Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.لقد كانوا مضحكين جدًا لكنني سعيدة لأجلهم
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.何かを勝ち取る事が出来たのだから
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Apoi s-au întors şi au zis: "De fapt va fi mai uşor."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."A potom povedali, "Bude to vlastne ešte jednoduchšie."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Dan mereka datang kembali dan berkata, "Sebenarnya, hal tersebut akan menjadi lebih mudah."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."En ze kwamen terug en zeiden: "Eigenlijk zal het makkelijker zijn."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."És visszajöttek azzal, hogy: "Sőt, még, egyszerűbb is lesz."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Et ils sont revenus et ont dit: "En fait, ce sera plus facile."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."나중에 돌아와서 "실제로는 더 쉬울 거같아요."라고 말했어요.
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Och till slut kom de tillbaka och sa att, "Det är faktiskt lättare."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Pak zase přišli a řekli: "No, ve skutečnosti to bude ještě snazší."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Poi tornano e dicono, "In verità, sarebbe ancora più semplice".
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Rồi quay lại trả lời là: "Thật ra điều đó còn dễ hơn."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Und sie kamen zurück und sagten: " Es geht sogar einfacher."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Wracają i mówią: "Tak właściwie, to będzie łatwiejsze."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."После се върнали обратно и казали, "Всъщност, това ще бъде по-лесно."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Потім вони повернулися і сказали: "Насправді це ще легше."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."Потом они вернулись и сказали, "На самом деле, это еще и легче."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."ואז הם באו אליו ואמרו, "בעצם, זה יהיה אפילו יותר קל."
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."ثمّ عادوا ، وقالوا "في الواقع ، سيكون الأمر أكثر سهولة".
Daha sonra geri geldiler ve dediler ki "Aslında, bu daha da kolay."上司は言います 「それはいいね
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."A oni odpověděli: "No, oni se tady v Americe stali Indiány."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Azt válaszolták: "Hát belőlük lettek az indiánok."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Dan mereka mengatakan, "Mereka adalah orang pribumi di Amerika Serikat."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."E eles disseram: "Tornaram-se nos nativos americanos aqui nos EUA."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."E loro risposero: "Beh, sono diventati i nativi americani, qui negli USA."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."En zij zeiden, "Wel, zij werden onze Indianen hier in de US."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Ils m'ont dit "et bien, ils sont devenus les Indiens d'Amérique"
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Ja he sanoivat, "No, heistä tuli intiaaneja, Amerikan alkuperäisväestöä."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."그 둘이 대답하길 "그들은 지금 미국의 인디언이 되었습니다"
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Odpowiedzieli mi: "Stali się naszymi rdzennymi Amerykanami tutaj w Stanach."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Și ei mi-au zis "Păi, ei au devenit Indienii Nativi Americani aici în SUA."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Und sie sagten: "Sie wurden zu den Ureinwohnern Nordamerikas."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Và họ nói, "À, họ trở thành người Mỹ bản địa của chúng ta ở nơi đây nước Mỹ"
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Y me dijeron, "Bueno, ellos se volvieron nuestros nativos americanos, aquí en EE.UU."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Απάντησαν, "Έγιναν οι ιθαγενείς Αμερικάνοι εδώ στην Αμερική."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler.""Вони стали корінними американцями, тут у США".
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."И они сказали: "Они стали коренными американцами в Соединённых Штатах."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Те отвърнаха: "Ами, те станали нашите местни американци тук, в САЩ".
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."והם אמרו, "הם הפכו לילידים האמריקאים פה בארה"ב."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."وقالوا : "حسنا ، أنها أصبحوا الهنود الحمر هنا في الولايات المتحدة."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler.""邪悪な人たちの子孫がネイティブアメリカンだと
Diğer suç örgütüne saldırmaya ve Los Rojos'un "şahinlerini kaldırmaya" geldiler.Přišli, aby se zbavili jiné zločinné skupiny, a údajně unesli informátory skupiny Los Rojos.
Diğer suç örgütüne saldırmaya ve Los Rojos'un "şahinlerini kaldırmaya" geldiler.Vinieron a hacer limpieza del otro grupo delictivo y levantaron, presuntamente, a los halcones de Los Rojos.
Ebedi hayatı taleb etmeye teşvik için geldiler. Ebedi - Sermedî!Abadi - Sarmadi!
Ebedi hayatı taleb etmeye teşvik için geldiler. Ebedi - Sermedî!Ewig - Sarmadi!
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Byltě zajisté Elam pochytil toul s vozy lidu vojenského, a Kir ukázal pavézu.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Denn Elam fährt daher mit Köcher, Wagen, Leuten und Reitern, und Kir glänzt daher mit Schilden.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Eelam nosti viinen, tullen vaunuineen, väkineen ja ratsumiehineen, ja Kiir paljasti kilven.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Ê - lam đeo giỏ tên , có xe binh_lính kỵ đi theo , và Ki-rơ để trần cái thuẫn ,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Ê-lam đeo giỏ tên, có xe binh lính kỵ đi theo, và Ki-rơ để trần cái thuẫn,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élám fölvette a tegezt, és [jõ] szekeren emberekkel és lovagokkal, és Kir paizst meztelenít.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam hade fattat kogret, vagnskämpar och ryttare följde honom; Kir hade blottat skölden.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam ha tomado la aljaba; Siria ha irrumpido con carros; Quir ha desnudado el escudo
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam løftede Koggeret, Aram satte sig til Hest, Kir tog Skjoldene ud;
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élam porte le carquois; Des chars de combattants, des cavaliers, s`avancent; Kir met à nu le bouclier.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam też wziął sajdak z wozami ludu wojennego, a Kir okazał tarczę swoję.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elamul poartă tolba cu săgeţi; cară de luptători, de călăreţi înaintează; Chirul desveleşte scutul.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élam zodvihne túl dohrmiac na vozoch, obsadených ľuďmi, jazdcami, a Kír obnažil štít.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elão tomou a aljava, juntamente com carros e cavaleiros, e Quir descobriu os escudos.