Umarım onlar diğerleri gibi uçuşumu geciktirmezler.Hopefully they don't delay my flight like the others.
Fadıl nikahı geciktirmek için başka bir mazeret buldu.Fadil found another excuse to delay the wedding.
Sıra: Kullanıcılar, yaptıkları yayınları geciktirmek için bir zamanlama kurabilir.Queue: Users are able to set up a schedule to delay posts that they make.
Ölümü geciktirmek sonsuzluğu kısaltmaz.The reduction in death, however, does not persist long-term.
Cevabı geciktirmek ise haramdır.The Commission’s response is still pending.
Rusları geciktirmek umuduyla Almanlar tarafından kentte büyük yangınlar çıkartılmıştı.Enormous fires were set by the Germans in hope of delaying the Soviet advance.
24:13 İhtiyaç varsa iadesini geciktirme Deut.24:13 Not to delay its return when needed — Deut.
Bunu geciktirmek istemiyorum, altı ay sonra bunu bulup zengin olacaksınız demeyeceğim.I don't want to delay, I don't want to tell me in six months you will find it, you will be rich.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.That's in order to delay -- until Act Five, he can kill him.
Geciktirmenin ne manası var?What's the point of delaying?
Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir.Postponement is an increase in disbelief—by which those who disbelieve are led astray.
Kostunica Lahey'le İşbirliğini Geciktirmeye Devam EdiyorKostunica Continues To Delay Cooperation With The Hague
Mladiç davası, süreci geciktirme potansiyeli taşıyan tek etken değil.The Mladic case is not the only potential holdup.
Tür ismi, uzun süreli araştırmalara atıfta bulunarak Latince'de "geciktirme" anlamına gelir. [2]The specific name means "retarding" in Latin, referring to the protracted research.[2]
"Uygulamayı güncellemeyi geciktirmemen gerek çünkü son çıkan versiyon en iyisidir.""Upgrading all your software to the most recent versions will make your system more reliable."
Cevabı geciktirmek ise haramdır.Ich erbitte um Antwort ohne Verzögerung.
Stalin'in Berlin Taarruzu'nu geciktirmekteki amacı muhtemelen politikti.Ein weiterer Grund für ein baldiges Ende des Berlin-Dada mag das politisch-destruktive Chaos gewesen sein.
Ayrılışınızı benim yüzümden geciktirmeyin.Ne retardez pas votre départ à cause de moi.
Cevabı geciktirmek ise haramdır.La réponse fut dilatoire.
«Geciktirmede, hayır için afetler vardır, geciktirme.Es lo mejor para que se las distinga y no sean molestadas.
Ölümü geciktirmek sonsuzluğu kısaltmaz.Per fortuna la sua morte non è permanente.
Tabii bu zengin alternatif seçenekleri yeni mezunların karar verme sürecini geciktirmektedir.Questa disciplina secondaria ha introdotto dei nuovi criteri di attribuzione dei contributi.
Bu nedenle "Çok daha önce hazır olmalıyız." ve "Savaşı iki yıl daha geciktirmeye çalışacağız." demiştir.Dicendo: "In un paio di anni speriamo di farne un altro.
«Geciktirmede, hayır için afetler vardır, geciktirme.Делайте добро, и зло не постигнет вас.
Bu nedenle "Çok daha önce hazır olmalıyız." ve "Savaşı iki yıl daha geciktirmeye çalışacağız." demiştir.وقال ستالين "يجب ان نكون مستعدين قبل ذلك بكثير" و "سنحاول تأجيل الحرب لمدة عامين اخرين".
«Geciktirmede, hayır için afetler vardır, geciktirme.مطيع لصاحبه ولا يبتعد عنه، وسريع الاستجابة لما يريده.
Bu nedenle "Çok daha önce hazır olmalıyız." ve "Savaşı iki yıl daha geciktirmeye çalışacağız." demiştir.Stálin declarou "devemos estar prontos muito mais cedo" e "tentaremos atrasar a guerra por mais dois anos".
Luke'un Akademiye gitmesini geciktirmektedir.Zij gaf les aan de Stedelijke Academie te Turnhout.
Yayın geciktirme bir programın daha sonra yayınlanması anlamına da gelmektedir.Jeżeli nie jest to odwleka transmisję na później.
