Zeus'un öfkelenmesin demek bir cezanın gecikmemeli demektir.Zbog toga ih Zeus nije kaznio.
Asperger bozukluğunda otizmin aksine dil gelişiminde önemli bir gecikme yoktur.Za razliku od autizma, kod Aspergerova sindroma nema značajnog zastoja u razvoju jezika.
Solo kariyer yapmakta gecikmedi.Jeho herecká kariéra netrvala dlho.
Darbe ölçer görüntüleri çarpma öncesi üç saniye kadar gecikmeyle gönderdi.Posledný snímok spravil Impactor iba tri sekundy pred dopadom.
Alman seferberliği Fransızların karışıklık ve gecikmeler içindeki durumuna tezattı.Medzi francúzskymi jednotkami vtedy vypukla panika a neporiadok.
"Fallen Angels"ın bir sonucu olarak "Youth and Whisky" önizlemesi gecikmeli olarak 3 Mayıs'ta yayınlandı.Keďže song bol vydaný oneskorene, kapela vydala náhľad skladby "Youth and Whiskey" 3. mája.
Bu deneydeki gerçek gecikme 11 mikrosaniye civarında olurdu.Avšak z krátkej plánovanej zastávky sa stalo jedenásť mesiacov dramatickej duchovnej skúsenosti.
Aradaki ufak gecikmeye “İlerleme gecikmesi” denilmektedir.V skrčenem delovnem času je »zamujanje« še vedno zamujanje.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Njeno ukrepanje takrat je verjetno rešilo več življenj.
Tedavideki gecikme daha kötü bir sonuçla ilişkilendirilir.Višji seštevek je povezan s slabšim izidom.
Gecikmesinde sakınca varsa, mirasçılardan birisinin talebi üzerine kayyım atanır.Če tega ne bi mogel ali hotel storiti, naj bi zastavnino vrnili njegovi nasledniki.
Ekran, dokunmaya duyarlı olmasına rağmen, bazen biraz gecikme yaşıyor.Kljub živi obarvanosti ga je včasih presenetljivo težko opaziti na preži.
Kısaca gecikme, bir işlemin başlangıcı ve sonuçlanması arasındaki süredir.Laikotarpis – visas laikas tarp proceso pateikimo ir jo baigimo.
Bu tür yardım tekliflerinin gelmesinin ardından Jacques Avrupa’daki diğer saraylara da yazmakta gecikmedi.Po triumfo Paryžiuje, Japonija neatsisakė pretenzijų į kitas Kinijos teritorijas.
Eğer C arızalanır ise, B'nin bunu anlaması için bir gecikme olur.Näiteks kui C reageerib üle, siis võib olla aktsepteeritav, kui A lepib B-ga ära, enne kui C talle andestab.
Çok zorlu ve gecikme sonrası bir antlaşma üzerinde anlaştılar.See oli väga raske ja keeruline rahuleping pärast pikka sõda.
Gecikmeler sırasında, sınıf defalarca değişme uğradı.Seejärel klasside arv mitu korda muutus.
Ancak Ege Ekspresi gecikmekleri ile bilinmekteydi ve ortalama 78 dakika sonra nihai varış yerine ulaşmaktaydı.Kohtumine möödus küllaltki pingelises õhkkonnas, lisaks hilines Venemaa president kohtumisele 20 minutit.
Bu uyum, minimum gecikme ile erişim okuma ve yazma sağlar.See reastus võimaldab lugeda ja kirjutada minimaalse viivitusega.
Gecikmesinde sakınca varsa, mirasçılardan birisinin talebi üzerine kayyım atanır.Kui esimese järjekorra pärijaid ei ole, siis tulevad pärima teise järjekorra pärijad.
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.이 소년이 그 일 행하기를 지체치 아니하였으니 그가 야곱의 딸을 사랑함이며 그는 그 아비 집에 가장 존귀함일러라
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.Юноша не умедлил исполнить это, потому что любил дочь Иакова. А он более всех уважаем был из дома отца своего.
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.ולא אחר הנער לעשות הדבר כי חפץ בבת יעקב והוא נכבד מכל בית אביו׃
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.ولم يتأخر الغلام ان يفعل الامر. لانه كان مسرورا بابنة يعقوب. وكان اكرم جميع بيت ابيه.
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.那 少 年 人 作 這 事 並 不 遲 延 、 因 為 他 喜 愛 雅 各 的 女 兒 . 他 在 他 父 親 家 中 也 是 人 最 尊 重 的
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.那 少年人 作 這事並 不 遲延 、 因為 他 喜愛 雅各 的 女兒 . 他 在 他 父親 家中 也 是 人 最 尊重 的
alıntı gecikmesi (sn)aanhalingsteken vertragen (sec)
alıntı gecikmesi (sn)atraso da citação (s)
alıntı gecikmesi (sn)délai de citation (sec)
alıntı gecikmesi (sn)fördröj citat (sek)
alıntı gecikmesi (sn)quota di ritardo (secondi)
alıntı gecikmesi (sn)retraso de la cita (seg)
alıntı gecikmesi (sn)viivästä sitaattia (s)
alıntı gecikmesi (sn)затримка цитати (у сек.)
Altyazı & gecikmesiAtraso das & legendas
Altyazı & gecikmesiDécalage des sous-titres
Altyazı & gecikmesiFelirat & késleltetése
Altyazı & gecikmesiFördröjning för textning
Altyazı gecikmesini azaltırDiminue le décalage des sous-titres
Altyazı gecikmesini azaltırDiminui o atraso das legendas
Altyazı gecikmesini azaltırDiminuisce il ritardo dei sottotitoli
Altyazı gecikmesini azaltırLecsökkenti a felirat késleltetését
Altyazı gecikmesini azaltırMinska textningsfördröjning
Altyazı gecikmesini azaltırPienentää tekstitysviivettä
Altyazı gecikmesini azaltırReduce el retraso de subtítulos respecto al vídeo
Altyazı gecikmesini azaltırReducerer forsinkelse af undertekst
Altyazı gecikmesini azaltırVermindert ondertitelvertraging
Altyazı gecikmesini azaltırVerringert die Untertitelverzögerung
Altyazı gecikmesini azaltırZmenší zpoždění titulků
Altyazı gecikmesini azaltırZmniejsz opóźnienie napisów
Altyazı gecikmesini azaltırΜείωση καθυστέρησης υποτίτλων
Altyazı gecikmesini azaltırЗменшує затримку субтитрів
Altyazı gecikmesini azaltırУменьшает задержку субтитров
Altyazı gecikmesini azaltırמפחית את השהיית הכתוביות
Altyazı gecikmesini azaltır字幕の遅延を減らす
Altyazı gecikmesini çoğaltırAugmente le décalage des sous-titres
Altyazı gecikmesini çoğaltırAumenta el retraso de subtítulos respecto al vídeo
Altyazı gecikmesini çoğaltırAumenta il ritardo dei sottotitoli
Altyazı gecikmesini çoğaltırAumenta o atraso das legendas
Altyazı gecikmesini çoğaltırErhöht die Untertitelverzögerung