gecikmiş ile cümle
gecikmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Üretimi gecikmiştir.De productie bleef echter vertraging oplopen.
Bir genç asilzade olan Claudiyo sevgilisi Juliet ile nişanlıdır ama nikah töreni gecikmiştir.Claudio, een jonge edelman, is verloofd met Juliet die nog voor hun huwelijk zwanger van hem wordt.
Fakat II. Friedrich buna söz vermesine rağmen gecikmiştir.Nadat zijn termijn was afgelopen trad Chaudhry af, ondanks aandringen om zijn termijn te verlengen.
Üretimi gecikmiştir.Budowa się opóźnia.
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.Bóg wybawi świat poprzez zesłanie Mesjasza.
Thatcher, eğer banyoya girmesi biraz gecikmiş olmasaydı, patlamadan etkilenecekti.Thatcher zginęłaby na pewno, gdyby w momencie wybuchu nie korzystała właśnie z toalety.
Oldukça gecikmişti.Jest dość późna.
Bu nedenle prömiyerde biraz gecikmiştir.Atak okazał się spóźniony o dobę.
Oldukça gecikmişti.För sent.
Üretimi gecikmiştir.Industrin kom igång sent.
Bu nedenle açılış 18 yıl gecikmiştir.Johaug stängdes av i 18 månader.
"Gecikmiş ejakülasyon".«Пізнє каяття».
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.І Ісуса, і Магомета послав бог.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.На знак протесту проти затримки виплати заробітної плати вони припинили роботу.
Bu nedenle prömiyerde biraz gecikmiştir.Proto se pozdě začalo hasit.
Oldukça gecikmişti.Přijela pozdě.
Üretimi gecikmiştir.Jejich výroba však byla zaostalá.
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.Tento velký úspěch ji získal mezinárodní ohlas.
"Gecikmiş ejakülasyon".Dincă rechemată de urgență”.
Bu nedenle prömiyerde biraz gecikmiştir.Această măsură s-a dovedit tardivă.
Oldukça gecikmişti.Ám elkésik!
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.Jumala lähettää messiaan.
Oldukça gecikmişti.Αλλά αργούν.
Fakat II. Friedrich buna söz vermesine rağmen gecikmiştir.Trods det lykkedes det Frederik 2. at trække sig tilbage i god orden.
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.Denne præstation gav hende international berømmelse.
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.Når paven dør avviser han Kristina.
Microsoft yükseltmeye gecikmiş ve onların ilk desteklenen cihaz listesi azaltılmıştır.Microsoft trước đó đã hoãn việc nâng cấp và giảm số thiết bị hỗ trợ nâng cấp so với những thông báo ban đầu.
Üretimi gecikmiştir.しかし生産は遅延した。
Bu nedenle prömiyerde biraz gecikmiştir.少し時間に遅れていたからだ。
Oldukça gecikmişti.ずるい 遅い。
Ancak bu önlem artık gecikmiş bir önlemdir.しかし、この受賞は時期尚早だった。
Söyleyebilirim ki, bu kadar geçikmiş bir günde bile, onlar PlayStation 3'ü iptal etmeli ve yeniden yapmalılar.しかも、発売まもなくソニーから、PlayStation 2が発売され、早くも窮地に陥ってしまう。
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.這些獎項令他在國際上重拾聲望。
Bu nedenle açılış 18 yıl gecikmiştir.בשל כך, השלמת כיבושה התארך כ-18 שנה.
Oldukça gecikmişti.הגענו באיחור.
"Gecikmiş ejakülasyon"."חתונה מאוחרת".
Oldukça gecikmişti.Узрява късно.
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.Благодарение на този успех е награден със звание международен майстор.
"Gecikmiş ejakülasyon"."Prestarnutých porastov".
Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı.Ta ideja mu je prinesla svetovno slavo.
"Gecikmiş ejakülasyon".Vėlyvos dislokacijos retos.
Oldukça gecikmişti.Sa jäid hiljaks.
Bana "Tamam haydi başla." dedi. Açılış gününü hatırlıyorum. Biraz geçikmiştim.Il m'a dit "D'accord, faisons-le". je me souviens du jour de l'inauguration. j'étais un peu en retard.
Biraz geçikmiştim.10個の勝手に動くベンチを展示室に
Biraz geçikmiştim.Am întârziat puţin.
Biraz geçikmiştim.Było dość późno.
Biraz geçikmiştim.Ero un po' in ritardo.
Biraz geçikmiştim.Ich kam ein bisschen zu spät.
Biraz geçikmiştim.전 좀 늦게 도착했습니다.
Biraz geçikmiştim.Llegué un poquito tarde.
Biraz geçikmiştim.Είχα αργήσει λίγο
Biraz geçikmiştim.Малко закъснях.
Biraz geçikmiştim.Я слегка опоздал.
Biraz geçikmiştim.אני אחרתי מעט.
Biraz geçikmiştim.وصلت متأخراً قليلاً.
Bu borç olabilir, satıcılara ödemeleri gereken gecikmiş bir ödeme olabilir. -Być może jest to dług lub zobowiązania firmy wobec dostaców.
Bu borç olabilir, satıcılara ödemeleri gereken gecikmiş bir ödeme olabilir. -Es könnte Schuld, es könnte sein Verbindlichkeiten haben sie einige zahlen anderen Anbietern.
- Bu borç olabilir, satıcılara ödemeleri gereken gecikmiş bir ödeme olabilir. -Může to být dluh, mohou to být splatné pohledávky, které musí zaplatit ostatním obchodníkům.
Bu borç olabilir, satıcılara ödemeleri gereken gecikmiş bir ödeme olabilir. -Possono essere debiti, potrebbero essere debiti verso i fornitori.
Bu borç olabilir, satıcılara ödemeleri gereken gecikmiş bir ödeme olabilir. -Puede ser deuda, pueden ser cuentas por pagar que tienen con otros vendedores