Ayrıca, araçlarda paslanmayı geciktirmektedir.Також на автобанах заборонено пішохідний рух.
Halaci Delhi Sultanı yaklaşan Moğol Ordusunun ilerlemesini geciktirmeye çalışır.Ο σουλτάνος του Δελχίου Ιλτουτμίς αποκρούει επίθεση των Μογγόλων.
Cevabı geciktirmek ise haramdır.Når et svar er avgitt er det for sent å trekke seg.
24:13 İhtiyaç varsa iadesini geciktirme Deut.14:42 Bangunlah, marilah kita pergi.
Yayın geciktirme bir programın daha sonra yayınlanması anlamına da gelmektedir.Một DVD theo kèm cũng được dự tính phát hành sau đó.
Bu durumda sorunu çözmek için komutu durdurmamız/geciktirmemiz gerekir).従って、状況に応じて予防/対処するしかない。
«Geciktirmede, hayır için afetler vardır, geciktirme.若果出於公心,則廓然大同,無比附之跡,豈不甚善。
«Geciktirmede, hayır için afetler vardır, geciktirme.하는도다 그들은 부패하고 그 행실이 가증하니 선을 행하는 자가 없도다." .
Sıra: Kullanıcılar, yaptıkları yayınları geciktirmek için bir zamanlama kurabilir.대기열 : 사용자는 자신이 작성한 게시물을 지연시킬 일정을 설정할 수 있다.
Bu nedenle "Çok daha önce hazır olmalıyız." ve "Savaşı iki yıl daha geciktirmeye çalışacağız." demiştir.See peab veel paar tuhat aastat vastu.” – ”Ole siis nii hea ja kiirusta siit ära.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››A riekol im: Nezdržujte ma, keď učinil Hospodin moju cestu šťastnú. Prepustite ma, nech idem k svojmu pánovi.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››그 사람이 그들에게 이르되 나를 만류치 마소서 여호와께서 내게 형통한 길을 주셨으니 나를 보내어 내 주인에게로 돌아가게 하소서
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››Reče jima on: Ne mudite me, ker je GOSPOD srečno storil pot mojo; pustite me, da grem k svojemu gospodu.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››ויאמר אלהם אל תאחרו אתי ויהוה הצליח דרכי שלחוני ואלכה לאדני׃
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››فقال لهم لا تعوّقوني والرب قد انجح طريقي. اصرفوني لاذهب الى سيدي.
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››僕 人 說 、 耶 和 華 既 賜 給 我 通 達 的 道 路 、 你 們 不 要 耽 誤 我 、 請 打 發 我 走 、 回 我 主 人 那 裡 去 罷
Adam, ‹‹Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin›› dedi, ‹‹İzin verin, efendime döneyim.››僕人 說 、 耶和華 既 賜給 我 通達 的 道路 、 你 們 不 要 耽誤 我 、 請打發 我 走 、 回 我 主人 那 裡去罷
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.모든 것이 클로디우스의 죽음이 5막까지 지연된 이유입니다.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Allt för att förhala -- tills han i femte akten kan få mörda honom.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Asta ca să amâne până în Actul 5, când poate să-l omoare.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.C'est pour retarder -- jusqu'à l'acte 5 pour qu'il le tue.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Chúng được đưa vào để trì hoãn, để đến hồi 5 Hamlet mới giết được người chú của mình.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Das dient alles dem Aufschub - bis er ihn in Akt 5 töten kann.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Dat is om te vertragen -- tot hij hem in het vijfde bedrijf kan vermoorden.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Det er for at forsinke - indtil 5. akt hvor han kan dræbe ham.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.E' per prender tempo fino al quinto atto quando lo uccide.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Es para dilatar -- recién en el Acto V puede matarlo.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Ez mind azért van, hogy késleltesse az ötödik felvonásig a nagybátyja halálát.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Ini untuk menunda -- sampai Babak 5 untuk membunuh pamannya.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Isso é feito para atrasar — até ao Ato 5, onde finalmente o mata. É o mesmo com Chopin.
Bunlar, Hamlet'in onu öldürmesini 5. perdeye kadar geciktirmek içindir.Po to, żeby przeciągnąć do Aktu 5, gdzie w końcu można go zabić.