Ana içeriğe geç
Sözlük

geldiler ile cümle

geldiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler ve "Polis için mi çalışıyorsun?" diye sordular.Když jsem poprvé přijel do vesnice, přišli ke mně stařešinové a zeptali se, "Utíkáš před policií?"
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler veTôi đã đến ngôi làng này lần đầu tiên.
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler veΠήγα σ' αυτό το χωριό για πρώτη φορά. Οι γέροντες ήρθαν και μου είπαν:
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler veКоли я вперше приїхав у це село, до мене прийшли старійшини і спитали:
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler veОтидох в едно село за първи път. Възрастните дойдоха при мен и ме попитаха:
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler veЯ поехал в эту деревню в первый раз. Старейшины пришли ко мне и спросили:
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Áthágtak minden szabályt minden téren. És még egyszer: nem okoztak csalódást.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Elas têm infrigido todas as regras no mínimo e no máximo. E mais uma vez, elas deram provas de si mesmas.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Hanno violato ogni legge in modi più o meno plateali. E ancora una volta, hanno dato prova di loro stesse.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Họ phá vỡ mọi luật lệ theo những cách từ nhỏ nhất đến lớn nhất. Và một lần nữa, họ đã chứng tỏ bản thân mình.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.그녀들은 모든 규칙들을 작고 큰 범위에서 깨뜨렸습니다. 그리고, 그녀들은 자기자신을 증명했습니다.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Ony zlomily každé pravidlo tím nejmenším i největším způsobem. A znovu se osvědčily.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Sie haben jede Regel gebrochen, auf die kleinste und die grösste Art. Und sie haben sich einmal mehr bewiesen.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Złamały każdą zasadę w najmniejszy i największy sposób. I raz jeszcze, pokazały swą wartość.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Бяха нарушили всяко правило по най-малкия и най-големия начин. И още веднъж, се бяха доказали.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Вони порушили кожне правило в найменший і найбільший спосіб. І знову, вони відстояли себе.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.Они нарушили каждое правило и в незначительном плане, и по-крупному. И в который раз они себя проявили.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.הן עברו על כל כלל בדרך הקטנה ביותר והגדולה ביותר. ופעם נוספת, הן הוכיחו את עצמן.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.وحطمن كل القيود في أصغر وأكبر وسيلة. ومرة أخرى، أثبتن أنهن أنفسهن.
Küçük ya da büyük her kurala karşı geldiler. ve bir kez daha kendilerini kanıtladılar.全ての規則を破壊してきました そして再び 彼女らは証明してくれました イランの女性は声を見つけました
Kurucuya karşı geldiler diyorsun ama sen de simya kullanıyorsun!Dici che tradiscono il fondatore, ma poi usi tu stesso l'alchimia.
Kurucuya karşı geldiler diyorsun ama sen de simya kullanıyorsun!-och säger att de går emot grundaren? Du använder ju alkemi.
Kurucuya karşı geldiler diyorsun ama sen de simya kullanıyorsun!- og siger, de går imod grundlæggeren? Du bruger jo alkymi.
Kurucuya karşı geldiler diyorsun ama sen de simya kullanıyorsun!Väität heidän kääntyneen perustajaa vastaan.
Kurucuya karşı geldiler diyorsun ama sen de simya kullanıyorsun!Λες ότι προσβάλουν τον Ιδρυτή. Κι εσύ χρησιμοποιείς αλχημεία!
Kurucuya karşı geldiler diyorsun ama sen de simya kullanıyorsun!Ты тоже пользуешься алхимией!
leziz et tozunu alan köpekler, sonunda, sadece zil sesini duyunca tükürük salgılar hale geldiler.보여주는 것을 여러번 반복하자, 그 개들은 결국 종 소리만으로도 침을 흘리기 시작했습니다.
leziz et tozunu alan köpekler, sonunda, sadece zil sesini duyunca tükürük salgılar hale geldiler.les chiens ont finalement commencé à saliver rien qu'au son de la cloche.
leziz et tozunu alan köpekler, sonunda, sadece zil sesini duyunca tükürük salgılar hale geldiler.שמיד אחריו הגיעה אבקת בשר טעימה, הכלבים התחילו להזיל ריר כבר משמיעת הצלצול.
leziz et tozunu alan köpekler, sonunda, sadece zil sesini duyunca tükürük salgılar hale geldiler.يليها مسحوق اللحم اللذيذ، بدأ لعاب الكلاب يسيل في نهاية المطاف بمجرد صوت الجرس فقط.
Londra'dan insanlar geldiler.Vennero su i ricercatori di Londra .
Londra'dan insanlar geldiler.Orang-orang dari London datang.
Londra'dan insanlar geldiler.Pak přišli lidé z Londýna.
Londra'dan insanlar geldiler.Przybyli ludzie z Londynu.
Londra'dan insanlar geldiler.As pessoas de Londres vieram visitar-nos.
Londra'dan insanlar geldiler.Aztán eljöttek hozzánk a londoniak.
Londra'dan insanlar geldiler.Các nhà khoa học từ Luân Đôn kéo đến.
Londra'dan insanlar geldiler.Cei din Londra ne-au făcut o vizită.
Londra'dan insanlar geldiler.De mensen uit Londen kwamen langs.
Londra'dan insanlar geldiler.Die Leute aus London kamen vorbei.
Londra'dan insanlar geldiler.Folkene fra London kom forbi.
Londra'dan insanlar geldiler.런던에서 사람들이 왔죠.
Londra'dan insanlar geldiler.Nous avons donc construit un modèle à trois brins.
Londra'dan insanlar geldiler.Vinieron los de Londres.
Londra'dan insanlar geldiler.Οι άνθρωποι από το Λονδίνο ήρθαν.
Londra'dan insanlar geldiler.Из Лондона приехали специалисты.
Londra'dan insanlar geldiler.Хората от Лондон дойдоха.
Londra'dan insanlar geldiler.האנשים מלונדון הגיעו.
Londra'dan insanlar geldiler.جائت الجماعة من لندن.
Londra'dan insanlar geldiler.ウィルキンスと彼の研究仲間の、正確に言うと後の研究仲間の、
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Kom langs op de tentoonstelling." En ze kwamen.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Hãy vui lòng đến buổi trưng bày." Và họ đã đến.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Jöjjenek el a kiállításmegnyitóra." És eljöttek.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.제 쇼에 와주세요." 그렇게 해주더군요.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Kommen Sie doch bitte zur Vernissage." Und sie kamen.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Por favor, vengan a la exposición". Y lo hicieron.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler."Por favor, venham à exposição." E eles vieram.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Proszę przyjść na wystawę". I przyszli.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.S'il vous plait, venez à l'exposition." Et ils sont venus.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Vă rog să veniţi la expoziţie." Şi au venit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
geldiler ile cümle - Sayfa 30 - geldiler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App