Ana içeriğe geç
Sözlük

geldiler ile cümle

geldiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama bana yardımcı olan insanlar ile karşılaştırınca onlar solgun ve silik anılar haline geldiler.אבל זכרם דוהה ונחלש בהשוואה לאנשים שכן עזרו לי.
Ama bana yardımcı olan insanlar ile karşılaştırınca onlar solgun ve silik anılar haline geldiler.لكن الذكريات تنمو شاحبة وباهتة بالمقارنة مع الناس الذين ساعدوني.
Ama bana yardımcı olan insanlar ile karşılaştırınca onlar solgun ve silik anılar haline geldiler.記憶は色あせ 薄れていきます 一緒に生き抜いた"声"が聞こえる仲間
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.2つの価値だけを考えました 真実と和解です 手引きもなければ これまでこのようなことを-
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.As pessoas juntaram-se em volta de dois valores apenas: verdade e reconciliação.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Et les gens se sont rassemblés avec uniquement en tête: vérité et réconciliation.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.그러나 사람들은 모여서 딱 두 가지 가치에 집중했습니다. 진실과 화해에만.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Mensen kwamen bij elkaar, enkel gericht op die twee waarden: waarheid en verzoening.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Pravdy a usmíření.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Questa gente si e' riunita portando con se' due soli valori: verita' e riconciliazione.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Și oamenii s-au adunat laolaltă și s-au concentrat pe aceste două valori: adevăr și reconciliere.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Und Menschen kamen zusammen, um sich nur auf diese beiden Dinge zu fokussieren: Wahrheit und Versöhung.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Và con người đến với nhau chỉ tập trung vào hai giá trị: sự thật và sự hòa giải.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Y la gente se reunió enfocados sólo en esos 2 valores: verdad y reconciliación.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Zebrali się i skupili na 2 wartościach: prawdzie i pojednaniu.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Και οι άνθρωποι ενωθήκανε εστιάζοντας μόνο στις δύο αυτές αξίες: την αλήθεια και τη συμφιλίωση.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.И люди решили объединиться и сфокусироваться лишь на двух ценностях: правде и примирении.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.И хората са се събрали фокусирани само върху тези две ценности: истина и помирение.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.ואנשים התאחדו והתמקדו רק בשני ערכים: אמת ופיוס.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.وجاء الناس سوياً ركزوا فقط على قيمتين: الحقيقة والمصالحة.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.그러나 그들은 아이보리코스트의 13년에 걸친 정치적 위기를 돌아보는 한 권의 책을 만들어 냈습니다.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale nakoniec prišli s knihou, ktorá mapuje posledých 13 rokov politickej krízy na Pobreží Slonoviny.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale potom přišli s knihou, která rekapitulovala 13 let politické krize Pobřeží slonoviny.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale wpadli na pomysł książki robiącej bilans 13 lat politycznego kryzysu na Wybrzeżu Kości Słoniowej.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Dar au produs o carte, uitându-se înapoi la ultimii 13 ani de criză politică în Coasta de Fildeş.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.De aztán előálltak egy könyvvel, ami felölelte Elefántcsontpart politikai válságának az elmúlt 13 évét.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Maar ze kwamen op het idee van een boek, waarin werd terug gekeken naar 13 jaar politieke crisis in Ivoorkust.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Mais ils ont produit un livre, en revenant sur les 13 années de crise politique en Côte d'Ivoire.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Mas acabaram por fazer um livro, sobre os últimos 13 anos da crise política na Costa do Marfim.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ma si avvicinarono con un libro, che trattava dei precedenti 13 anni di crisi politica in Costa d'Avorio.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Men sen skapade de en bok, en överblick över 13 år av politisk kris på Elfenbenskusten.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Nhưng họ đã đưa ra một quyển sách, nhìn lại 13 năm trước về sự khủng hỏang chính trị ở Bờ Biển Ngà.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Pero acabaron sacando un libro, que comprende desde 13 años atrás de crisis política en Costa de Marfil.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Tetapi mereka menemukan sebuah buku, melihat kembali 13 tahun lalu mengenai krisis politik di Pantai Gading.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Но в итоге они издали журнал, оглядываясь на 13 лет политического кризиса в Кот-д'Ивуаре.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Но накрая направиха книга, описваща последните 13 години от политическата криза в Кот д'Ивоар.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.אבל הם יצאו עם ספר, שבוחן 13 שנה אחורה את המשבר הפוליטי בחוף השנהב.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.و لكن في النهاية خرجوا بكتاب، يُبيّن ثلاثة عشر عاما من الكوارث السياسية في ساحل العاج.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.政治危機を振り返った 一冊の本を作り出した だから共同で何かを作る発想はあったんだ
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.A precestujúc Amfipolis a Apolloniu prišli do Tesaloniky, kde bola synagóga Židov.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.A prošedše město Amfipolim a Apollonii, přišli do Tessaloniky, kdež byla Židovská škola.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.A przeszedłszy Amfipolim i Apoloniję przyszli do Tesaloniki, gdzie była bóżnica żydowska.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Atravesaron por Anfípolis y Apolonia y llegaron a Tesalónica, donde había una sinagoga de los judíos
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Efterat de hadde reist igjennem Amfipolis og Apollonia, kom de til Tessalonika, hvor jødene hadde en synagoge.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.In šla sta skozi Amfipol in Apolonijo in prišla v Solun, kjer je bila shodnica Judov.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Ja he matkustivat Amfipolin ja Apollonian kautta ja tulivat Tessalonikaan, jossa oli juutalaisten synagooga.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.저희가 암비볼리와 아볼로니아로 다녀가 데살로니가에 이르니 거기 유대인의 회당이 있는지라
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Men de rejste igennem Amfipolis og Apollonia og kom til Thessalonika, hvor Jøderne havde en Synagoge.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Och de foro över Amfipolis och Apollonia och kommo så till Tessalonika. Där hade judarna en synagoga;
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Pavel şi Sila au trecut prin Amfipoli şi Apolonia, şi au venit în Tesalonic, unde era o sinagogă a Iudeilor.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Seguendo la via di Anfipoli e Apollonia, giunsero a Tessalonica, dove c'era una sinagoga dei Giudei
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Tendo passado por Anfípolis e Apolônia, chegaram a Tessalônica, onde havia uma sinagoga dos judeus.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Zij reisden via Amfipolis en Apollonia naar Thessalonica, waar een Joodse gemeenschap was.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Διοδευσαντες δε την Αμφιπολιν και Απολλωνιαν, ηλθαν εις Θεσσαλονικην, οπου ητο η συναγωγη των Ιουδαιων.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.О Защото внасяш нещо странно в ушите ни; бихме обичали, прочее, да узнаем какво ще е то.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Перейшовши ж Амфиполь та Аполонию, прийшли в Солунь, де була школа Жидівська.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.Пройдя через Амфиполь и Аполлонию, они пришли в Фессалонику, где была Иудейская синагога.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.ויהי אחרי עברם באמפפוליס ובאפלוינא ויבאו אל תסלוניקי אשר שם בית כנסת היהודים׃
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.فاجتازا في امفيبوليس وابولونية وأتيا الى تسالونيكي حيث كان مجمع اليهود‎.
Amfipolis ve Apollonyadan geçerek Selanike geldiler. Burada Yahudilerin bir havrası vardı.保 羅 和 西 拉 、 經 過 暗 妃 波 里 、 亞 波 羅 尼 亞 、 來 到 帖 撒 羅 尼 迦 、 在 那 裡 有 猶 太 人 的 會 堂
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod