Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Il vole nuit au dessus de l'Océan Indien à 2424 mètres.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Lentämässä yöllä Intian valtameren yli 2 424 metrissä.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Letela v noci ponad Indický oceán 2.424 metrov.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Volando en la noche sobre el océano Índico a 2.424 metros.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Volava di notte sopra l'Oceano Indiano, a 2'424 metri di quota.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken. Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.Leciała w nocy nad oceanem, na wysokości 2 424 m, tak jak ważki.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Zbura noaptea peste oceanul Indian la 2,424 metri.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Πετούσε τη νύχτα πάνω από τον Ινδικό Ωκεανό σε ύψος 2424 μέτρα.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Летящ през нощта над индийския океан на 2424 метра.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Она летела ночью на высоте 2,424 метра над Индийским океаном.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.טס בלילה מעל האוקינוס ההודי בגובה 2,424 מטרים.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.يطير في الليل فوق المحيط الهندي بارتفاع 2,424 متر.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.トンボが飛行する高度と同じです
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanDas erste, was ich sah, war Nordamerika bei Nacht - in all seinem Glanz.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan제가 처음 본 사진은 저녁에 바라본 북미대륙이었습니다
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.La primera cosa que vi fue Norteamérica de noche -- brillante, en toda su gloria.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Pierwszą rzeczą była Ameryka Północna nocą -- błyszczącą, w całej wspaniałości.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Primul lucru văzut a fost America de Nord noaptea -- strălucind, în toată măreția ei.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Первое, что я увидел, была Северная Америка ночью, светящаяся, во всей красе.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan Kuzey Amerika'ydı.Първото, което видях, беше Северна Америка нощем... сияеща, в целия си блясък.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanLa première chose que j'ai vu a été l'Amérique du Nord pendant la nuit --
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanLa prima cosa che notai fu il nord America di notte,
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanPrvé, čo som si všimol, bolo, ako sa tam Severná Amerika v noci
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanΤο πρώτο πράγμα που είδα ήταν η Β.
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanהדבר הראשון שראיתי זה את צפון אמריקה בלילה
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayanأول شئ رأيته كان شمال أمريكا في الليل --
İlk gördüğüm, geceleyin tüm ihtişamıyla parlayan輝いていました。暖かい気持ちです。光です
İşte bu, geceleyin dünya.C'est la Terre la nuit.
İşte bu, geceleyin dünya.La Terra di notte.
İşte bu, geceleyin dünya.Η Γη τη νύχτα.
İşte bu, geceleyin insanlık âlemi.Ecco l'umanità di notte.
İşte bu, geceleyin insanlık âlemi. İşte bu, geceleyin dünya.Так выглядит Земля ночью.
İşte bu, geceleyin insanlık âlemi.Αυτή είναι η ανθρωπότητα τη νύχτα.
İşte buradayız. İşte bu, geceleyin insanlık âlemi.Ça, c'est l'humanité la nuit.
İşte buradayız. İşte bu, geceleyin insanlık âlemi. İşte bu, geceleyin dünya.אלה אנחנו. זאת האנושות בלילה. כך נראה כדור הארץ בלילה.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Akkor lovakat, szekereket és nagy sereget külde oda, a kik elmenének éjjel, és körülvevék a várost.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.A trimes acolo cai, cară şi o oaste puternică. Au ajuns noaptea, şi au înconjurat cetatea.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Då sände han dit hästar och vagnar och en stor här; och de kommo dit om natten och omringade staden.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Egli mandò là cavalli, carri e un bel numero di soldati; vi giunsero di notte e circondarono la città
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Então enviou para lá cavalos, e carros, e um grande exército, os quais vieram de noite e cercaram a cidade.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Il y envoya des chevaux, des chars et une forte troupe, qui arrivèrent de nuit et qui enveloppèrent la ville.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.왕이 이에 말과 병거와 많은 군사를 보내매 저희가 밤에 가서 그 성을 에워쌌더라
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Preto ta poslal kone a vozy a veľké vojsko. A prijdúc vnoci obkolesili mesto.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Protož poslal tam koně a vozy a vojsko veliké. Kteříž přitáhše v noci, oblehli město.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Przetoż posłał tam konie i wozy z wielkiem wojskiem, którzy przyciągnąwszy w nocy, oblegli miasto.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.sendte han Heste og Vogne og en stor Hærstyrke derhen; og de kom ved Nattetide og omringede Byen.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.sendte han hester og vogner og en stor hær dit; de kom der om natten og omringet byen.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Vì vậy, vua sai ngựa, xe, và một đạo binh rất đông đến Ðô-than; họ tới nơi lúc ban đêm, và vây thành.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Vì_vậy , vua sai ngựa , xe , và một đạo binh rất đông đến Ðô - than ; họ tới nơi lúc ban_đêm , và vây thành .
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Zatorej pošlje tja konje in vozove in veliko vojsko, in pridejo ponoči ter obkolijo mesto.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.И послал туда коней и колесницы и много войска. И пришли ночью и окружили город.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.Тогава той прати там коне, колесници и голяма войска, които дойдоха през нощта и обиколиха града.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.וישלח שמה סוסים ורכב וחיל כבד ויבאו לילה ויקפו על העיר׃
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.فارسل الى هناك خيلا ومركبات وجيشا ثقيلا وجاءوا ليلا واحاطوا بالمدينة.
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.王 就 打 發 車 馬 、 和 大 軍 、 往 那 裡 去 、 夜 間 到 了 、 圍 困 那 城
kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.王 就 打發 車馬 、 和 大軍 、 往那 裡去 、 夜間 到 了 、 圍困 那 城
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"미구엘, 플라밍고들이 150 마일을 날아왔다가 다시 밤에 150 마일을
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Am spus, "Miguel, ei zboară 240 kilometri la fermă, şi apoi ei zboară 240 kilometri înapoi noaptea?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?E dissi: "Miguel, volano per 150 miglia fino all'allevamento e poi volano 150 miglia di notte per tornare?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Ich sagte: "Miguel, fliegen sie 240 Kilometer zu der Farm und fliegen sie dann 240 Kilometer zurück am Abend?