Buraya geldiysem Cristina yalnız kalmasın geldim. Nişanlıyım ve evleneceğim.Ouve, só vim para fazer companhia à Cristina, estou noiva, vou casar.
Buraya geldiysem Cristina yalnız kalmasın geldim. Nişanlıyım ve evleneceğim.لقد أتيت لكي ارافق كريستينا فقط أنا مخطوبة وسوف أتزوج
Bu size biraz karışık geldiyse, belki polinom çarpanlaması videosunu izlemek istersiniz. *ربما علينا اخراج عامل متعدد الحدود، فاذا وجدت هذا مزعج قليلاً، هذه الخطوة
Bu size biraz karışık geldiyse, belki polinom çarpanlaması videosunu izlemek istersiniz. *この手順が分かります。 −25(x+1)^2が
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Ak by som do tej to školy chodila od začiatku do konca, bola by som už na olympiáde.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Als ik op deze school had gezeten vanaf het begin was ik natuurlijk al bij de Olympische spelen geweest.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Če bi obiskovala tako šolo že od začetka, bi lahko šla na Olimpijske igre.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Daca as fi mers la o astfel de scoala de timpuriu, cu siguranta as fi ajuns la Olimpiada.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Jeśli uczęszczałabym do takiej szkoły od początku oczywiście była bym już na olimpiadzie.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Jika aku pergi sekolah seperti ini, pasti aku bisa pergi ke Olympics.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Jos olisin alun alkaenkin tullut tähän kouluun olisin mennyt Olmypialaisiinkin.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Kdybych nastoupila na tenhle druh školy normálně, samořejmě bych byla olympičkou.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.내 진작 이런 학교 다녔으면, 올림픽 나갔지~
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Nếu tôi mà học trường này hồi đó, tôi có thể đi thi Olympics
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Om jag hade gått på en sån här skola från början så hade jag klart varit med i Olympic-spelen.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Se avessi frequentato questa scuola dall'inizio, di sicuro sarei stata alle Olimpiadi.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Si j'avais intégré cette école comme les autres, je serais sans doute dans l'équipe Olympique.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Wenn ich so eine Schule von Anfang an besucht hätte, wäre ich schon bei den Olympischen Spielen
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Αν πήγαινα σε αυτό το σχολείο από την αρχή,σίγουρα θα έπαιρνα μέρος στους Ολυμπιακούς.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.Если бы я здесь давно училась, то была бы уже в олимпийской сборной.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.אם לא הייתי מתקבלת לבית ספר שכזה ברור שלא הייתי מגיע עד אולימפיאדה.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.لو أنني في هذه النوعيه من المدارس منذ البدايه، لشاركت في الاولمبياد بالتأكيد.
Eğer bu tür bir okula geldiysem, olimpiyatlara katılmam lazım.行けるもん
Eğer bu yöntem zor geldiyse polinom faktorleme ve kareye tamamlamaya tekrar bakabilirsiniz. . .E poi abbiamo + 49 = 0 + 81 + 4 = 85.
Eğer bu yöntem zor geldiyse polinom faktorleme ve kareye tamamlamaya tekrar bakabilirsiniz. . .وربما ستقوم بمراجعة لاستخراج عامل من متعدد الحدود او لاكمال المربع اذا وجدت ان هذه الخطوة شاقة قليلاً
Eğer bu yöntem zor geldiyse polinom faktorleme ve kareye tamamlamaya tekrar bakabilirsiniz. . .復習してください。 復習してください。 + 49 =0+81+4
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Ak sa v takejto situácii ocitneme, bude to ako keby ste sa prejedli a hrozil vám infarkt.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.BG: jika Anda dalam situasi itu, bagai Anda makan terlalu banyak, dan akan terkena serangan jantung.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.BG: Se chegarmos a essa situação, é como se comêssemos demais e estivéssemos à beira de um ataque cardíaco.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Dacă ajungem în situația asta e ca și când ai mânca prea mult și ești pe punctul de a avea un atac de cord.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Ha abba a helyzetbe kerülünk, ami olyan mintha túlettük volna magunkat, és szívroham kerülgetne.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.빌: 만약 그런 상태에 처한다면, 너무 많이 먹어서 심장마비 직전에 다다른 것과 유사합니다.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Pokud se dostaneme do této situace, je to něco jako když ses přejídal, a teď ti hrozí infarkt.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Si entras en esa situación, es como si hubieras comido de más, y estás a punto de tener un paro cardíaco.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Was macht man dann?
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.W takiej sytuacji to jak atak serca w wyniku przejedzenia.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Όταν είσαι σε αυτήν την κατάσταση, είναι σαν αν ήσουν παχύσαρκος και πλησίαζες στο έμφραγμα.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Ако попаднем в такава ситуация, ще е все едно си преяждал и си на път да получиш инфаркт.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Такая ситуация похожа то, как если постоянно переедать, а потом оказаться на пороге сердечного приступа.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.ב.ג.: אם נגיע למצב הזה זה כמו שאכלת יותר מדי, ואתה עומד לקבל התקפת לב
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.بيل: إذا وصلت لذلك الموقف ، إنها مثل أن تأكل بإسراف، وتكاد تصيبك نوبة قلبية.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.食べ過ぎて 心臓発作を起こしてしまったようなものです どうしますか?心臓手術が必要かもしれません
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?Ambele specii descindem dintr-un strămoş comun care a trăit acolo, acum aprox.
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?"Kalau kita semua berasal dari simpanse, bagaimana bisa masih ada simpanse?"
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?Quien vivió aquí, hace alrededor de 6 millones de años
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?"Se discendiamo dagli scimpanzé, perché ci sono ancora scimpanzé?"
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?"Wenn wir vom Chimpansen abstammen, Warum gibt's immer noch Chimpansen? "
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?"Αφού καταγόμαστε από τους χιμπατζήδες, γιατί υπάρχουν ακόμα χιμπατζήδες;"
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?"Если мы произошли от шимпанзе, Почему тогда шимпанзе все еще существуют?"
Eğer şempanzelerden geldiysek neden hala şempanzeler var?أذا كنا قد انحدرنا من الشمبانزي لماذا لا يزال الشمبانزي موجوداً؟! ولماذا لا تتطور الى بشر مثلنا؟!
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Als je hier bent om Seung Jo te zien, waarom zoek je hem dan nog niet?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Daca ai venit aici dupa Seung Jo, de ce nu te-ai apucat inca sa-l cauti?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Jika kau kemari untuk melihat Seung Jo, lalu kenapa kau tidak mencarinya?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Nếu cậu đến đây để tìm Seung Jo, sao cậu không đi tìm cậu ta cho rồi?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Om du är här för att se Seung Jo, varför har du inte letat efter honom redan?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Se sei qui per vedere Seung Jo, allora perchè non lo stai già cercando?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Si tu es là pour le voir, pourquoi ne l'as-tu pas déjà recherché ?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Wenn du hier bist um Seung Jo zu sehen, wieso suchst du dann nicht nach ihm?
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Αν είσαι εδώ για να δεις τον Σουνγκ Τζο, τότε γιατί δεν τον έψαξες ήδη;
Eğer Seung Jo'yu görmeye geldiysen, onu niye hala aramadın?Если ты тут для того, чтобы увидеть Сын Чжо, то почему еще не пошла его искать?