Ana içeriğe geç
Sözlük

geldiler ile cümle

geldiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İkisi bena iki cins bakış acısıyla geldiler.Така че те идват с две гледни точки. Нали знаете?
İkisi bena iki cins bakış acısıyla geldiler.Таким чином, вони розглядають це з двох перспектив.
İkisi bena iki cins bakış acısıyla geldiler.כך שיש להם את 2 הפרספקטיבות שלי.
İkisi bena iki cins bakış acısıyla geldiler.فقد اتيا بوجهتي نظر اللتين اتبناهما. أتعلمون؟
İkisi bena iki cins bakış acısıyla geldiler.末っ子は北京で勉強していて
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.A to tvoří budoucí krizi.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Die Menschen können es schlichtweg nicht mehr ertragen.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.E la situazione è già insostenibile.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.És ez további nyomorúságot okoz, az emberek egyszerűen nem tudják tovább elviselni.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Et cela créé d'avantage de misère.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Folk står helt enkelt inte ut längre.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Ihmiset eivät kestä sitä enää.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Ludzie nie mogą tak dłużej.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Oamenii nu mai pot rezista.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Orang-orang tidak akan bisa bertahan lagi.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.Ο κόσμος δεν μπορεί να το αντέξει άλλο.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.- и това създава още повече нищета.
İnsanlar artık tahammül edemez hale geldiler.この人為的に引き起こした競争の
İnsanlar doğudan, bugünkü Rusya bölgesinden ve güneyden Baltıklar üzerinden geldiler.Folket kom österifrån från nuvarande Rysslands område och söderifrån via Baltikum.
İnsanlar doğudan, bugünkü Rusya bölgesinden ve güneyden Baltıklar üzerinden geldiler.Heitä tuli idästä nykyisen Venäjän alueelta sekä Baltian kautta etelästä.
İnsanlar doğudan, bugünkü Rusya bölgesinden ve güneyden Baltıklar üzerinden geldiler.Ils arrivaient de l’Est, du territoire de la Russie actuelle et du Sud en passant par les pays baltes.
İnsanlar doğudan, bugünkü Rusya bölgesinden ve güneyden Baltıklar üzerinden geldiler.Llegaban del Este, de la actual Rusia, así como del Sur, del área de los países bálticos.
İnsanlar doğudan, bugünkü Rusya bölgesinden ve güneyden Baltıklar üzerinden geldiler.Они прибыли с востока, с территории современной России, а также с юга, через территорию Балтийских стран.
İnsanlar doğudan, bugünkü Rusya bölgesinden ve güneyden Baltıklar üzerinden geldiler.لقدا جاءوا من الشرق من منطقة روسيا الحالية وكذلك من الجنوب عبر البلطيق.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.A prišli k nemu matka a jeho bratia a nemohli sa k nemu dostať pre zástup.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Es gingen aber hinzu seine Mutter und Brüder und konnten vor dem Volk nicht zu ihm kommen.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Ja hänen äitinsä ja veljensä tulivat häntä tapaamaan, mutta eivät väentungokselta päässeet hänen tykönsä.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Jövének pedig hozzá az õ anyja és atyjafiai, de nem tudtak hozzá jutni a sokaság miatt.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.예수의 모친과 그 동생들이 왔으나 무리를 인하여 가까이 하지 못하니
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.La mère et les frères de Jésus vinrent le trouver; mais ils ne purent l`aborder, à cause de la foule.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Mama şi fraţii lui Isus au venit la El; dar nu puteau să -I vorbească, din pricina norodului.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Men hans Moder og Brødre kom til ham og kunde ikke nå frem til ham for Skaren.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Men hans mor og hans brødre kom til ham, og de kunde ikke nå frem til ham for folket.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Mẹ và anh em Ðức Chúa Jêsus đến tìm Ngài; song vì người ta đông lắm, nên không đến gần Ngài được.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Mẹ và anh_em Ðức_Chúa_Jêsus đến tìm Ngài ; song vì người_ta đông lắm , nên không đến gần Ngài được .
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Och hans moder och hans bröder kommo och sökte honom, men för folkets skull kunde de icke komma in till honom.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Pridejo pa k njemu mati njegova in bratje njegovi; ali spričo množice se ne morejo sniti ž njim.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Tedy přišli k němu matka a bratří jeho, ale nemohli ho dojíti pro zástup.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Tedy przyszli do niego matka i bracia jego; ale do niego przystąpić nie mogli dla ludu.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Un giorno andarono a trovarlo la madre e i fratelli, ma non potevano avvicinarlo a causa della folla
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Vieram, então, ter com ele sua mãe e seus irmãos, e não podiam aproximar-se dele por causa da multidão.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Vinieron hacia él su madre y sus hermanos, pero no podían llegar a él a causa de la multitud
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Zijn moeder en Zijn broers kwamen Hem opzoeken, maar zij konden niet bij Hem komen omdat het huis overvol was.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Ηλθον δε προς αυτον η μητηρ και οι αδελφοι αυτου και δεν ηδυναντο δια τον οχλον να πλησιασωσιν αυτον.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.И дойдоха при Него майка Му и братята Му, но поради множеството не можаха да се приближат до Него.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.И пришли к Нему Матерь и братья Его, и не могли подойти к Нему по причине народа.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.Прийшла ж тодї до Него мати й брати Його, та й не могли зійтись із Ним за народом.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.ויבאו אליו אמו ואחיו ולא יכלו לגשת אליו מפני העם׃
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.وجاء اليه امه واخوته. ولم يقدروا ان يصلوا اليه لسبب الجمع.
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.耶 穌 的 母 親 和 他 弟 兄 來 了 、 因 為 人 多 、 不 得 到 他 跟 前
İsanın annesiyle kardeşleri Ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar.耶穌 的 母親 和 他 弟兄 來 了 、 因 為 人 多 、 不 得到 他 跟前
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.A vyšed Ježíš, bral se z chrámu; i přistoupili učedlníci jeho, aby ukázali jemu stavení chrámové.
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.A wyszedłszy Jezus z kościoła szedł; i przystąpili uczniowie jego, aby mu ukazali budowanie kościelne.
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.Cuando Jesús salió y se iba del templo, se le acercaron sus discípulos para mostrarle los edificios del templo
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.In Jezus izide in krene proč od templja. In pristopijo učenci njegovi, da mu pokažejo stavbe templja.
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.Khi Ðức Chúa Jêsus ra khỏi đền thờ, đương đi, thì môn đồ đến gần để chỉ cho Ngài xem các nhà thuộc về đền thờ.
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.예수께서 성전에서 나와서 가실 때에 제자들이 성전 건물들을 가리켜 보이려고 나아오니
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.Og Jesus gikk ut av templet og drog derfra, og hans disipler kom til ham for å vise ham templets bygninger.
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.Og Jesus gik ud, bort fra Helligdommen, og hans Disciple kom til ham for at vise ham Helligdommens Bygninger.
İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını Ona göstermek için yanına geldiler.Potom vyšiel Ježiš z chrámu a išiel. A pristúpili jeho učeníci, aby mu ukázali stavby chrámu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod