne peux pas ne pas être concerné par ton avenir.
Bana onların geleceği saati tam olarak söyleyin.Dites-moi l'heure précise de leur arrivée.
Bana geleceğiniz saati söyleyin.Dites-moi à quelle heure vous viendrez.
Bana onun ne zaman geleceğini söyleyin.Dites-moi quand il arrivera.
Bazı hayvanlar fırtınanın geleceğini hissedebilir.Certains animaux peuvent sentir l'arrivée d'un orage.
Seni görmeye daha sonra geleceğim.Je viendrai plus tard te rencontrer.
Geleceğini düzenleyin çünkü geriye kalan yaşamınızı geçireceğiniz yer orası.Aménagez votre avenir, car c'est là que vous allez passer le reste de votre vie.
Otelin geleceği çok umut verici görünüyor.L'avenir de l'hôtel paraît très prometteur.
Geleceğimi hayal ediyordum.J’imaginais mon avenir.
Bu günün geleceğini biliyordum.Je savais que ce jour était en train d'advenir.
Onların geleceğini biliyordum.Je savais qu'elles venaient.
Yarın sana geleceğim.Je vais aller chez toi demain.
Beşinci Doktor, Onuncu Doktor'un gerçekten kendisinin geleceği olduğuna inanır.Le Cinquième Docteur se rend compte que le Dixième est vraiment son avenir.
Korkma sen emrimi yerine getir, ben başıma ne geleceğinin biliyorum. ''.Then need I not to fear the worst of wrongs, When in the least of them my life hath end.
Geleceğiñi bilmiyordum.Je ne connais pas le futur.
Ocak 2014'te, John Smedley yaptığı bir açıklamada EverQuest Next'in Playstation 4 için de geleceğini duyurdu.En janvier 2014, John Smedley a confirmé que EverQuest Next serait disponible aussi sur PlayStation 4.
Crispina'nın erkek kardeşi geleceğin konsülü Lucius Bruttius Quintius Crispinus'dur.Le frère de Crispina était le futur consul Lucius Bruttius Quintius Crispinus.
Rus lider (geleceği görebilen güçleri ile ünlü), zehirli kupadan içmeyi reddeder.Le dirigeant rus', réputé pour avoir des pouvoirs divinatoires, aurait refusé de boire la coupe empoisonnée.
"Peter Jackson'ın Dünü, Bugünü ve Geleceği".Pierre George, « La vie et l’œuvre de Max.
Kitabın son kısımlarında ise daha çok dünyanın geleceğine ilişkin kehanetler bulunmaktadır.Le dernier chapitre contient diverses prophéties sur le futur de la Terre.
Onlar komando geleceğinin yetkilerini olusturan 18 Fransız’dı.Les votants étaient dix-huit personnalités du jeu de rôle français.
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.Il est également inquiet du retour D'Alex.
ABD’nin Afganistan’ın geleceğine yönelik politikalarının hazırlanmasında koordinatör olarak çalışmıştır.Il a été coordinateur pour le futur de l'Afghanistan.
Ulusun geleceğine ulusun kendisinin karar vereceği ilkesi gerçekleştirilmiştir.Aujourd'hui, le destin de notre nation se décide.
Veda etmek için geleceğim.Je suis revenu ici pour vous dire Adieu.
Geçmişi değiştirerek geleceği yeniden şekillendireceklerdir.Il a alors la possibilité de changer le futur en modifiant son passé.
Geleceğin yıldızlarından biri olarak görülüyor.Un casting de futures stars.
Tam da bu sırada James geleceğini etkileyen bir karar verir.C'est tout simplement son avenir que Johnny doit maintenant reconsidérer.
Geleceğin pc oyunculuğu hakkında görüşlerini belirttiler.Images du jeu sur PC.
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım.Le passé, pour envisager l'avenir.
Music, sesin geleceği."'Zukunftsmusik'.
Bozgun haberi Roma'ya ulaştığında, barbarların geleceği korkusu büyük bir paniğe neden oldu.Pourtant, lorsqu’arrive la nouvelle de la mobilisation romaine, c’est la panique.
Bugünün ve geleceğin moda eğitim platformu.Die Nationalökonomie der Gegenwart und Zukunft.
Kendi geleceğim gözlerimin önüne geldi.Et il y alla devant mes yeux.
Geleceği çok parlak olarak gösteriliyor.L’avenir s’annonce radieux.
Bunu değiştiremezsin, geleceği değiştiremezsin!""Désolé, Lisa, on ne peut pas changer le futur".
Biz gençlerin geleceğini hazırlayacağız.Les jeunes vont venir aux commandes.
Önceden ima etme, karakterlerin geleceği önceden bilmesi ile de gerçekleşebilir.C'est par nos expériences passées que nous pouvons anticiper l'avenir.
Bu çocuk geleceğin imparatoru Nero'ydu.Elle donne naissance à l'empereur Néron.
Ertesi gün takımın antrenmanlarına, geleceği hakkında biraz düşünmek istediğini belirterek katılmadı.Le groupe s'interroge un temps sur son avenir sans lui.
HD DVD'ler standart DVDlerin geleceği olarak geliştirilmişlerdir.Pour visualiser ces HD DVD, il faut les regraver sur des DVD standard.
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.Fanfreluche décide d’aller à l’école.
River için Doktor'un geleceğini söylerler.C'est le moment que choisit River pour arriver.
Geleceğinden emin olmak için onu aradım.Lo llamé para confirmar que vendría.
O, geleceğini söylüyor.Ella dice que vendrá.
Geleceğini biliyordum.Sabía que vendrías.
Önümüzdeki hafta geri geleceğim.Volveré la próxima semana.
Onun geleceğini umuyorum.Espero que venga.
Lütfen Osaka'ya geleceğin zaman bana haber ver.Por favor, hazme saber cuándo vendrás a Osaka.
O onun geleceğini söylüyor.Dice que vendrá.
Hangi gün geleceğini bilmiyorum.No sé qué día vendrá.
Bob'un doğumgünü partime geleceğinden şüpheliyim.Dudo que Bob venga a mi fiesta de cumpleaños.
O, saat kaçta geleceğini söyledi?¿A qué hora dijo que iba a venir?
Onu almak için daha sonra geleceğim.Vendré a por él más tarde.
Sen gelmeden önce ben oraya geleceğim.Llegaré antes que tú.
Onun ne zaman geleceğini biliyor musun?¿Sabes cuándo vendrá?
Geleceğin hakkında fikrim yoktu.No tenía idea que venías.
Anne'nin ne zaman geleceğini merak ediyorum.Me pregunto cuándo vendrá Anne.
İlgili Sayfalar