Ana içeriğe geç
Sözlük

geldiler ile cümle

geldiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.ויהי אחרי ימים וירדו המלך אגרפס וברניקה אל קסרין לשאל לשלום פסטוס׃
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.وبعدما مضت ايام اقبل اغريباس الملك وبرنيكي الى قيصرية ليسلما على فستوس‎.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.過 了 些 日 子 、 亞 基 帕 王 、 和 百 尼 基 氏 、 來 到 該 撒 利 亞 、 問 非 斯 都 安
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.過 了 些 日子 、 亞基 帕王 、 和 百 尼基 氏 、 來到 該撒利亞 、 問非斯 都安
Bize kredi isteğiyle geldiler.Au venit la noi pentru a cere un împrumut.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Ellos vinieron a pedirnos un préstamo.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Ils viennent nous voir pour demander un emprunt.
Bize kredi isteğiyle geldiler.결국 그 신문사는 저희에게 융자대출을 요청했습니다.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Przychodzą do nas z prośbą o pożyczkę.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Sie kommen zu uns mit einer Bitte um Kredit.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Sono venuti da noi chiedendoci un prestito.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Vêm ter connosco para um empréstimo.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Ze komen ons een lening vragen.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Они приходят к нам с просьбой о кредите.
Bize kredi isteğiyle geldiler.Те дойдоха при нас с молба за заем.
Bize kredi isteğiyle geldiler.הם באו אלינו עם בקשה להלוואה
Bize kredi isteğiyle geldiler.قَدِموا إلينا بطلب للحصول على قرض.
Bize kredi isteğiyle geldiler.生き残る唯一の方法は
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.A teď jsou z nich nově industrializované země, tak jim říkáme.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Au ajuns să aibă economii emergente.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Dan mereka telah menjadi kekuatan ekonomi baru, kita menyebutnya.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.De har blivit så kallade "tillväxtekonomier".
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.En zij zijn nu opkomende economieën, zoals we ze noemen.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.E sono diventate economie emergenti, come le chiamiamo.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Họ đã trở thành các nền kinh tế mới nổi, như chúng ta thường gọi.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Ils sont devenus des économies émergentes, c'est comme ça qu'on les appelle.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.그리고 그들은 우리가 흔히 말하는 신흥 경제계층이 되었습니다
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Most már feltörekvő gazdaságokká lettek, így nevezzük őket.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Niistä on tullut kehittyviä talouksia, kuten me niitä kutsumme.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Og de er blevet vækstøkonomier, som vi kalder vi dem.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Passaram a ser aquilo a que chamamos "economias emergentes".
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Stali sa nastupujúcimi ekonomikami, ako ich voláme.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Und sie wurden zu so genannten Schwellenländern.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Y se convirtieron en lo que llamamos economías emergentes.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Zdaj jim rečemo gospodarstva v vzponu.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Zostały tzw. wschodzącymi gospodarkami.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Και έγιναν αναδυόμενες οικονομίες, όπως τις αποκαλούμε.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.И те са станали възникващи икономики, както ги наричаме.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.І тепер їх називають країнами з перехідною економікою.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.Они стали называться странами с переходной экономикой.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.והן הפכו לשווקים מתעוררים, כך אנו קוראים להן.
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.فقد غدت تلك الاقتصاديات اقتصاديات ناشئة، كما نسميها
Bizim deyimimizle yükselen ekonomi haline geldiler.そして彼らは今や車を買い始めています
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,A fost un client mai puţin obișnuit pentru noi, datorită faptului că au venit la noi și au zis:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Foram uns clientes pouco habituais, que vieram ter connosco e disseram:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Fue un cliente inusual para nosotros porque vinieron y nos dijeron:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,저희에게 와서는 이렇게 말했습니다.
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Per noi è stato un cliente insolito, perché sono venuti da noi e ci hanno detto:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Un client inhabituel pour nous parce qu'ils sont venus nous dire:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Ze waren een ongewone klant voor ons omdat ze naar ons kwamen en zeiden:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Беше необичаен клиент за нас, защото дойдоха при нас и казаха:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,Для нас это был очень необычный клиент, потому что руководство театра пришло к нам и сказало:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,До нас звернулися незвичайні замовники. Вони прийшли зі словами:
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,מפני שהם באו אלינו ואמרו,
Bizim için çok sıra dışı bir işverendi, çünkü geldiler ve dediler ki,لأنم جاؤوا إلينا وقالوا :
Böylece 10 Haziran'da geldiler, evi sardılar ve büyük annem bütün ışıkları södürdü, ve mutfağın kapısını açtı.6월 10일이 되고, 경찰들이 와 집을 둘러 쌌어요. 할머니는 집 안의 모든 불을 끄신 후 부엌문을 여셨습니다.
Böylece 10 Haziran'da geldiler, evi sardılar ve büyük annem bütün ışıkları södürdü, ve mutfağın kapısını açtı.Het was 10 juni, en ze kwamen. Ze omsingelden het huis. Mijn grootmoeder deed alle lichten in het huis uit.
Böylece 10 Haziran'da geldiler, evi sardılar ve büyük annem bütün ışıkları södürdü, ve mutfağın kapısını açtı.אז זה היה העשירי ביוני, והם באו, והם הקיפו את הבית, וסבתי כיבתה את כל האורות בבית, ופתחה את דלת המטבח.
Böylece 10 Haziran'da geldiler, evi sardılar ve büyük annem bütün ışıkları södürdü, ve mutfağın kapısını açtı.إذاً كان يوم 10 يونيو، عندما أتوا، وأحاطوا بالمنزل، وقامت جدتي بإطفاء كل الأنوار في المنزل، وفتحت باب المطبخ.
Böylece 10 Haziran'da geldiler, evi sardılar ve büyük annem bütün ışıkları södürdü, ve mutfağın kapısını açtı.祖母は家の明かりを全部消し キッチンのドアを開けました そしてこう言ったんです 「ヴズィはここにいるけど 今夜は彼を連れていかせない
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod