Düşük ücretler, uzun iş saatleri ve kötü barınma koşulları işçiler arasında tepkiler doğurmada gecikmedi.A kis fizetések, a rossz életkörülmények és a felemelt munkanormák a munkásokat is elégedetlenné tették.
Eğer oyuna başlanamadan bu hak süresi biterse, hücum takımı gecikmeden ötürü ceza alır.Ha a hiba a játszma befejező lökését követően történik, akkor nincs büntetés.
Darbe ölçer görüntüleri çarpma öncesi üç saniye kadar gecikmeyle gönderdi.Maga a fékező manőver indítása is elkésett 3 másodperccel.
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.Életének kutatásával még adós az utókor.
Tren gecikmeli ayrılacak.A vonat késve indul.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Useita tunteja kestänyt leikkaus pelasti kuitenkin hänen henkensä.
Maaşların ödenmesinin gecikmesi hâlinde size de, bize de zarar geleceğini bilirsiniz.Kunhan saadaan ne korvaukset maksetuiksi, niin sen jälkeen kai saadaan itsekin jotain.
Apollo 4 gibi bu uçuşta gecikmeler yaşadı.Esimerkiksi Apollo 11-lennolla oli 4 CAPCOMia.
Tedavideki gecikme daha kötü bir sonuçla ilişkilendirilir.Καθυστέρηση στην έναρξη της θεραπείας έχει συσχετιστεί με χειρότερη πρόγνωση.
Otomobilci sanatı, gecikmesini bilebilmektir."Θα ήταν ωραίο αν ο υπολογιστής γνώριζε πότε να παραιτηθεί"..
Tepki vermekte hiç gecikmedi.Η αντίδραση δεν άργησε να εκδηλωθεί.
Otomobilci sanatı, gecikmesini bilebilmektir.""Skovmotorvejen bliver forsinket".
Ancak yedek kuvvetlerin gecikmesi sonucunda ayaklanma İngilizler tarafından bastırıldı.Oprøret blev til sidst slået ned af den engelske overmagt.
Böylece hem gecikme hem de güç tüketimi azalır.For sent og fartsreduksjonen ville være ineffektiv.
Bu gecikmelerden sonra taarruz kuvveti Ağıl Dere’de ikiye ayrılmıştır.Senere har oppmålinger gjort grotta over dobbelt så lang (se øverst).
Bundan dolayı; komut bağımlılıklarının az olması, gecikmeyi azaltır ve hızlanmayı artırır.Det er diminuendo (gradvis svakere) og ritardando (gradvis langsommere) på samme tid.
Bu gecikmenin bedeli ağır olacaktır.Denne forsinkelsen skulle vise seg å bli fatal.
Fakat bu duruma da müdahale gecikmeden geldi.De ble imidlertid stoppet før de kom så langt.
Bu deneydeki gerçek gecikme 11 mikrosaniye civarında olurdu.Penundaan yang sebenarnya dalam percobaan ini akan menjadi sekitar 11 mikrodetik.
Işık hızı iletişimle alakalıdır: Tek yönlü ve gidiş-geliş gecikmeleri sıfırdan büyüktür.Laju cahaya adalah relevan untuk komunikasi: waktu tunda pulang-pergi dan satu arah lebih besar dari nol.
Bu olayı ciddi organizasyon sorunlarına ve gecikmelere neden oldu.Proyek ini mengalami banyak penundaan dan masalah pendanaan.
Gizli ya da gecikme süresi de denilebilmektedir.Kemudian (siklus) zaman selanjutnya adalah Satyayuga atau zaman kebenaran.
Apollo 4 gibi bu uçuşta gecikmeler yaşadı.Như với Apollo 4, chuyến bay này trải qua sự chậm trễ lâu dài.
Yapımdaki gecikmeler nedeniyle Paramount yayın tarihini 19 Aralık 1997'ye çekti.Do chậm trễ trong sản xuất, Paramount quyết định lùi ngày phát hành sang 19 tháng 12 năm 1997.
Normal dışı gelişim dört şekilde tezahür eder (Ölüm, sakatlık, büyüme gecikmesi ve işlevsel kusur).Có bốn biểu hiện của sự phát triển lệch lạc (Cái chết, dị dạng, chậm phát triển và khiếm khuyết chức năng).
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Phản ứng nhanh của nó đã giúp cứu sống nhiều mạng người.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.Nhà xuất bản Hobby Japan cũng đưa ra lời xin lỗi ngay sau đó.
Gecikmeler sırasında, sınıf defalarca değişme uğradı.Trong thời gian này, các tiêu chuẩn nhập học đã thay đổi nhiều lần.
Örneğin, bir saat sinyali, başka elektrik sinyalinin gecikmesine de bağlıdır.たとえば、クロック信号は他の電気信号の遅延に影響される。
Hepsi iPad Pro'dan daha yüksek gecikme süresi olan önceki iPad donanımıyla sınırlıydı.iPad Proよりもレイテンシが高い以前のiPadハードウェアでは全てに制限があった。
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.後に、中国政府はこの件に対して日本に謝罪した。
Bu dönemde basımda sık sık gecikmeler yaşandı.この頃から、マスコミにしばしば取り上げられるようになった。
Aradaki ufak gecikmeye “İlerleme gecikmesi” denilmektedir.いつも「遅刻、遅刻」と急いでいる。
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.日によって、時間が前後される場合あり。
Bu yüzden, a pp. -mertebe VAR'a bir p gecikmeli VAR da denir.このため、PP のことを Majority-P と呼ぶことがある。
Camille'in buna teşekkürü gecikmez.だが、カミーユに救出される。
Apollo 4 gibi bu uçuşta gecikmeler yaşadı.この3名は、アポロ14号で予備搭乗員を務めていた。
Gecikmesi dağıtılmış modellerdendir.デザインはデジロをモデルにしたものである。
Maaşların ödenmesinin gecikmesi hâlinde size de, bize de zarar geleceğini bilirsiniz.一天の君だにも、おぼしめすまゝには、わたらせ給はぬなるべし。
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.そのため、検証的試験を行うと同時に広い抗菌スペクトルを有する抗生物質を用いて速やかに治療する必要がある。
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.而當度過「末日」後、展望明年。
Darbe ölçer görüntüleri çarpma öncesi üç saniye kadar gecikmeyle gönderdi.撞击器在撞击前的3秒发回了影像资料。
Bu deneydeki gerçek gecikme 11 mikrosaniye civarında olurdu.用今天的已知光速計算,當時的延時只有11微秒。
Yapımdaki gecikmeler nedeniyle Paramount yayın tarihini 19 Aralık 1997'ye çekti.由於製作期延長,派拉蒙影業將發行日期推遲到1997年12月19日。
Fakat çıkarları zedelenenler ve inisiyasyona alınmayanlar bir süre sonra karşılık vermekte gecikmediler.行人經過尋陽者,莫不降意折節,於是至者如歸。
Bölümün Kanada'da yayını gecikmesine rağmen internet üzerinden birçok indirme versiyonu bulunmaktaydı.该视频被大多电视频道禁播,但是在互联网上则获得了大量下载。
Örneğin, bir saat sinyali, başka elektrik sinyalinin gecikmesine de bağlıdır.比方說,时脈訊号易受其它的电子信号影响。
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.但在這個賠償中日方並沒有作出官方道歉。
Bu deneydeki gerçek gecikme 11 mikrosaniye civarında olurdu.이 실험의 실질적인 시간차는 11마이크로초이다.
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.이것이 지나면 정의의 날이 올 것이다.
En önemli bulgu kadındaki adet gecikmesidir.가장 큰 불만은 서비스 약정기간이다.
Bu gecikmelerden sonra taarruz kuvveti Ağıl Dere’de ikiye ayrılmıştır.이후 그는 두 임금을 섬기지 않는 '절의(節義)'를 고수하는 생활로 일관했다.
Tepki vermekte hiç gecikmedi.התגובות לא איחרו לבוא.
Hükümet gecikmelerden sonra Haziran ayında kuruldu.הממשלה הוצגה לאחר עיכובים רבים, ביוני 2011..
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.חידושים אלו עזרו ככל הנראה להצלת חיים רבים.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.Винс Макмеън публично се извини за закъснението.
Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.После чака до следващата година.
Burada gecikme değeri en fazla n çevrim zamanı kadar olur.Това е почетен ранг за най-много време на съществуване.
Bir daha kimse gecikmeyecek.Никога повече няма да закъснея.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Koliko mladih obećavajućih života je moglo biti spašeno?