Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.I polékli na něj národové z okolních krajin, a rozestřeli na něj tenata svá, a do jámy jejich lapen jest.
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.이방이 둘려 있는 지방에서 그를 치러 와서 그의 위에 그물을 치고 함정에 잡아
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.Lo assalirono le genti, le contrade all'intorno; tesero un laccio contro di lui e restò preso nella loro fossa
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.Maar de legers van vele volken omsingelden hem. Zij vingen hem in een valkuil en namen hem gevangen.
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.Og Folkene lagde Snarer rundt omkring den, over den bredte de Nettet, i Grav blev den fanget.
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.Preto nastavily na neho národy naokolo z krajín a rozostrely na neho svoju sieť; lapený bol do ich jamy.
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.Тогда восстали на него народы из окрестных областей и раскинули на него сеть свою; он пойман был в яму их.
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.ויתנו עליו גוים סביב ממדינות ויפרשו עליו רשתם בשחתם נתפש׃
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.فاتفق عليه الامم من كل جهة من البلدان وبسطوا عليه شبكتهم فأخذ في حفرتهم
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.於 是 四 圍 邦 國 各 省 的 人 來 攻 擊 他 、 將 網 撒 在 他 身 上 、 捉 在 他 們 的 坑 中
Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Ağlarını gerdiler, Onu tuzağa düşürdüler.於是 四 圍邦國 各 省 的 人來 攻 擊他 、 將網 撒在 他 身上 、 捉 在 他 們 的 坑 中
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:그래서 그들은 처음부터 다시 시작해 계획을 개편해 새로운 계획을 제시했죠:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Mereka kembali memikirkan strategi, dan kembali dengan rencana lainnya:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:S-au întors la planşete și au făcut alt plan:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Sie fingen neu an, dachten um, und kamen neu heraus:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Tuvieron que replantear la estrategia y modificarla, e idearon otro plan:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Và họ quay lại với bản thiết kế, thiết kế lại và họ đã đưa ra kế hoạch khác
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Wrócili więc do punktu wyjścia, zreorganizowali się, i wrócili z nowym.
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Ze gingen het op een andere manier aanpakken: Ze gingen het op een andere manier aanpakken:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Και πήγαν πίσω στο τραπέζι και αναδιοργανώθηκαν, και εμφανίστηκαν με άλλο σχέδιο:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Вони повернулися назад до креслярської дошки, замінили оснащення, і вийшли з новим планом:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:Те се върнаха обратно в плановата фаза, премислиха и излезноха с нов план:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:והם חזרו לשולחן התכנון, והם התכוננו מחדש, והם הגיעו לתוכנית אחרת:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:ثم عادوا للوراء للوحة الرسم، وغيروا العتاد وأتوا بخطة أخرى:
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:新たに別の計画を立てました 電話機も月額プランも 販売せず
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.A gyermekek sokkal kompetensebbek lettek és sokkal kevésbé tehetetlenek.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Anak-anak menjadi lebih kompeten, dan sedikit tidak lagi tak berdaya.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.As crianças tornaram-se mais competentes, e menos incapazes.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Copiii devin mai competenţi, şi mai puţin neajutoraţi.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Deti sa stali oveľa schopnejšie, a menej bezmocné.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Děti se stanou schopnějšími a méně bezmocnými.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Die Kinder wurden eigenständiger und weniger hilflos.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Dzieci stają się bardziej kompetentne i mniej bezradne.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.I bambini sono diventati più competenti e meno bisognosi d'aiuto.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Kinderen werden vaardiger, en minder hulpeloos.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.아이들의 경쟁력은 증가하고, 무기력은 감소합니다.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Les enfants deviennent plus compétents et moins impuissants.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Los niños se volvieron más competentes, y menos vulnerables.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Trẻ em trở nên cứng cỏi hơn, bớt dựa dẫm hơn.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Τα παιδιά έγιναν περισσότερο ικανά και λιγότερο αδύναμα.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Дети стали более сведущими, и менее беспомощными.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Децата ставаха по-компетентни и по-малко безпомощни.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.תחושת המסוגלות של הילדים גברה, והם נעשו פחות חסרי אונים.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.الاطفال اصبحوا اكثر كفاءة, وأقل عجزاً.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.無力感から解放されます 当たり前といえばそのとおり
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veA gyerekek lelkesen belevetették magukat, és azt kérdezték,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veAnak-anak itu nampak senang sekali dan berkata,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veAs crianças vieram entusiasticamente atrás de mim e disseram,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veBarnen kom entusiastiskt efter mig och sa,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veBørnene kom entusiastisk hen til mig og sagde,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veCopiii m-au urmat entuziaști întrebând
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veDe kinderen waren enthousiast en vroegen:
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veDěti mi nadšeně přitakaly a řekli,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veDeti za mnou nadšene prišli a povedali:
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veDie Kinder folgten mir enthusiastisch und sagten,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veDzieci podeszły bardzo entuzjastycznie i spytały
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veI bambini mi seguirono entusiasti e dissero
Çocuklar hevesle yanıma geldiler ve아이들이 저한테 마구 달라붙으며 묻더군요,
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veLapset kyselivät innoissaan:
Çocuklar hevesle yanıma geldiler veLes enfants m'ont suivi avec enthousiasme et ont dit,